Otobülten.com Güncel Otomobil Haberleri

Etiket: Yan Sanayi

  • OSS Derneği, 2026’nın Üçüncü Çeyreğini Değerlendirdi

    Otomotiv satış sonrası pazarı, 2026 yılının üçüncü çeyreğinde artan finansal baskılar ve zayıflayan talep koşullarının etkisiyle temkinli seyrini sürdürdü. Otomotiv Satış Sonrası Ürün ve Hizmetleri Derneğinin (OSS) 2026 Yılı Üçüncü Çeyrek Sektörel Değerlendirme Anketi’ne göre; yılın üçüncü çeyreğinde yurt içi satışlar, 2025’in aynı dönemine göre dolar bazında ortalama yüzde 0,03 artış göstererek yatay seyretti. Sektörün en önemli sorunu yüzde 80,9 ile nakit akışında yaşanan problemler olurken, maliyetlerdeki aşırı artış yüzde 70,6 ile ikinci sırada yer aldı. Önümüzdeki üç ayda yeni yatırım yapmayı planlayan üyelerin oranı ise yüzde 14,7’ye geriledi. Ankete katılan üyelerin yüzde 41,2’si satış sonrası pazarının önümüzdeki dönemde daha kötüye gideceğini öngörürken, yılın son çeyreğinde yurt içi satışlarda dolar bazında yüzde 1,30 daralma bekleniyor. OSS Yönetim Kurulu Başkanı Ali Özçete, sektörün karşı karşıya olduğu finansman ve nakit akışı sorunlarının sürdürülebilir büyüme açısından önemine dikkat çekerek, maliyet baskılarının hafifletilmesi, finansmana erişimin kolaylaştırılması ve ekonomik öngörülebilirliğin güçlendirilmesinin sektörün öncelikli ihtiyaçları arasında yer aldığını vurguladı.  

    Otomotiv Satış Sonrası Ürün ve Hizmetleri Derneği (OSS), otomotiv satış sonrası pazarının 2026 yılı üçüncü çeyrek performansını, üyelerinin katılımıyla düzenlediği sektörel değerlendirme anketiyle ortaya koydu. Anket sonuçlarına göre, otomotiv satış sonrası pazarında yılın üçüncü çeyreğinde yurt içi satışlar 2025 yılının aynı dönemine kıyasla dolar bazında ortalama yüzde 0,03 artış gösterdi. Dağıtıcı üyelerin satışlarında dolar bazında yüzde 2,61 düşüş yaşanırken, üretici üyelerin satışlarında dolar bazında yüzde 3,18 artış gerçekleşti. Yurt içi satışlarda önceki dönemde öngörülen yüzde 1,33’lük büyüme beklentisinin altında kalınması, sektördeki zayıf talep koşullarının devam ettiğine işaret etti.

    Tahsilat süreçlerinde olumsuz seyir güçlendi!

    Ankete göre, yılın üçüncü çeyreğinde üyelerin stokları bir önceki çeyreğe göre ortalama yüzde 0,23 azaldı. Dağıtıcı üyelerin stoklarında yüzde 1,14 gerileme yaşanırken, üretici üyelerin stokları yüzde 0,85 arttı. Sektörün en önemli gündem maddelerinden biri olan tahsilat süreçlerinde ise olumsuz görünüm belirginleşti. Ankete katılan üyelerin yüzde 48,5’i tahsilat süreçlerinin bir önceki çeyreğe göre kötüleştiğini, yüzde 5,9’u ise çok daha kötü hale geldiğini belirtti. Böylece tahsilat süreçlerini olumsuz değerlendiren üyelerin toplam oranı yüzde 54,4’e yükseldi. Üyelerin yüzde 35,3’ü tahsilat süreçlerinde herhangi bir değişiklik olmadığını ifade ederken, yalnızca yüzde 10,3’ü tahsilat süreçlerinde iyileşme yaşandığını bildirdi. Bir önceki ankette 39,9 seviyesinde olan tahsilat süreçlerine ilişkin ortalama değerlendirme puanı, üçüncü çeyrekte 37,5’e geriledi. Bu sonuçlar, sektör genelinde finansal koşulların işletmeler üzerindeki baskısının arttığını ortaya koydu.

    Sektörün en büyük sorunu nakit akışı oldu!

    OSS Derneği’nin üçüncü çeyrek anketinde sektörün karşı karşıya kaldığı sorunlar da ayrıntılı biçimde değerlendirildi. Yılın ilk çeyreğinde maliyet artışları sektörün en önemli sorunu olarak öne çıkarken, üçüncü çeyrekte nakit akışında yaşanan problemler ilk sıraya yükseldi. Ankete katılan üyelerin yüzde 80,9’u nakit akışında yaşanan problemleri sektörün en önemli sorunları arasında gösterdi. Maliyetlerdeki aşırı artış yüzde 70,6 ile ikinci sırada yer alırken, iş ve ciro kaybı yüzde 52,9 ile üçüncü sıraya yerleşti. Üyelerin yüzde 47,1’i kargo maliyetlerindeki artış ve teslimatlarda yaşanan gecikmeleri önemli sorunlar arasında değerlendirirken, yüzde 26,5’i gümrüklerde yaşanan problemleri, yüzde 25’i ise tedarik sorunlarını işaret etti. Mevzuat değişiklikleri ve istihdamda yaşanan problemler yüzde 17,6’şar oranla öne çıkarken, döviz kurlarındaki hareketliliği sorun olarak belirten üyelerin oranı yüzde 10,3 oldu. Sonuçlar, otomotiv satış sonrası pazarında maliyet artışlarının önemini koruduğunu, ancak işletmelerin finansal dengelerini yönetmekte yaşadığı güçlüklerin giderek daha belirleyici hale geldiğini gösterdi.

    Yatırım yapmayı planlayan şirketlerin oranı yüzde 14,7’ye geriledi!

    Sektörün yatırım planlarına ilişkin sonuçlar da temkinli görünümü destekledi. Ankete göre, önümüzdeki üç ay içerisinde yeni yatırım yapmayı planlayan üyelerin oranı bir önceki çeyrekteki yüzde 20,3 seviyesinden yüzde 14,7’ye geriledi. Üretici üyelerde yeni yatırım yapmayı düşünenlerin oranı yüzde 28,6’dan yüzde 22,6’ya düşerken, dağıtıcı üyelerde bu oran yüzde 13,9’dan yüzde 8,1’e indi. Böylece her iki grupta da yatırım eğiliminin zayıfladığı görüldü. Özellikle dağıtıcı üyelerin yüzde 91,9’unun önümüzdeki üç ayda yeni yatırım planlamaması, sektördeki finansal koşulların ve geleceğe yönelik beklentilerin yatırım kararları üzerindeki etkisini ortaya koydu.

    Her 100 şirketten 53’ü istihdamını korudu!

    Ankete katılan üyelerin yüzde 52,9’u 2026 yılının üçüncü çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre istihdamını koruduğunu belirtirken, yüzde 22,1’i çalışan sayısını artırdığını, yüzde 25’i ise istihdamında azalma yaşandığını ifade etti. Üretici üyelerin yüzde 25,8’i, dağıtıcı üyelerin ise yüzde 24,3’ü istihdamında azalma olduğunu bildirdi. Buna karşılık istihdam artışı üretici üyelerde yüzde 22,6, dağıtıcı üyelerde yüzde 21,6 seviyesinde gerçekleşti. Her iki grupta da istihdamını koruyan şirketler çoğunluğu oluştururken, istihdamını azaltan şirketlerin oranının artıranların üzerinde gerçekleşmesi dikkat çekti.

