DOLAR 44,0506 -0.1%
EURO 51,2538 0.02%
ALTIN 7.271,07-0,41
BITCOIN 30313532,14%
İstanbul
12°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

48 okunma

Hürmüz krizi otomotivde yeni zam dalgasını tetikleyebilir

ABONE OL
9 Mart 2026 17:07
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Hürmüz Boğazı’nda gemi geçişlerinin durması petrol ve navlun maliyetlerini hızla yukarı çekti. Enerji fiyatlarındaki yükseliş ve lojistik riskleri otomotiv sektöründe yeni bir maliyet baskısını gündeme getirdi. Uzmanlar, krizin uzaması halinde araç fiyatlarında yeni artışların ve talepte yavaşlamanın gündeme gelebileceğini belirtiyor.

ALİ YILDIRIM

Orta Doğu’da tırmanan gerilim ve Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğinin durma noktasına gelmesi küresel ticarette yeni bir risk dalgası yarattı. Dünya petrol ticaretinin önemli bölümünün geçtiği bu stratejik hattın kapanması, enerji fiyatlarını yukarı çekerken otomotiv sektöründe de maliyet alarmına neden oldu.

Petrol fiyatlarında yaşanan hızlı yükselişin üretim maliyetlerinden lojistiğe kadar birçok başlıkta otomotiv sektörünü etkileyebileceği ifade ediliyor. Sektör temsilcileri, krizin uzaması halinde hem araç üretim maliyetlerinde hem de satış fiyatlarında yeni bir artış dalgası yaşanabileceğini dile getiriyor.

Petrol fiyatındaki artış üretim maliyetini doğrudan etkiliyor

Basra Körfezi’nden dünya pazarlarına taşınan petrolün en kritik geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı’ndan günlük yaklaşık 20 milyon varil petrol taşınıyor. Bu rakam küresel petrol ticaretinin yaklaşık yüzde 25’ine karşılık geliyor.
Boğazdaki riskin artmasıyla birlikte brent petrol fiyatı kısa sürede sert yükseldi. Analistler, krizin derinleşmesi halinde petrol fiyatlarının 100 doların üzerine kalıcı şekilde çıkabileceğini, bazı senaryolarda ise 150-200 dolar bandının konuşulabileceğini belirtiyor.
Petrol fiyatlarındaki her artış otomotiv sektörünü doğrudan etkiliyor. Çünkü araç üretiminde kullanılan plastik parçalar, sentetik kauçuk, boya, kimyasal kaplamalar ve birçok iç trim malzemesi petrol türevlerinden üretiliyor. Enerji maliyetlerinin yükselmesi de üretim maliyetlerini katlayarak artırıyor.

Lojistikte yeni kriz riski

Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim sadece enerji piyasalarını değil küresel deniz taşımacılığını da etkiliyor. Alternatif rotaların devreye girmesi, savaş riski sigortalarının yükselmesi ve navlun maliyetlerinin artması özellikle Asya-Avrupa hattındaki otomotiv parça taşımacılığını zorlaştırabilir.

Pandemi döneminde yaşanan tedarik zinciri krizinin üretim hatlarını durduracak seviyeye kadar geldiğini hatırlatan sektör temsilcileri, benzer bir zincirleme etkinin tekrar yaşanmasından endişe ediyor.

Şarj işlemi – Otogundem

Elektrikli araçların maliyet avantajı yeniden gündemde

Enerji krizleri içten yanmalı araçların kullanım maliyetini de yükseltiyor. Artan akaryakıt fiyatları nedeniyle elektrikli araçların işletme maliyetindeki avantaj yeniden öne çıkmaya başladı.

Türkiye’de elektrikli araçların düşük vergi diliminde yer alması ve kilometre başına maliyetinin daha düşük olması, petrol fiyatlarındaki artış dönemlerinde bu araçlara olan ilgiyi artırabilecek önemli bir faktör olarak görülüyor.

Yakup Birinci

“Enerji ticaretinin en kritik hattı”

Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği (TAYSAD) Başkanı Yakup Birinci, Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmelerin otomotiv sanayisini doğrudan etkileyebileceğini söyledi.
Birinci, “Hürmüz Boğazı dünya enerji ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri. Petrol ve LNG arzının önemli bölümü bu hat üzerinden taşınıyor. Bu nedenle boğazdaki risk artışı enerjiye bağımlı sanayi kollarını yakından ilgilendiriyor. Türkiye otomotiv tedarik sanayi açısından bakıldığında enerji fiyatlarındaki artış ve küresel lojistikte yaşanabilecek aksaklıklar üretim maliyetlerini ve tedarik sürelerini etkileyebilir” dedi.

Saim Aşçı

“Bugünün sorunu fiyat değil, tedarik akışı”

Motor Aşin CEO’su Saim Aşçı ise krizin otomotiv ve yedek parça ticaretinde asıl sorunun maliyetten çok tedarik güvenliği olduğunu söyledi.

Aşçı, “Bugün otomotiv sektöründe en büyük soru ‘ürünü ne fiyata alırım’ değil ‘ürünü zamanında bulabilir miyim’ sorusu. Çin üretim açısından güçlü bir oyuncu ancak navlun, sigorta ve transit süreleri belirsizleşirse ticaret yönetilemez hale gelir. Bu nedenle kısa vadede riskler artıyor” diye konuştu.

Avrupa için Türkiye avantaj kazanabilir

Yakup Birinci’ye göre jeopolitik risklerin arttığı dönemlerde şirketler uzun ve riskli tedarik hatları yerine daha yakın ve güvenli üretim merkezlerine yöneliyor.

Türkiye’nin güçlü üretim altyapısı ve Avrupa’ya yakınlığı sayesinde bu süreçte alternatif tedarik merkezi olarak öne çıkabileceğini belirten Birinci, sektörün çoklu senaryo planlarıyla süreci yakından izlediğini ifade etti.

Hakan Yalnız

Lastik sektöründe ham madde baskısı

Petlas Genel Müdürü Hakan Yalnız ise enerji maliyetlerindeki artışın özellikle ham madde yoğun üretim yapan lastik sektörünü etkileyebileceğini söyledi.
Yalnız, “Lastik üretiminde maliyetin büyük kısmı ham maddeden geliyor. Petrol fiyatlarındaki yükseliş kimyasal ve ham madde maliyetlerini artırıyor. Bu gelişmeler sektörü doğrudan etkileyebilir. En büyük risk ise krizin bölgesel bir ekonomik dalgaya dönüşmesi” değerlendirmesinde bulundu.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP