DOLAR 47,0385 0%
EURO 53,8618 0.24%
ALTIN 6.099,66-0,45
BITCOIN 30461573,38%
İstanbul
25°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

X
admin

admin

15 Temmuz 2026 Çarşamba

Chery Yeni Tiggo 7 Prestige : Premium Deneyim Hem de Bu Fiyata

Chery Yeni Tiggo 7 Prestige : Premium Deneyim Hem de Bu Fiyata
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Son yıllarda otomotiv dünyasının en hızlı yükselen markalarından biri olan Chery, Tiggo 7 ile C-SUV segmentinde iddialı bir konuma yerleşmiş durumda.

Yenilenen tasarımı, zengin donanım seviyesi ve modern teknolojileriyle dikkat çeken Yeni Tiggo 7 Prestige, özellikle fiyat-performans dengesiyle öne çıkıyor. Peki kağıt üzerindeki güçlü donanım listesi gerçek kullanımda da aynı etkiyi yaratabiliyor mu?

İDDİALI TASARIM

Yeni Tiggo 7’nin yanına yaklaştığınızda ilk dikkat çeken nokta tasarımı oluyor. Geniş ön ızgara, ince LED farlar ve güçlü omuz çizgileri araca olduğundan daha büyük ve prestijli bir görünüm kazandırıyor. Özellikle ön bölümdeki modern tasarım dili, birçok Avrupalı rakibiyle rahatlıkla rekabet edebilecek seviyede. Yan profilde kullanılan krom detaylar ve büyük jantlar SUV karakterini güçlendirirken, arka bölümde boydan boya uzanan LED stop tasarımı araca premium bir hava katıyor.

KALİTE ALGISI YÜKSEK KABİN

Kapıyı açıp içeri geçtiğinizde Tiggo 7’nin en güçlü yanlarından biri ortaya çıkıyor. Çift ekranlı dijital kokpit tasarımı oldukça modern görünüyor. Yüksek çözünürlüklü gösterge paneli ve multimedya ekranı sürücünün ihtiyaç duyduğu tüm bilgilere kolay erişim sağlıyor. Yumuşak dokulu malzemeler, deri kaplamalar ve metal görünümlü detaylar kabindeki kalite algısını yükseltiyor. Ön koltuklar uzun yolculuklarda yeterli konfor sunarken, arka yaşam alanı da aile kullanımı için oldukça başarılı. Bu sınıfta birçok kullanıcıyı şaşırtabilecek bir iç mekân kalitesi sunulduğunu söylemek mümkün.

ŞEHİR İÇİNDE KONFORLU VE SESSİZ

Motoru çalıştırdığınızda kabine ulaşan ses seviyesi oldukça düşük. Yeni Tiggo 7 şehir içinde rahat sürüş karakteriyle dikkat çekiyor. Direksiyon sistemi hafif ve kullanım dostu. Park manevraları ve dar alanlarda hareket etmek oldukça kolay. Süspansiyon sistemi bozuk asfaltlarda darbeleri başarılı şekilde emiyor ve yolculara konforlu bir yolculuk sunuyor.Özellikle aile kullanımı düşünüldüğünde konfor odaklı karakteri hissediliyor.

PERFORMANSI NASIL?

Kaput altında görev yapan 1.6 litrelik turbo benzinli motor günlük kullanım için fazlasıyla yeterli bir performans sunuyor.Gaz pedalına verilen tepkiler canlı ve ara hızlanmalar tatmin edici seviyede. Motorun ürettiği güç, 7 ileri çift kavramalı otomatik şanzımanla uyum içerisinde çalışıyor. Şanzıman vites geçişlerini genel olarak sarsıntısız gerçekleştiriyor ve sürüş konforuna olumlu katkı sağlıyor. Özellikle şehirlerarası yollarda yapılan sollamalarda motorun sunduğu esneklik sürücünün işini kolaylaştırıyor.

TEKNOLOJİ VE DONANIM ZENGİNLİĞİ

Prestige donanım seviyesinde sunulan ekipman listesi oldukça etkileyici. 360 derece kamera sistemi, adaptif hız sabitleyici, panoramik cam tavan, kablosuz telefon şarjı, gelişmiş sürüş destek sistemleri ve elektrikli koltuklar gibi birçok özellik standart olarak sunuluyor. Rakiplerinde yüksek ücretlerle alınabilen birçok ekipmanın bu modelde standart olarak sunulması önemli bir avantaj yaratıyor.

KİMLER ALMALI?

Yeni Chery Tiggo 7 Prestige, günümüzde SUV kullanıcılarının beklentilerini büyük ölçüde karşılayan bir model. Geniş yaşam alanı, zengin donanımı, modern teknolojileri ve konforlu sürüş karakteriyle dikkat çeken araç, fiyat-performans açısından segmentinin en güçlü alternatiflerinden biri olarak öne çıkıyor.Premium markalara bütçe ayırmak istemeyen ancak yüksek donanım ve konfor arayan kullanıcılar için oldukça mantıklı bir tercih.

Devamını Oku

Elektrikli Porsche Cayman, yapay motor sesiyle yollarda olacak

Elektrikli Porsche Cayman, yapay motor sesiyle yollarda olacak
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Yeni nesil elektrikli Porsche 718 Cayman, efsanevi Nürburgring pistinde gerçekleştirilen test sürüşleri sırasında oldukça sıra dışı bir hareketle görüntülendi.

Aracın kalkış anında adeta debriyaj bırakma hissiyatını andıran ani sıçraması, elektrikli modelde yapay şanzıman teknolojisinin kullanılacağını gözler önüne serdi.

YAPAY VİTES VE SES TEKNOLOJİSİ GELİYOR

Alman üretici, daha önce 2027 Taycan modelinde tanıttığı E-Shift sistemiyle elektrikli araçlarında sekiz ileri sanal şanzıman taklidi sunmaya başlamıştı.

Cayman ve Boxster modellerinde de kullanılması beklenen bu sistem, direksiyon arkasındaki kulakçıklar ve yapay ses efektleriyle sürücüye klasik motor hissiyatı yaşatacak.

Ayrıca iki kişilik spor modellerde, sürüş zevkini artırmak amacıyla yapay bir devir kesici özelliğine de yer verilmesi planlanıyor.

Tüm bu yapay teknolojiler, elektrikli otomobillerin doğrusal hızlanma karakterini geleneksel sürüş dinamikleriyle harmanlamayı hedefliyor.

ELEKTRİKLİ PORSCHE MODELLERİ NE ZAMAN TANITILACAK

Yeni elektrikli Porsche 718 Cayman ve Boxster modellerinin, resmi olarak 2026 yılı içerisinde tanıtılması bekleniyor.

Şirket, tamamen elektrikli bu ana modellerin yanı sıra performans odaklı GT4 ve GTS gibi sınırlı versiyonlarda benzinli motor seçeneğini de sunmaya devam edecek.

Devamını Oku

Trugo ve Oncharge’dan roaming iş birliği

Trugo ve Oncharge’dan roaming iş birliği
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Trugo ve Oncharge, elektrikli araç kullanıcılarına daha yaygın ve kesintisiz bir şarj deneyimi sunacak roaming iş birliğini hayata geçirdi. İş birliğiyle Oncharge’a ait 700’den fazla soket Trugo roaming ağına dahil edildi. Böylece Trugo mobil uygulaması üzerinden erişilebilen toplam soket sayısı 7.000’e ulaştı.

Oncharge’ın şarj ağındaki cihazların Trugo mobil uygulamasına entegre edilmesiyle, kullanıcılar Türkiye genelinde daha geniş bir şarj ağına erişim sağlayabiliyor. Kullanıcılar, tek bir üyelik ile diledikleri mobil uygulama üzerinden ödeme yaparak seçili istasyonlarda araçlarını kolaylıkla şarj edebiliyor. Roaming uygulaması sayesinde iki markadan herhangi birinin mobil uygulaması üzerinden ortak kullanım noktaları görüntülenebiliyor ve kullanıcılar kesintisiz bir şarj deneyimi yaşayabiliyor.

“Elektrikli araç kullanıcılarına daha erişilebilir bir şarj deneyimi sunuyoruz”

Trugo ve Oncharge’ dan yapılan ortak açıklamada, roaming iş birliğiyle elektrikli araç kullanıcılarının şarj hizmetlerine daha esnek ve pratik şekilde erişiminin amaçlandığı belirtilerek şu ifadelere yer verildi: “Elektrikli araç kullanıcılarının şarj deneyimini daha da geliştirecek önemli bir adım attık. Bu iş birliğiyle Trugo mobil uygulaması üzerinden erişilebilen toplam soket sayısı 7.000’e ulaşırken, Oncharge’a ait 700’den fazla soket ortak kullanım kapsamına dahil oldu. Böylece kullanıcılar, tek üyelikle diledikleri mobil uygulama üzerinden seçili istasyonlarda şarj hizmetinden yararlanabilecek. Elektrikli araç ekosisteminin gelişimine katkı sağlayacak bu iş birliğinin, kullanıcı deneyimini güçlendirirken sürdürülebilir ulaşımın yaygınlaşmasına da katkı sunacağına inanıyoruz. Önümüzdeki dönemde farklı iş birlikleriyle şarj ağımızı genişletmeyi ve kullanıcılarımıza daha fazla noktada hizmet sunmayı sürdüreceğiz.”

Devamını Oku

MG’den Goodwood Festival of Speed 2026’da İki Yeni Nefes Kesici Konsept Birden!

MG’den Goodwood Festival of Speed 2026’da İki Yeni Nefes Kesici Konsept Birden!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Dünyanın en büyük otomotiv üreticilerinden SAIC Motor’un çatısı altında yer alan ve ülkemizde Doğan Trend Otomotiv tarafından temsil edilen MG, Goodwood Festival of Speed 2026’da sportif mirasını ileri teknolojiyle buluşturan iki heyecan verici konsept otomobilini tanıttı. Tanıtılan iki elektrikli konsept otomobil MG GO! ve MG Cyber Concept, markanın 100 yılı aşan tarihinin getirdiği mirasıyla inovasyonu birleştiren yaklaşımını gözler önüne serdi. Future Motion Show kapsamındaki robot performansı, MG’nin en yeni yapay zekâ ve akıllı sürüş teknolojilerindeki yetkinliğini ortaya koyarken festivalde markanın Plug-in Hybrid, Hybrid+ ve elektrikli olmak üzere ürün gamından altı model sergilendi: MGS9 PHEV, MG4 EV Urban, MG HS PHEV, MG ZS Hybrid+, MG IM5 ve MG Cyberster. MGS9 PHEV, MGS6 EV ve MG Cyberster ise dinamik Hill Climb gösterilerinde yer aldı.

Mobilitenin geleceğine yaptığı yatırımlarla dikkatleri üzerine çeken İngiliz otomobil üreticisi MG (Morris Garages), yenilikçi ürünleri ve üstün hizmet anlayışıyla büyüme hamlesini son sürat devam ettiriyor. SAIC Motor bünyesinde faaliyet gösteren ve Türkiye’de Doğan Trend Otomotiv tarafından temsil edilen marka, iki yeni konseptini birden tanıttı. 100 yılı aşan Britanya mirasında bir başka önemli dönüm noktasına imza atan MG, Goodwood Festival of Speed 2026’da dünya prömiyerini gerçekleştiren iki heyecan verici konsept otomobiliyle sahne aldı. MG’nin sportif köklerini en yeni elektrikli araç teknolojileriyle buluşturan geleceğin modellerine işaret eden bu iki konsept, markanın miras ile inovasyonu bir araya getiren yaklaşımını gözler önüne serdi.