    Yılın son çeyreğinde satışlarda yüzde 1,30 daralma bekleniyor!

    OSS Derneği anketi, yılın son çeyreğine ilişkin beklentilerde de temkinli bir görünüm ortaya koydu. Üyeler, 2026 yılının son çeyreğinde yurt içi satışların 2025’in aynı dönemine göre dolar bazında ortalama yüzde 1,30 azalacağını öngördü. Dağıtıcı üyelerin satışlarında dolar bazında yüzde 2,81 düşüş beklenirken, üretici üyelerde dolar bazında yüzde 0,50 oranında sınırlı artış öngörüldü. Sektörün genel gidişatına ilişkin beklentiler de zayıfladı. Ankete katılan üyelerin yüzde 44,1’i önümüzdeki üç ayda otomotiv satış sonrası pazarında önemli bir değişiklik beklemezken, yüzde 41,2’si sektörün daha kötüye gideceğini belirtti. Daha iyiye gidiş bekleyen üyelerin oranı ise yüzde 11,8’de kaldı. Bir önceki çeyrekte yüzde 21,9 olan kötüleşme beklentisinin yüzde 41,2’ye yükselmesi, buna karşılık iyileşme beklentisinin yüzde 20,3’ten yüzde 11,8’e gerilemesi dikkat çekti. Genel ekonomik görünüme ilişkin beklentilerde de benzer bir tablo ortaya çıktı. Üyelerin yüzde 58,8’i önümüzdeki üç ayda ekonomik koşulların kötüleşmesini beklerken, yüzde 33,8’i mevcut koşulların devam edeceğini, yüzde 7,4’ü ise iyileşme yaşanacağını öngördü. Öte yandan ankete katılan üyelerin 2026 yıl sonuna ilişkin ortalama dolar kuru beklentisi, bir önceki anketteki 49,31 TL seviyesinden 52,26 TL’ye yükseldi.

    Üretimde sınırlı gerileme, kapasite kullanımında belirgin düşüş!

    Anketin üretici üyelere yönelik bölümünde de sektörün üretim performansı değerlendirildi. Buna göre 2026 yılının üçüncü çeyreğinde üretici üyelerin ortalama kapasite kullanım oranı yüzde 68,06 seviyesinde gerçekleşti. Bir önceki ankette yüzde 73,93 olan kapasite kullanım oranı, üçüncü çeyrekte 5,87 puan geriledi. Üretici üyelerin üretimi, 2025 yılının üçüncü çeyreğine göre ortalama yüzde 0,68 azaldı. Aynı dönemde ihracatta da dolar bazında yüzde 0,16 oranında sınırlı gerileme yaşandı. Üretim ve ihracat verilerindeki yatay seyir ile kapasite kullanım oranındaki düşüş, sektörün mevcut koşullarda büyüme ivmesi kazanmakta zorlandığını gösterdi.

    “Nakit akışındaki bozulma sektörün sürdürülebilir büyümesini tehdit ediyor!”

    2026 yılının üçüncü çeyreğine ilişkin değerlendirme yapan OSS Yönetim Kurulu Başkanı Ali Özçete, otomotiv satış sonrası pazarının zorlu ekonomik koşullara rağmen faaliyetlerini sürdürdüğünü söyledi. Ali Özçete, “Yılın üçüncü çeyreğine ilişkin sonuçlar, sektörümüz açısından özellikle finansal koşulların ve nakit akışı yönetiminin ne kadar kritik hale geldiğini ortaya koyuyor. Önceki dönemlerde maliyet artışları en önemli gündem maddemizken, bugün üyelerimizin yüzde 80,9’u nakit akışında sorun yaşadığını ifade ediyor. Tahsilat süreçlerindeki bozulma, işletmelerin finansal planlamasını ve operasyonel kabiliyetlerini doğrudan etkiliyor. Maliyetler yüksek seviyelerini korurken, talepteki zayıf seyir ve finansmana erişimde yaşanan güçlükler şirketlerimizin hareket alanını daraltıyor. Otomotiv satış sonrası pazarı, sahip olduğu üretim gücü, dağıtım altyapısı ve geniş hizmet ağıyla ekonomimiz açısından stratejik bir öneme sahip. Bu nedenle sektörümüzün finansal sürdürülebilirliğini destekleyecek koşulların oluşturulması büyük önem taşıyor” dedi. Artan maliyetlerin ve ekonomik belirsizliklerin yatırım kararları üzerindeki etkisine dikkat çeken Ali Özçete, “Anketimizin en dikkat çekici sonuçlarından biri de yatırım eğilimindeki gerileme oldu. Önümüzdeki üç ay içerisinde yeni yatırım yapmayı planlayan üyelerimizin oranı yüzde 14,7’ye kadar düştü. Üretici üyelerimizde yatırım planlayanların oranı yüzde 22,6 seviyesindeyken, dağıtıcı üyelerimizde bu oran yüzde 8,1’e geriledi. Bu tabloyu yalnızca kısa vadeli bir yatırım ertelemesi olarak değerlendirmemek gerekiyor. Şirketlerimizin yeni kapasite oluşturabilmesi, teknolojik dönüşüme ayak uydurabilmesi ve uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü koruyabilmesi için yatırımlarını sürdürebilmesi gerekiyor. Mevcut koşullarda işletmeler öncelikle finansal dengelerini korumaya odaklanıyor. Ancak uzun vadeli büyüme açısından yatırım iştahının yeniden güçlendirilmesini son derece önemli buluyoruz” diye konuştu.

    Maliyetlerin kontrol altında tutulması kritik öneme sahip!

    Sektörün mevcut koşullara rağmen sahip olduğu güçlü yönlere de dikkat çeken Özçete, “Otomotiv satış sonrası pazarı, değişen ekonomik koşullara uyum sağlama kabiliyeti ve güçlü sektörel birikimiyle Türkiye ekonomisi açısından stratejik önemini koruyor. Üçüncü çeyrekte üretici üyelerimizin dolar bazında yurt içi satışlarında yüzde 3,18 oranında artış yaşanması ve üyelerimizin yüzde 75’inin istihdam seviyelerini koruması veya artırması, mevcut koşullarda önemli göstergeler olarak öne çıkıyor.

    Bununla birlikte son çeyreğe yönelik beklentiler, sektörümüzde temkinli görünümün devam edeceğini gösteriyor. Üyelerimizin yüzde 41,2’si önümüzdeki dönemde pazar koşullarının daha da zorlaşacağını düşünüyor. Ekonominin genel gidişatına ilişkin olumsuz beklentilerin de yükseldiğini görüyoruz. Bu dönemde maliyetlerin kontrol altında tutulması, finansmana erişimin kolaylaştırılması ve ekonomik öngörülebilirliğin güçlendirilmesi, sektörümüzün geleceği açısından kritik önem taşıyor” ifadelerini kullandı. Sektörün üretim ve ihracat kapasitesinin korunmasına yönelik değerlendirmelerde de bulunan Ali Özçete, şöyle devam etti: “Üretici üyelerimizin kapasite kullanım oranının yüzde 68,06 seviyesine gerilemesi dikkatle ele alınması gereken bir gelişme. Üretim ve ihracatımızda sınırlı daralma yaşansa da otomotiv satış sonrası sanayimiz güçlü bir bilgi birikimine, üretim altyapısına ve uluslararası rekabet deneyimine sahip. Türkiye, otomotiv satış sonrası ürünlerinde önemli bir üretim ve tedarik merkezi konumunda. Bu avantajımızı koruyabilmek için şirketlerimizin verimliliklerini artırmalarını, katma değerli üretime odaklanmalarını ve ihracat pazarlarında güçlenmelerini destekleyecek bir ekonomik zemine ihtiyaç var. Sektörümüzün uzun vadeli büyüme potansiyeline inanıyoruz. Ancak bu potansiyelin sürdürülebilir bir büyümeye dönüşebilmesi için finansal istikrarın güçlendirilmesi ve yatırım ortamının iyileştirilmesi gerekiyor.”  

  • Otomotiv Sanayii Derneği, 2026’nın İlk 9 Aylık Verilerini Açıkladı!

    Yılın İlk 9 Aylık Döneminde Otomotiv Sanayi Üretimi Yüzde 6, İhracatı Yüzde 11 Azaldı

    Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) 2026 yılının ilk 9 aylık dönemine ilişkin verileri açıkladı. Geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6 gerileyen toplam üretim 971 bin 159 adet olarak gerçekleşti. Geçen yılın ilk 9 aylık dönemine göre yüzde 17 azalan otomobil üretimi ise 528 bin 366 adede ulaştı. Traktör üretimiyle birlikte toplam üretim ise 986 bin 584 adet olarak gerçekleşti. Ticari araç grubunda, yılın ilk 9 ayında üretim yüzde 12, hafif ticari araç grubunda yüzde 13, ağır ticari araç grubunda yüzde 7 yükseldi. 2025 yılının ilk 9 aylık dönemine göre ticari araç pazarı yüzde 5, hafif ticari araç pazarı yüzde 5, ağır ticari araç pazarı ise yüzde 7 geriledi. Yılın ilk 9 ayında, bir önceki yılın aynı dönemine göre, toplam otomotiv ihracatı adet bazında yüzde 11, otomobil ihracatı ise yüzde 27 azaldı. Bu dönemde, toplam ihracat 685 bin 671 adet, otomobil ihracatı ise 317 bin 970 adet düzeyinde gerçekleşti. 2026’nın ocak-eylül döneminde toplam pazar, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13 azalarak 832 bin 521 adetten kapandı. Bu dönemde, otomobil pazarı da yüzde 15’lik gerileme yaşadı ve 627 bin 977 adede ulaştı. 

    Türkiye otomotiv sanayisine yön veren 13 üyesiyle sektörün çatı kuruluşu konumunda olan Otomotiv Sanayii Derneği (OSD), 2026 yılının ocak-eylül dönemine ait üretim ve ihracat adetleri ile pazar verilerini açıkladı. Buna göre, yılın ilk 9 aylık döneminde toplam otomotiv üretimi bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 6 geriledi ve 971 bin 159 adede ulaştı. Otomobil üretimi ise yüzde 17 azalarak 528 bin 366 adet olarak gerçekleşti. Traktör üretimiyle birlikte toplam üretim ise 986 bin 584 adedi buldu. Yılın ilk dokuz aylık döneminde ticari araç grubunda üretim bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 12, hafif ticari araç grubunda yüzde 13, ağır ticari araç grubunda ise yüzde 7 arttı. Bu dönemde, otomotiv sanayisinin kapasite kullanım oranı yüzde 61 olarak gerçekleşti. Araç grubu bazında kapasite kullanım oranları ise hafif araçlarda (otomobil + hafif ticari araç) yüzde 62, kamyon grubunda yüzde 59, otobüs-midibüs grubunda yüzde 67 ve traktörde yüzde 27 seviyesinde gerçekleşti. 

    İlk 9 ayda ihracat 31 milyar doları aştı!

    Yılın ilk 9 aylık döneminde otomotiv ihracatı geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre adet bazında yüzde 11 gerileyerek 685 bin 671 adet olarak gerçekleşti. Bu dönemde otomobil ihracatı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 27 düşüş kaydederken, ticari araç ihracatı ise yüzde 11 oranında arttı. Traktör ihracatı ise 2025 yılının aynı dönemine göre yüzde 13 artarak 9 bin 381 adet olarak gerçekleşti. Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre, toplam otomotiv sanayi ihracatı, 2026’nın ilk 9 aylık döneminde yüzde 17 ile sektörel ihracat sıralamasında liderliğini korudu. Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre, ilk 9 aylık dönemde toplam otomotiv ihracatı yüzde 3 artışla 31,1 milyar dolara ulaştı. Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) verilerine göre, aynı dönemde otomobil ihracatı ise yüzde 8 gerileme ile 7,8 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Bu dönemde, dolar bazında ana sanayi ihracatı yüzde 2,2, tedarik sanayi ihracatı ise yüzde 3,7 oranında arttı.

    Satışlardaki yerli araç payları arttı!

    2026’nın ilk 9 aylık döneminde toplam pazar, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 13 azalarak 832 bin 521 adet düzeyinde gerçekleşti. Bu dönemde, otomobil pazarı da yüzde 15 oranında gerileme yaşadı ve 627 bin 977 adet oldu. Ticari araç pazarına bakıldığında ise yılın ilk 9 ayında, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla toplam ticari araç pazarı yüzde 5, hafif ticari araç pazarı yüzde 5, ağır ticari araç pazarında yüzde 7 gerileme yaşandı. 2026 yılı ocak-eylül döneminde otomobil satışlarındaki yerli araç payı yüzde 36, hafif ticari araç pazarında yerli araç payı ise yüzde 24 olarak gerçekleşti. 

  • Basbug Group’tan Hollanda Otomotiv Satış Sonrası Pazarında Yeni Adım

    Otomotiv satış sonrası sektöründeki uluslararası yapılanmasını büyütmeye devam eden Basbug Group, Hollanda’daki yeni operasyonu Nerex Automaterialen’i Amsterdam’da faaliyete geçirdi. Amsterdam ve çevresindeki servisler ile otomotiv profesyonellerine yedek parça tedariği sağlayacak Nerex Automaterialen; hızlı teslimat, güçlü ürün bulunabilirliği ve kişisel hizmet yaklaşımıyla ilk aşamada Groot-Amsterdam bölgesinde etkin bir dağıtım ağı oluşturmayı hedefliyor. Şirket, ilerleyen dönemde operasyonunu Hollanda’nın farklı bölgelerine genişletmeyi planlıyor.

    Otomotiv satış sonrası pazarında uzun yıllara dayanan deneyimi ve uluslararası faaliyetleriyle büyümesini sürdüren Basbug Group, Avrupa’daki yapılanmasında yeni bir adım attı. Grubun Hollanda’daki yeni yapılanması Nerex Automaterialen, Amsterdam’ın Westpoort bölgesinde bulunan Nieuw-Zeelandweg’deki merkezinde faaliyetlerine başladı. 

    İlk hedef Groot-Amsterdam, sonraki adım Hollanda geneli!