Herkes için sıra dışı bir deneyim!

Tanıtılan ilk model olan MG GO! konsepti, 2027 yılında lanse edilecek yeni B segmenti elektrikli hatchback modelin geleceğine dair bir ön gösterim olmanın ötesinde, elektrikli otomobilleri ana akımda daha çekici ve ulaşılabilir hale getirme amacını taşıyor. Konsept, MG’nin MGB GT gibi 20’nci yüzyıl ortalarına damga vuran zarif ve etkileyici modellerinden ilham alan retro-fütüristik tasarım anlayışıyla dikkat çekiyor.

MG’nin sportif mirasını daha da ileri taşıyan MG Cyber Concept ise elektrikli çağda geleceğin D segmenti performans SUV modelinin nasıl şekillenebileceğine dair cesur bir tasarım çizgisine sahip. Bu konsept, MG’nin geleceğine yönelik daha geniş bir vizyonu yansıtıyor; performansın belirli bir gövde tipiyle sınırlı kalmadığı, farklı araç sınıfları ve yaşam tarzları üzerinden deneyimlenebildiği bir gelecek kurguluyor.

Bu iki konsept otomobil, MG’nin mühendislik vizyonunun ve teknolojik yetkinliğinin kapsamını ortaya koyuyor: marka, sportif mirasını geleceğe ve herkes için sıra dışı bir deneyime taşıyor. MG’nin ileri teknolojisi de Future Motion Show kapsamında sahneye çıkan son teknoloji robotlarla öne çıktı. Gösteri, MG’nin yapay zekâ, akıllı otonom sürüş ve bağlantılı teknolojilerdeki yetkinliğini sergiledi. MG, halihazırda satışta olan büyüyen ürün gamındaki en yeni inovasyonları ise Plug-in Hybrid, Hybrid+ ve elektrikli araçlardan oluşan altı modeliyle sergiledi. Bu modeller arasında MG’nin ilk yedi koltuklu büyük SUV modeli olan iddialı MGS9 PHEV ve bu yılın başında tanıtılan şık MG4 EV Urban’ın yanı sıra ödüllü MG HS Plug-in Hybrid, MG ZS Hybrid+, teknoloji odaklı MG IM5 ve etkileyici MG Cyberster yer aldı. Her biri, MG’nin 100 yılı aşan yenilikçi ruhunun birer yansıması ve markanın yeni yüzyılının en az geçmişi kadar heyecan verici olacağının güçlü bir göstergesi oldu.

MG GO!’nun 2027’de yollara çıkması planlanıyor!

B segmenti %100 elektrikli bir hatchback olan MG GO!, MG’nin 20. yüzyıl ortalarındaki en genç, dinamik ve etkileyici tasarımlarından ilham alan retro-fütüristik bir yaklaşımı yansıtıyor. MG’nin ayırt edici İngiliz kimliği ve ruhu, yeni nesil için yeniden yorumlanırken MG GO!, 2027 yılında yollara çıkması planlanan geleceğin kompakt hatchback modelinin ön gösterimini sunuyor. Konsept ve üretime hazırlanan model, Tasarım Direktörü Carl Gotham liderliğindeki MG Londra Tasarım Merkezi ekibi tarafından tasarlandı. Ancak ilk andan itibaren hedef, nostaljik bir gösteri otomobili yaratmak değil; çağdaş, güncel ihtiyaçlara cevap verebilen ve rekabetin yoğun olduğu bir segmentte ayrışabilecek, duygusal çekiciliğe sahip kompakt bir otomobil ortaya koymaktı. MG GO!, dengeli, eğlenceli ve ilk bakışta etkileyici bir otomobil olarak tasarlandı. Tasarım dili bilinçli olarak sade tutuldu. MG’nin klasik tasarımlarında her zaman beğeni toplayan nitelikleri yansıtan az sayıda temel unsur üzerine inşa edildi. Bu yaklaşım özellikle, sadeliği aşmadan günlük şıklığı, sürüş keyfini ve güçlü duruşu bir araya getiren MGB GT’den ilham alıyor. Bununla birlikte MG GO!, yalnızca retro bir tasarım denemesi değil; geçmişe saygı duruşunda bulunurken bugünün otomotiv dünyasında tamamen kendine ait bir kimlikle var olmayı hedefliyor. Bu sayede kullanıcıyla duygusal bağ kurabilecek kadar çağrışım gücü yüksek bir otomobil tasarlamak mümkün oluyor. MG GO!, MGB GT’den MG Metro Turbo’ya, MG ZR’dan MG EX4’e kadar markanın geçmişteki sportif modellerine çağdaş bir gönderme yapan, çevre dostu ve eğlenceli bir karaktere sahip. Günlük otomobillerin de belirgin kişiliklere sahip olabileceği ve kullanıcılarıyla gerçek duygusal bağlar kurabileceği inancını yansıtıyor. Hem bugüne yönelik güçlü bir ifade hem de MG’nin gelecekte gidebileceği yönlere dair anlamlı bir işaret niteliği taşıyor.