    Amsterdam ve çevresindeki servisler ile otomotiv profesyonellerine hizmet verecek olan şirket, bölgedeki müşterilerinin yedek parça ihtiyaçlarına hızlı, erişilebilir ve kişiselleştirilmiş çözümler sunmayı amaçlıyor. Nerex Automaterialen’in faaliyete başlamasıyla birlikte şirketin nerex.nl adresindeki dijital platformu da kullanıma açıldı. Nerex Automaterialen, büyüme stratejisinin ilk aşamasında Groot-Amsterdam bölgesine odaklanacak. Şirket, bölgede hızlı teslimat kabiliyeti, rekabetçi ürün gamı, yüksek ürün bulunabilirliği ve kişisel müşteri hizmetleriyle güçlü bir dağıtım ağı oluşturmayı hedefliyor. Uzun vadede ise Amsterdam merkezli operasyonun Hollanda’nın diğer bölgelerine yayılması ve Nerex Automaterialen’in ülke genelinde daha geniş bir dağıtım ağına dönüşmesi planlanıyor. 

    “Uzun vadeli büyüme vizyonumuzun ilk adımını atıyoruz”

    Nerex Automaterialen’in faaliyete geçmesini değerlendiren Basbug Group Hollanda Ticari Direktörü Albin Steinbach, yeni yapılanmanın yalnızca ticari bir operasyon olmadığını, aynı zamanda Hollanda pazarı için uzun vadeli bir büyüme vizyonunu temsil ettiğini söyledi. Albin Steinbach, “Nerex’i servisler ve otomotiv profesyonelleri için güvenilir bir iş ortağı olma vizyonuyla hayata geçirdik. Güçlü ürün gamımız, kişisel hizmet anlayışımız ve her zaman bir adım daha ileri gitme motivasyonumuzla bugün önemli bir yolculuğun ilk adımını atıyoruz. Otomotiv satış sonrası pazarında hız, ürün bulunabilirliği, hizmet kalitesi ve güçlü iş birlikleri her geçen gün daha fazla önem kazanıyor. Nerex ile bu alanlarda yeni bir hizmet standardı oluşturmayı hedefliyoruz” dedi. 

    BSG Auto Parts’ın uluslararası deneyimiyle güçlü altyapı!

    Nerex Automaterialen, operasyonlarını BSG Auto Parts ile iş birliği içerisinde yürütüyor. Böylece Nerex’in Hollanda pazarındaki yerel ve bağımsız hizmet yaklaşımı, BSG Auto Parts’ın uluslararası deneyimi ve güçlü ürün altyapısıyla destekleniyor. Bu yapılanmayla Basbug Group, bir yandan yerel pazarın ihtiyaçlarına hızlı yanıt verebilecek çevik bir operasyon oluştururken diğer yandan grup bünyesinde yıllar içerisinde geliştirilen uluslararası yedek parça tedarik tecrübesini Hollanda pazarına taşıyor.

  • OSD’nin Yönetim Kurulu Başkanlığı’na Yeniden Cengiz Eroldu Seçildi

    Türkiye otomotiv sektörünün en köklü çatı kuruluşu Otomotiv Sanayii Derneği (OSD), 51’inci Olağan Genel Kurulu’nu gerçekleştirdi. Genel Kurul’da 2022 yılında derneğin Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı devralan Cengiz Eroldu yeniden Başkan olarak seçildi. T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Bakan Yardımcısı Zekeriya Coştu ve T.C. Ticaret Bakan Yardımcısı Özgür Volkan Ağar’ın katıldığı Genel Kurul’da konuşan Cengiz Eroldu, “2025 yılı, Türk otomotiv sanayisinin yatırımlarına devam ettiği, yeni projelerini hayata geçirdiği, üretim ve mühendislik gücü ile ihracat kapasitesini bir kez daha ortaya koyduğu bir yıl oldu. Yeni dönemde de önceliğimiz, kamu başta olmak üzere tüm paydaşlarımız ile iş birliği içerisinde, sanayimizin güçlü yönlerini koruyarak değişen küresel koşullara uyumunu desteklemek ve rekabet gücünü kalıcı biçimde güçlendirmek olacak. Özellikle en önemli ihraç pazarımız olan Avrupa Birliği ile ticari entegrasyonumuzun daha ileriye taşınması yönündeki çalışmaları odağımıza almaya devam edeceğiz” dedi.  Genel Kurul’da ayrıca “Başarı Ödülleri” sahiplerini buldu. 

    Türkiye otomotiv sanayisine yön veren 13 büyük üyesiyle sektörün en köklü çatı kuruluşu olan Otomotiv Sanayii Derneği (OSD), 51’inci Olağan Genel Kurulu’nu gerçekleştirdi.  Cengiz Eroldu beşinci döneminde yeniden Başkan olarak seçilirken, Başkan Vekili Süer İsmail Sülün, Başkan Yardımcıları Güven Özyurt, Lionel Jaillet ve Murat Bülbül, Muhasip Üye Yusuf Tuğrul Arıkan oldu. 

    T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Bakan Yardımcısı Zekeriya Coştu ve T.C. Ticaret Bakan Yardımcısı Özgür Volkan Ağar’ın katıldığı Genel Kurul’da konuşan OSD Başkanı Cengiz Eroldu, “2025 yılı, Türk otomotiv sanayisinin yatırımlarına devam ettiği, yeni projelerini hayata geçirdiği, üretim ve mühendislik gücü ile ihracat kapasitesini bir kez daha ortaya koyduğu bir yıl oldu. 41,5 milyar dolarlık rekor seviyede gerçekleşen ihracat, sanayinin uluslararası pazarlardaki güçlü konumunu teyit etti. İçinde bulunduğumuz dönemde küresel ortamda yaşanan ticaret savaşları ve değişen dünya düzeni bizleri daha belirsiz, daha rekabetçi ve daha yerelleşme odaklı politikalar ile karşı karşıya bırakıyor. Bu yeni dönemde de önceliğimiz, kamu başta olmak üzere tüm paydaşlarımız ile iş birliği içerisinde, sanayimizin güçlü yönlerini koruyarak değişen küresel koşullara uyumunu desteklemek ve rekabet gücünü kalıcı biçimde güçlendirmek olacak. Özellikle en önemli ihraç pazarımız olan Avrupa Birliği ile ticari entegrasyonumuzun daha ileriye taşınması yönündeki çalışmaları odağımıza almaya devam edeceğiz” dedi.

    Başarı Ödülleri sahiplerini buldu!

    Olağan Genel Kurul’da ayrıca, 1990’lı yıllardan bu yana düzenlenen ve geleneksel hale gelen OSD Başarı Ödülleri’nin sahipleri açıklandı. Bu kapsamda, OSD üyeleri arasında tutar bazında en yüksek ihracatı gerçekleştiren 3 üye ve yıllık bazda ihracatını tutar bazında yüzdesel olarak en fazla artıran 1 üye İhracat Başarı Ödülü’nü almaya hak kazandı. 2025 yılında en fazla patent tescili yapan 3 OSD üyesi “Teknoloji Başarı Ödülü” almaya hak kazanırken, ilk kez 2019 yılında takdim edilmeye başlanan, bağımsız bir jürinin değerlendirmesi sonucunda belirlenen “Kurumsal Sosyal Sorumluluk Projesi Başarı Ödülü” için ise 1 OSD üyesi ödüle layık bulundu. 

    Tedarik Sanayi Başarı Ödülleri kapsamında ise, 3 firmaya “Tedarik Sanayi Başarı Ödülü”, 3 firmaya “Tedarik Sanayi Teknoloji ve Yenileşme Ödülü”, 1 üyeye “Tedarik Sanayi Sürdürülebilirliğe Katkı Ödülü”, 1 üyeye “Tedarik Sanayi Doğal Afet Farkındalık ve Süreç Yönetimi Ödülü” takdim edildi.  