MG GO! hakkında açıklama yapan MG Londra İleri Tasarım Direktörü Carl Gotham, “MG GO! ile kompakt ve çağdaş ama aynı zamanda sıcak, etkileyici ve ilk anda sevilen bir otomobil yaratmak istedik. Bu otomobil, MG markasında hayranlık duyduğumuz her şeyin bir yansıması. Amacımız geçmişe yalnızca geçmiş olduğu için bakmak değil; MG’yi her zaman farklı kılan berraklığı, cazibeyi ve duygusal çekiciliği yakalayıp bunu bugüne uygun bir şekilde yeniden yorumlamak ve en önemlisi güçlü karizmaya sahip bir otomobil ortaya koymaktı” dedi.

MG Cyber Concept: Atletik ve kendinden emin!

MG markasının amiral gemisi niteliğinde bir ifadesi olarak tasarlanan Cyber Concept, büyük D-SUV segmentinde gelecekte hayata geçirilecek bir modelin ön izlemesini sunuyor. Konsept, MG tarihindeki iki belirleyici dönemden ilham alıyor: efsanevi EX181 kara hız rekoru otomobilinin temsil ettiği hız arayışı ve MG’yi bugün de şekillendirmeye devam eden inovasyon ve yeniden keşfetme ruhu. MG Cyber, bu felsefeyi yeni bir alana taşıyor. Büyük ve yüksek performanslı elektrikli bir SUV olarak modern müşterilerin beklediği çok yönlülük ve pratikliği; spor otomobillerle özdeşleşen duygusal çekicilik, dinamik karakter ve sıradışı bir deneyim hissiyle bir araya getiriyor. Cyber’ın temel fikri, ödünsüz performans üzerine kurulu. Günlük kullanılabilirliği gerçek sürüş keyfiyle birleştirerek şehir içi kullanıma, uzun yolculuklara ve keyifli sürüş rotalarına aynı ölçüde uygun bir araç yaratmayı hedefliyor. Böylece sürüş keyfinin modern mobilitenin her alanında güncel, erişilebilir ve tatmin edici kalması gerektiği inancını yansıtıyor. Tasarımı ise bu iddiayı güçlü oranlar, kendinden emin bir duruş ve sportifliği ilerici bir yorumla ifade eden özenle şekillendirilmiş yüzeylerle ortaya koyuyor. Her bir unsur, hareket ve enerjiyi yansıtacak şekilde tasarlanırken araç hem hareket halinde hem durur vaziyette olsun güçlü bir varlık hissi yaratıyor. MG Cyber Concept’in cesur vizyonu hakkında yorum yapan MG Global Tasarımdan Sorumlu Başkan Yardımcısı Jozef Kabaň şunları söyledi: “Harika tasarım ürünlerle değil, insanlarla başlar. Teknoloji ve inovasyon elbette çok önemlidir, ancak bunlar paylaşılabilir. Karakter ise paylaşılamaz. Otomotiv tasarımının geleceği, insanların anında tanıyabileceği ve duygusal bağ kurabileceği güçlü kimliğe sahip otomobiller yaratmakla ilgilidir. Harika tasarım merak, heyecan ve arzu uyandırmalıdır. İnsanları durdurmalı, gülümsetmeli ve daha fazlasını keşfetmek istemelerini sağlamalıdır. MG konseptlerimiz, markanın geleceğine yönelik bu vizyonu ifade ediyor. Çünkü harika tasarım asla yalnızca otomobille ilgili değildir. İnsanlarla, onların deneyimleriyle ve hayalleriyle ilgilidir. Bizim rolümüz onlara ilham vermek ve yaşam yolculuklarını zenginleştiren ürünler yaratmaktır.”