    İHRACAT BAŞARI ÖDÜLLERİ 

    2025 Yılında Değer Olarak En Fazla İhracat Yapan Üç OSD Üyesi

    1. Ford Otomotiv Sanayi A.Ş. (11,3 milyar dolar ihracat)
    2. Oyak Renault Otomobil Fabrikaları A.Ş. (4,3 milyar dolar ihracat)
    3. Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye A.Ş. (3,9 milyar dolar ihracat)

    2025 Yılında İhracatını Değer Bazında En Fazla Artıran OSD Üyesi 

    Tofaş Türk Otomobil Fabrikası A.Ş. (Yüzde 78 artış) 

    TEKNOLOJİ BAŞARI ÖDÜLLERİ 

    2025 Yılında En Fazla Patent tescili Yapan Üç OSD Üyesi

    1. Mercedes Benz Türk A.Ş. (113 Tescilli Patent)
    2. Tofaş Türk Otomobil Fabrikası A.Ş. (42 Tescilli Patent)
    3. MAN Türkiye A.Ş.  (26 Tescilli Patent)

    KURUMSAL SOSYAL SORUMLULUK PROJESİ ÖDÜLÜ 

    Türk Traktör ve Ziraat Makine A.Ş.  (DEI Kültür Programı ile) 

    TEDARİK SANAYİ BAŞARI ÖDÜLLERİ 

    Tüm OSD Üyelerinin Tercihleri ile Seçilen Tedarik Sanayi Firması

    • Kansai Altan Boya Sanayi ve Ticaret A. Ş.

    Üretim Kapasitesi 100 Bin adet üzerinde olan OSD Üyeleri Tercihleri ile Seçilen Tedarik Sanayi Firması

    • Benteler Gebze Taşıt Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. 

    Üretim Kapasitesi 100 Bin adet altında olan OSD Üyeleri Tercihleri ile Seçilen Tedarik Sanayi Firması

    • Teknik Makina Otomotiv Tekstil İnşaat San.ve Tic. 

    TEDARİK SANAYİ TEKNOLOJİ VE YENİLEŞME ÖDÜLLERİ

    • Aisin Otomotiv Parçaları Sanayi ve Ticaret A.Ş.
    • Magna Otomotiv Sanayi ve Ticaret A.Ş.
    • Mobilitas Teknoloji Yazılım Ltd. Şti.

    TEDARİK SANAYİ SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞE KATKI ÖDÜLÜ

    • Yeşilova Otomotiv Sanayi ve Ticaret A.Ş.

    TEDARİK SANAYİ DOĞAL AFET FARKINDALIK VE SÜREÇ YÖNETİMİ ÖDÜLÜ

    • Marelli Mako Turkey Elektrik San. ve Tic. A.Ş.
  • Satış Sonrası Pazarı, Üretim ve İstihdamda İstikrarını Sürdürüyor

    Otomotiv satış sonrası pazarında yaşanan 2024 yılındaki durağan seyir, 2025’te de devam etti.  2025 yılının son çeyreğinde de satış, ihracat ve istihdamda yatay seyrini sürdüren sektör, 2026 yılı için de temkinli yaklaşımını koruyor. Otomotiv Satış Sonrası Ürün ve Hizmetleri Derneği’nin (OSS) 2025 Yıl Sonu Sektörel Değerlendirme Anketi’ne göre; 2025’in son çeyreğinde, 2024’ün aynı dönemine göre yurt içi satışlarda dolar bazında ortalama yüzde 3,94’lük düşüş yaşandı. Bir önceki ankette üretici üyelerin yüzde 33,3’ü yatırım planlarken, yeni ankette bu oran yüzde 25,6’ya geriledi. 2025 yılında gözlemlenen problemlerin başında ise “maliyetlerdeki aşırı artış” geldi. Ankete göre, “nakit akışında yaşanan problemler” ve “iş ve ciro kaybı” üyeler için önemli sorunlar arasında yer alıyor. 

    2025 yılının, otomotiv satış sonrası pazarı açısından küresel ve yerel ekonomik koşulların etkisinin hissedildiği bir yıl olduğunu söyleyen OSS Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ali Özçete, “Ancak sektörün üretim, istihdam ve operasyonel sürekliliğini korumayı başardığı bir yıl olarak öne çıktı. Yılın ilk döneminde finansal koşullarda yaşanan sınırlı sıkılaşmaya rağmen, satış sonrası pazarı yıl genelinde dengeli bir performans sergileyerek güçlü bir kapanış yaptı. Üretim kapasitesinin korunması, istihdam seviyelerinin istikrarlı seyri ve talep tarafındaki süreklilik, sektörün finansal dayanıklılığını ortaya koydu. Bu yönüyle 2025 yılı, satış sonrası pazarı için bir ‘finansal güven ve dayanıklılık testi’ niteliği taşırken, sektör bu süreci başarıyla geride bıraktı” dedi.

    Otomotiv Satış Sonrası Ürün ve Hizmetleri Derneği (OSS), otomotiv satış sonrası pazarı özelinde 2025 yıl sonunu, üyelerinin katılımıyla düzenlediği bir anket çalışmasıyla değerlendirdi. OSS Derneğinin 2025 Yıl Sonu Sektörel Değerlendirme Anketi’ne göre; otomotiv satış sonrası pazarı 2025’in son çeyreğinde satışlarında gerileme yaşadı. Ankete göre; 2025’in son çeyreğinde, 2024 yılının son çeyreğine göre yurt içi satışlar dolar bazında ortalama yüzde 3,94 düşüş yaşadı. Bu dönemde dağıtıcı üyelerin satışlarında dolar bazında yüzde 1,71 artış görülürken, üretici üyelerde ise yüzde 9,87 düşüş gerçekleşti. 

    Tahsilat süreçlerindeki olumsuz gidişat yavaşladı! 

    Ankette, 2026 yılının ilk çeyreğiyle ilgili beklentilere de yer verildi. Buna göre sektörde 2026 yılının ilk çeyreğinde yurt içi satışlarda dolar bazında yüzde 0,5 oranında artış beklendiği gözlemlendi. 2024’te yüzde 45,1 olan tahsilat süreçlerinin 2025’te yüzde 43,5 seviyesine gerilediğini ifade eden OSS Derneği üyelerinden yüzde 13,8’i tahsilat sürecinin daha iyi hale geldiğini, 42,5’i ise daha kötüye gittiğini belirtti. 

    2025’te 3 şirketten biri istihdamını artırdı! 

    Ankete katılan üyelerin yüzde 31,3’ü 2025’te istihdamını bir önceki seneye göre artırdı. Üyelerin yüzde 37,5’i söz konusu dönemde istihdamını korudu. 2025’te istihdamının azaldığını belirten üye oranı ise yüzde 31,3 olarak gerçekleşti. Üretici üyelerde istihdam artış yaşanırken dağıtıcı üyelerde istihdamının azaldığını belirtenlerin oranı yüzde 29,3’te kaldı. 

    2025’in en büyük problemi maliyetlerdeki aşırı artış! 

    Sektördeki problemler anketin yine en dikkat çekici bölümlerinden birini oluşturdu. 2025’te üyelerin gözlemlediği problemlerin başında yüzde 81,3 ile “Maliyetlerdeki aşırı artış” gelirken, “Nakit akışında yaşanan problemler” yüzde 66,3 ile ikinci sırada yer aldı. Üyelerin yüzde 52,5’i ise “İş ve ciro kaybı”nı sektör için en büyük üçüncü sıkıntı olarak nitelendirdi. Ankete katılanların yüzde 43,8’i “Kargo maliyetleri ve teslimat problemleri”, yüzde 23,8’i “Gümrüklerde yaşanan problemleri”, yüzde 21,3’ü ise “İstihdamda yaşanan problemler”e işaret etti. Ayrıca katılımcıların yüzde 15’i mevzuat değişikliklerini önemli sorunlar arasında gösterdi. 

    Üretici üyelerin yatırım iştahı kapandı! 

    Anket ile birlikte sektörün yatırım planları da mercek altına alındı. Ankete göre önümüzdeki üç ayda yeni yatırım yapmayı düşünen üyelerin oranı yüzde 23,7 olarak gerçekleşti. Bir önceki ankette üretici üyelerin yüzde 33,3’ü yatırım planlarken, yeni ankette bu oran yüzde 25,6’ya geriledi. Dağıtıcı üyelerde ise bu oran yüzde 10,3’ten yüzde 22’ye yükseldi. Bir önceki ankete göre, sektörün önümüzdeki 3 ayda daha olumsuz bir seyir izleyeceğini öngören dağıtıcı üyelerin oranı yüzde 41’den yüzde 24,4’e, üreticilerin oranı ise yüzde 42,9’dan yüzde 25,6’ya geriledi.  

    Üretim arttı ihracat geriledi!

    Üreticilerin 2025 yılında kapasite kullanım oranı ortalaması yüzde 72,56 olarak gerçekleşti. Bu oran 2024’te yüzde 78,15 idi. 2025’in son çeyreğinde üyelerin üretimi 2024’ün aynı çeyreğine göre yüzde 2,56 oranında arttı. 2025 yılının son çeyreğinde üyelerin ihracatı ise 2024 yılının son çeyreğine göre dolar bazında yüzde 4,23 düşüş gösterdi. 

    Geçici finansal zorluklara rağmen satış sonrası pazarı üretim ve istihdamı korudu!

    Anket sonuçlarını değerlendiren ve 2026 yılına ait değerlendirmelerde bulunan OSS Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ali Özçete, “2025 yılı, otomotiv satış sonrası pazarı açısından küresel ve yerel ekonomik koşulların etkisinin hissedildiği ancak sektörün üretim, istihdam ve operasyonel sürekliliğini korumayı başardığı bir yıl olarak öne çıktı. Yılın ilk döneminde finansal koşullarda yaşanan sınırlı sıkılaşmaya rağmen, satış sonrası pazarı yıl genelinde dengeli bir performans sergileyerek güçlü bir kapanış yaptı. Üretim kapasitesinin korunması, istihdam seviyelerinin istikrarlı seyri ve talep tarafındaki süreklilik, sektörün finansal dayanıklılığını ortaya koydu. Bu yönüyle 2025 yılı, satış sonrası pazarı için bir ‘finansal güven ve dayanıklılık testi’ niteliği taşırken, sektör bu süreci başarıyla geride bıraktı” dedi. 

    Rekor iç pazar satış sonrası pazarının geleceğini güvence altına alıyor!

    Otomotiv satış sonrası pazarının dinamikleri önemli ölçüde değiştiğini ifade eden Ali Özçete, şöyle devam etti:“Son iki yıldır dövizde yaşanan görece stabilizasyon, yedek parça fiyatlarındaki artışı enflasyon oranının altında tuttu ancak aynı dönemde işçilik maliyetleri, gerek personel giderleri gerekse kira ve işletme maliyetleri nedeniyle enflasyonun oldukça üzerinde seyretti. Sektörde ilk kez işçilik maliyetlerinin yedek parça maliyetlerini geride bıraktığını görüyoruz. Bu tablo, hem hizmet sunan işletmeleri hem de nihai tüketiciyi doğrudan etkileyen bir maliyet baskısı yaratıyor. Öte yandan Türkiye’de araç parkının yaş ortalamasının yüksek olması, bakım ve yedek parça ihtiyacını canlı tutuyor; bu da uzun vadede satış sonrası pazarı için güçlü ve süreklilik arz eden bir talep zemini oluşturuyor. Bununla birlikte, son üç yıldır üst üste kırılan sıfır araç satış rekorları ve kişi başına düşen araç sayısındaki artış, araç sahipliğinin yaygınlaştığını ve satış sonrası pazarının önümüzdeki dönemde daha geniş bir müşteri tabanına hitap edeceğini ortaya koyuyor. Ayrıca 2024’te satılan yaklaşık 1,2 milyon aracın büyük bölümünün 2026 yılında garanti kapsamından çıkacak olması, satış sonrası pazarına olan bakım, onarım ve yedek parça talebinin artarak devam edeceğine işaret ediyor.”

    Satış sonrası sektörü Türkiye otomotiv ihracatının omurgası! 

    2025 yılında satış sonrası ihracat pazarının da güçlü bir görünüm ortaya koyduğunu vurgulayan Ali Özçete,“Tedarik endüstrisi ihracatı 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 6 artarak 15 milyar 770 milyon dolar seviyesine ulaştı ve toplam otomotiv ihracatının yüzde 38’ini oluşturdu. Bu yüksek pay, satış sonrası sektörünün Türkiye otomotiv ihracatının omurgası olmaya devam ettiğini gösteriyor. Başta Almanya ve Fransa olmak üzere Avrupa Birliği pazarlarında talebin istikrarlı biçimde artması, sektörün rekabetçiliğinin korunduğunu teyit ediyor. Bu tablo, 2026’da satış sonrası pazarının sürdürülebilir büyümesini destekleyen en önemli yapı taşlarından biri olarak öne çıkıyor” diye konuştu.

  • Otomotiv Sanayii Derneği, 2025’in İlk 11 Aylık Verilerini Açıkladı

    Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) 2025 yılının ilk 11 aylık dönemine ilişkin verileri açıkladı. Geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4 artış gösteren toplam üretim 1 milyon 295 bin 31 adet olarak gerçekleşti. Geçen yılın ilk 11 aylık dönemine göre yüzde 3 azalan otomobil üretimi ise 796 bin 276 adede ulaştı. Traktör üretimiyle birlikte toplam üretim ise 1 milyon 320 bin 119 adet olarak gerçekleşti. Ticari araç grubunda, yılın ilk 11 ayında üretim yüzde 19, hafif ticari araç grubunda yüzde 21, ağır ticari araç grubunda ise yüzde 1 arttı. 2024 yılının ilk 11 aylık dönemine göre ticari araç pazarı yüzde 5, hafif ticari araç pazarı ise yüzde 7 artarken ağır ticari araç pazarı yüzde 4 geriledi. Yılın ilk 11 ayında, bir önceki yılın aynı dönemine göre, toplam otomotiv ihracatı adet bazında yüzde 5 artarken otomobil ihracatı ise yüzde 8 azaldı. Bu dönemde, toplam ihracat 960 bin 989 adet, otomobil ihracatı ise 546 bin 435 adet düzeyinde gerçekleşti. 2025’in ocak-kasım döneminde toplam pazar, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10 artarak 1 milyon 215 bin 876 adetten kapandı. Bu dönemde, otomobil pazarı da yüzde 11’lik artış sağladı ve 938 bin 177 adede ulaştı. 