MG Future Motion Show geleceğe ışık tuttu!

İnovasyonu uzun mirasının merkezine yerleştiren MG, standında gün boyunca gerçekleştirilen Future Motion Show ile geleceğe de ışık tuttu. Gösteri, MG’nin sensörler, kameralar ve LiDAR kullanılarak geliştirilen yapay zekâ, akıllı sürüş ve bağlantılı teknolojiler alanındaki teknik yetkinliğini son teknoloji robotların performansıyla dikkat çekici bir şekilde ortaya koydu.

MG, bu yılki Goodwood Festival of Speed’te büyüyen gelişmiş Plug-in Hybrid, Hybrid+ ve elektrikli araç ürün gamından altı modeli sergiledi. Sergilenen modeller arasında 2026’da tanıtılan iki yeni model de yer aldı: MG’nin ilk yedi koltuklu büyük SUV modeli MGS9 PHEV ve sınıf lideri iç mekân genişliği, teknoloji ve değer sunan önden çekişli hatchback MG4 EV Urban. Ayrıca kısa süre önce Birleşik Krallık’ta satışta olan en yeni 59 plug-in hybrid modelin değerlendirildiği bağımsız bir incelemede birinci sırada yer alan ödüllü MG HS Plug-in Hybrid de sergilendi. Ona, teknoloji odaklı premium MG IM5, cesur SUV tasarımını üstün hibrit teknolojisiyle birleştiren MG ZS Hybrid+ ve MG’nin sportif mirasını yeni nesil için yeniden yorumlayan tamamen elektrikli roadster MG Cyberster eşlik etti.

Devamını Oku

“Şarj İstasyonları Yeni Nesil Yolculuk Merkezlerine Dönüşüyor”

“Şarj İstasyonları Yeni Nesil Yolculuk Merkezlerine Dönüşüyor”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Elektrikli araçlarla birlikte sürüş alışkanlıkları da değişirken, kullanıcılar artık yalnızca hızlı şarj değil; güvenilir ağ, doğru lokasyon ve iyi bir bekleme deneyimi arıyor. Lumicle Genel Müdürü Tahir Karabulut, “Artık hem sektörümüz hem de elektrikli araç sahipleri için şarj noktası sadece cihaz değil, yolculuk deneyiminin merkezi. Bugünün altyapısı bugünü taşıyor; ancak 2030’u taşıyabilmek adına şimdiden yatırım yapmalıyız” dedi. 2030 yılına kadar ülkemizdeki elektrikli araç sayısının 2 ila 3 milyon adetlere ulaşacağı beklentisini hatırlatan Karabulut, aynı dönemde şarj soketi sayısının da yaklaşık 120-130 bin seviyelerine erişmesi gerektiğini söyledi.

Son dönemde hayatımızın önemli bir parçası olmaya başlayan elektrikli araçlarla birlikte sürüş ve yolculuk alışkanlıklarının da değiştiğini belirten Lumicle Genel Müdürü Tahir Karabulut, şarj noktalarının yalnızca enerji alınan yerler olmaktan çıkarak yeni nesil mobilite alanlarına dönüştüğünü söyledi.