    Türkiye otomotiv sanayisine yön veren 13 üyesiyle sektörün çatı kuruluşu konumunda olan Otomotiv Sanayii Derneği (OSD), 2025 yılının ocak-kasım dönemine ait üretim ve ihracat adetleri ile pazar verilerini açıkladı. Buna göre, yılın ilk 11 aylık döneminde toplam otomotiv üretimi bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 4 arttı ve 1 milyon 295 bin 31 adede ulaştı. Otomobil üretimi ise yüzde 3 azalarak 796 bin 276 adet olarak gerçekleşti. Traktör üretimiyle birlikte toplam üretim ise 1 milyon 320 bin 119 adedi buldu. Yılın ilk 11 aylık döneminde ticari araç grubunda üretim bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 19, hafif ticari araç grubunda yüzde 21, ağır ticari araç grubunda ise yüzde 1 arttı. Bu dönemde, otomotiv sanayisinin kapasite kullanım oranı yüzde 66 olarak gerçekleşti. Araç grubu bazında kapasite kullanım oranları ise hafif araçlarda (otomobil + hafif ticari araç) yüzde 68, kamyon grubunda yüzde 57, otobüs-midibüs grubunda yüzde 67 ve traktörde yüzde 37 seviyesinde gerçekleşti.

    İhracat yılın son ayına 37 milyar dolar ile giriş yaptı!

    Yılın ilk 11 aylık döneminde otomotiv ihracatı geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre adet bazında yüzde 5 artarak 960 bin 989 adet olarak gerçekleşti. Bu dönemde otomobil ihracatı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 8 düşüş kaydederken, ticari araç ihracatı ise yüzde 30 oranında arttı. Traktör ihracatı da 2024 yılının aynı dönemine göre yüzde 16 azalarak 10 bin 377 adet olarak gerçekleşti. Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre, toplam otomotiv sanayi ihracatı, 2025’in ilk 11 aylık döneminde yüzde 18 ile sektörel ihracat sıralamasında liderliğini korudu. Uludağ İhracatçı Birlikleri (UİB) verilerine göre, ilk 11 aylık dönemde toplam otomotiv ihracatı 37 milyar dolar oldu. Aynı dönemde otomobil ihracatı ise yüzde 6 artışla 10,6 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Bu dönemde, dolar bazında ana sanayi ihracatı yüzde 15, tedarik sanayi ihracatı ise yüzde 6 oranında arttı.

    Pazar ilk 11 ayda 1,2 milyon adedi aştı! 

    2025’in ilk 11 aylık döneminde toplam pazar, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 10 artarak 1 milyon 215 bin 876 adet düzeyinde gerçekleşti. Bu dönemde, otomobil pazarı da yüzde 11 oranında artış sağladı ve 938 bin 177 adet oldu. Ticari araç pazarına bakıldığında ise yılın ilk 11 ayında, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla toplam ticari araç pazarı yüzde 5, hafif ticari araç pazarı ise yüzde 7 büyürken ağır ticari araç pazarında yüzde 4 gerileme yaşandı. 2025 yılı ocak-ekim döneminde otomobil satışlarındaki yerli araç payı yüzde 30, hafif ticari araç pazarında yerli araç payı ise yüzde 21 olarak gerçekleşti. 

  • Auto King’in Mini Onarım Ağı Türkiye Sigorta ile Güçleniyor

    Türkiye’nin öncü oto bakım ve onarım markası Auto King Oto Servis, sigorta sektöründeki güçlü iş birliklerine bir yenisini daha ekledi. Türkiye Sigorta ile yapılan stratejik anlaşma sayesinde Auto King’in milyonlarca araç sahibine sunduğu yenilikçi mini onarım hizmetleri artık çok daha geniş bir kitleye ulaşacak.

    Mini onarım konseptini Türkiye’de sigortacılık sektörüne entegre eden ilk marka olan Auto King Oto Servis, hizmet ağını genişletmeyi sürdürüyor. Hali hazırda Anadolu Sigorta, AXA Sigorta, Ankara Sigorta, Şeker Sigorta, Ak Sigorta, Hepiyi Sigorta, Neova Sigorta, Quick Sigorta ve Unico Sigorta iş birliklerini sürdüren Auto King, şimdi de Türkiye’nin önde gelen sigorta şirketlerinden Türkiye Sigorta’nın çözüm ortağı oldu.

    25 yılı aşkın deneyimiyle Türkiye genelinde 41 ilde, 44 servis noktasında faaliyet gösteren Auto King Oto Servis, bu anlaşmayla birlikte sigorta şirketlerine operasyonel verimlilik, sigortalı müşterilere ise hızlı, ekonomik ve güvenilir onarım çözümleri sunma hedefini güçlendiriyor.

    “SEKTÖRDEKİ ERİŞİMİMİZİ DAHA DA GENİŞLETECEK”

    Auto King Oto Servis Genel Müdürü Serkan Süer, yapılan iş birliğinin önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Sigorta sektöründeki çözüm ortaklıklarımızı güçlendirmeye ve müşterilerimize hızlı, kaliteli ve maliyet avantajı sağlayan hizmetler sunmaya devam ediyoruz. Türkiye’nin en büyük sigorta şirketlerinden biri olan Türkiye Sigorta’nın da bu güçlü yapıya katılması, sektördeki erişimimizi daha da genişletecek ve daha fazla araç sahibinin hayatını kolaylaştıracak olmasından büyük mutluluk duyuyoruz.”

    HEM ARACIN ORİJİNALLİĞİ KORUNUYOR HEM DE TASARRUF SAĞLANIYOR

    Auto King Oto Servis’in sektöre kazandırdığı mini onarım konsepti, araçlarda meydana gelen küçük çaplı hasarların, parça değişimine gerek kalmadan modern tekniklerle onarılmasını mümkün kılıyor. Bu uygulama, aracın orijinal yapısını korurken sigorta şirketlerine maliyet avantajı sağlıyor ve ülke ekonomisine de önemli katkıda bulunuyor. Yaygın servis ağı, güçlü dijital altyapısı ve alanında uzman ekibiyle Auto King, iş ortaklarının ve müşterilerinin değişen ihtiyaçlarına yenilikçi çözümler sunmayı sürdürüyor.

  • Türkiye’de ‘Kapılar’ Otomobil Hasarlarında 1.Sırada

    2003 yılından bu yana her türlü marka ve model araca bakım, onarım ve servis hizmeti veren Homer Smart Auto Services, 20 yıldır oluşturduğu ve yaklaşık 1 milyonluk işlem bilgisi içeren “Türkiye Araç Hasar Raporu İstatistiği”ni açıkladı. Akıllı teknoloji uygulamalarıyla ile ‘tek tuşla” yol yardımı sağlayan Homer, trafik kazalarının azalması için araç servis ve bakım hizmeti sağlayan ve oluşan hasarları en doğru ve efektif biçimde çözen bir teknoloji şirketi.

    Rapora göre trafik kazalarında otomobillerin en çok hasar alan kısmı araç kapıları. Bu bilgi; trafikte yandan çarpmaların en fazla kaza vakası olduğunu ortaya koyuyor. İkinci sırada ön tampon ve üçüncü sırada ise ön çamurluk bulunuyor. Hasar alan diğer parçalar ise sırasıyla şu şekilde: 

    1. Kapılar 

    2. Ön tampon

    3. Ön çamurluk

    4. Arka tampon

    5. Arka çamurluk

    6. Arka panel

    7. Motor kaputu

    8. Ön süspansiyon

    9. Far ve sinyaller

    10. Bagaj kapağı

    Işıksal:  ‘Yolculuk keyfinin hiç kesilmediği bir dünya mümkün ve biz bunun için varız’’ 

    Yılda yaklaşık 30 bin araç onarımı gerçekleştirdiklerine ve 4,5 milyon yedek parça datası yönettiklerine vurgu yapan HOMER Genel Müdürü Erkan Fuat Işıksal “Gerçekleştirdiğimiz bu istatistiki çalışmayı önümüzdeki günlerde detaylandırılarak bir kez daha kamuoyu ile paylaşacağız. Sahada görev alan 1500’den fazla çalışanımızla Türkiye’nin her yerinde, aynı standartlarda fiyat, gerektiğinde orijinal yedek parça ve kaliteli işçilik garantisi sunan tek servis markasıyız. Yolculuk keyfinin hiç kesilmediği bir dünya mümkün ve biz bunun için varız” dedi. 