Karabulut, “İnsanlar artık halk içindeki tabiriyle benzinlik yerine şarj ağı düşünmeye başladı. Rotasını şarja göre planlıyor ve bekleme süresini sosyal alanlarla birleştiriyor. Bu nedenle şarj istasyonları artık sadece enerji noktası değil; yeni nesil yaşam alanına dönüşüyor. Bizim için şarj noktası sadece cihaz değil, yolculuk deneyiminin merkezi. Biz kendimizi sadece bir şarj operatörü değil, geleceğin mobilite altyapısını kuran bir teknoloji ve enerji şirketi olarak görüyoruz” diye konuştu.

Temiz enerji vizyonlarına da dikkat çeken Karabulut, markanın güneş, rüzgâr ve hidroelektrik kaynaklardan üretilen temiz enerjiyle karbon ayak izini azaltmayı hedeflediğini belirtti. Karabulut, “Sadece şarj istasyonları kurmuyor; elektrikli mobilite, enerji ve ulaşımın kesişiminde yeni bir deneyim ve altyapı inşa ediyoruz. Bu hızla büyüyen dönüşümde, yarının mobilite ekosistemini altyapıyı kuranların şekillendireceğine inanıyoruz” dedi.

“2030 için bugünden yatırım yapmamız gerekiyor”

Türkiye’de 2030 yılına kadar trafikte 2 ila 3 milyon elektrikli araç bulunmasının beklendiğini belirten Tahir Karabulut, aynı dönemde şarj soketi sayısının da yaklaşık 120-130 bin seviyelerine ulaşması gerektiğini söyledi.

Bu büyümenin yalnızca otomotiv pazarını değil, Türkiye’nin enerji ve mobilite altyapısını da yeniden şekillendireceğini vurgulayan Karabulut, “Bugünün altyapısı bugünü taşıyor; ancak 2030’u taşımak için şimdiden yatırım yapmak gerekiyor. Önümüzdeki dönemde yüksek hızlı DC yatırımları, otoyol lokasyonları, enerji altyapısı, trafo kapasitesi, roaming entegrasyonları ve kullanıcı deneyimi çok daha önemli hale gelecek. Rekabet sadece istasyon sayısında değil; hız, erişim ve güvenilirlikte yaşanacak” değerlendirmesinde bulundu.

Kurumsal filoların da elektrikli dönüşümde önemli bir rol oynayacağını belirten Karabulut, şirketlerin yakıt maliyeti, bakım maliyeti, karbon ayak izi ve operasyonel verimliliği daha fazla önemsediğini söyledi. Karabulut, “Elektrikli dönüşüm bireyselden çok filo tarafında da oyunun kurallarını değiştirecek. Lojistik, satış ekipleri ve kurumsal filo araçları önümüzdeki dönemin en hızlı büyüyecek alanları arasında yer alacak” dedi.

“Kazanan dünya ve gelecek nesiller olacak”

Önümüzdeki 5 yılda elektrikli araçların daha hızlı yaygınlaşacağını, hızlı şarj hub’larının yeni nesil durak noktalarına dönüşeceğini ve enerji ile mobilitenin daha güçlü biçimde birleşeceğini belirten Lumicle Genel Müdürü Karabulut, “Bugün akaryakıt istasyonları neyse, yarının mobilite merkezleri de hızlı şarj hub’ları olacak. Elektrikli araç kullanıcısı artık sadece soket değil; güven, hız ve iyi bir deneyim arıyor. Lumicle olarak yüksek hızlı DC şarj, otoyol lokasyonları, Highway Hub konsepti, iş ortaklığı modeli ve kullanıcı deneyimi odağında büyüyoruz. Önümüzdeki 5 yıl, son 50 yılın en büyük ulaşım dönüşümünü getirecek. Bu dönüşümde kazananlar dünya ve gelecek nesillerimiz olacaktır” şeklinde sözlerini tamamladı.

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.