    Elektrikli arabalar da dahil olmak üzere, her türlü marka ve model aracın hasar ve mekanik onarımı, boyasız göçük düzeltme işlemleri, lastik saklama, çekici, yolda onarım hizmetleri, Türkiye genelinde tek merkezden 360 derece süreç yönetimi ile sağlanıyor. 

  • Otomotiv Sanayii Derneği, 2025’in İlk 6 Aylık Verilerini Açıkladı

    Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) 2025 yılının ilk 6 aylık dönemine ilişkin verileri açıkladı. Geçen yılın aynı dönemiyle paralel seyreden toplam üretim 706 bin 422 adet olarak gerçekleşti. Geçen yılın ilk 6 aylık dönemine göre yüzde 5 azalan otomobil üretimi ise 439 bin 101 adet oldu. Traktör üretimiyle birlikte toplam üretim ise 722 bin 309 adet olarak gerçekleşti. Ticari araç grubunda, yılın ilk 6 ayında üretim yüzde 9, hafif ticari araç grubunda yüzde 11 artarken ağır ticari araç grubunda yüzde 13 geriledi. 2024 yılının ilk 6 aylık dönemine göre ticari araç pazarı yüzde 2, hafif ticari araç pazarı yüzde 4 artarken ağır ticari araç pazarı yüzde 8 geriledi. Yılın ilk 6 ayında, bir önceki yılın aynı dönemine göre, toplam otomotiv ihracatı adet bazında yüzde 8 artarken otomobil ihracatı ise yüzde 6 azaldı. Bu dönemde, toplam ihracat 530 bin 322 adet, otomobil ihracatı ise 302 bin 759 adet düzeyinde gerçekleşti. 2025’in ilk yarısında toplam pazar, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5 artarak 629 bin 56 adetten kapandı. Bu dönemde, otomobil pazarı da yüzde 5’lik artış sağladı ve 488 bin 3 adede ulaştı.

    Türkiye otomotiv sanayisine yön veren 13 üyesiyle sektörün çatı kuruluşu konumunda olan Otomotiv Sanayii Derneği (OSD), 2025 yılının Ocak-Haziran dönemine ait üretim ve ihracat adetleri ile pazar verilerini açıkladı. Buna göre, yılın ilk 6 aylık döneminde toplam otomotiv üretimi bir önceki yılın aynı dönemiyle paralel seyretti ve 706 bin 422 adet olarak gerçekleşti. Otomobil üretimi ise yüzde 5 azalarak 439 bin 101 adet olarak gerçekleşti. Traktör üretimiyle birlikte toplam üretim ise 722 bin 309 adedi buldu. Yılın ilk altı aylık döneminde ticari araç grubunda üretim bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 9, hafif ticari araç grubunda yüzde 11 artarken ağır ticari araç grubunda ise yüzde 13 geriledi. Bu dönemde, otomotiv sanayisinin kapasite kullanım oranı yüzde 67 olarak gerçekleşti. Araç grubu bazında kapasite kullanım oranları ise hafif araçlarda (otomobil + hafif ticari araç) yüzde 68, kamyon grubunda yüzde 56, otobüs-midibüs grubunda yüzde 63 ve traktörde yüzde 42 seviyesinde gerçekleşti.

    İlk 6 ayda ihracat 20 milyar dolara ulaştı!

    Yılın ilk altı aylık döneminde otomotiv ihracatı geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre adet bazında yüzde 8 artarak 530 bin 322 adet olarak gerçekleşti. Bu dönemde otomobil ihracatı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 6 düşüş kaydederken, ticari araç ihracatı ise yüzde 32 oranında arttı. Traktör ihracatı ise 2024 yılının aynı dönemine göre yüzde 37 azalarak 5 bin 269 adet olarak gerçekleşti. Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre, toplam otomotiv sanayi ihracatı, 2025’in ilk altı aylık döneminde yüzde 17,6 ile sektörel ihracat sıralamasında ilk sıradaki yerini korudu. Uludağ İhracatçı Birlikleri (UİB) verilerine göre, ilk altı aylık dönemde toplam otomotiv ihracatı 19,7 milyar dolar oldu. Aynı dönemde otomobil ihracatı ise yüzde 12 artışla 5,8 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Bu dönemde, dolar bazında ana sanayi ihracatı yüzde 15, tedarik sanayi ihracatı ise yüzde 7 oranında arttı.

    Toplam pazar ilk 6 ayda 629 bin adedi aştı!

    2025’in ilk yarısında toplam pazar, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 5 artarak 629 bin 56 adet düzeyinde gerçekleşti. Bu dönemde, otomobil pazarı da yüzde 5 oranında artış sağladı ve 488 bin 3 adet oldu. Ticari araç pazarına bakıldığında ise yılın ilk altı ayında, bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla toplam ticari araç pazarı yüzde 2,  hafif ticari araç pazarı yüzde 4 büyürken ağır ticari araç pazarında yüzde 8 gerileme yaşandı. 2025 yılı Ocak-Haziran döneminde otomobil satışlarındaki yerli araç payı yüzde 29, hafif ticari araç pazarında yerli araç payı ise yüzde 20 olarak gerçekleşti.

  • Saim Aşçı: “Otomotiv Sektörünün Merkezinde Artık Çin Gerçeği Var”

    2024 yılı itibarıyla Türkiye yollarında 150 bini aşkın elektrikli araç yer alırken, bunların %30’undan fazlasını Çin menşeli otomobiller oluşturuyor. Yükselen bu trend, yalnızca araç parkını değil, 8,6 milyar dolarlık satış sonrası pazarı da derinden etkilemeye başladı. Özellikle BYD’nin Manisa’da 1 milyar dolarlık yatırımla kurduğu, yıllık 150 bin araç kapasiteli üretim tesisiyle birlikte, servis, bakım ve yedek parça dinamikleri yeniden şekilleniyor. İstanbul Ticaret Odası 52’nci Komite Başkanı ve Motor Aşin CEO’su Saim Aşçı, Çinli markaların yükselişine dair şu değerlendirmeyi yaptı:

    “Satılan her otomobilin ardında 10-15 yıl sürecek bir satış sonrası yaşam döngüsü var. Bugün pazarı domine eden Çin markalarının yedek parça tedarik zinciri ve servis ekosistemi henüz Avrupa markalarıyla eşdeğer değil. Ancak hızla gelişiyorlar ve biz buna hazır olmalıyız.”

    Bugün Çin’den ithal ettiğimiz parçaları yarın oraya ihraç edebiliriz

    Çinli markalar hâlâ büyük ölçüde yalnızca kendi orijinal parçalarıyla çalışıyor. Bu durum, kısa vadede yerli tedarikçileri ithalat baskısı altında bıraksa da araç parkının genişlemesiyle birlikte uyumlu ve alternatif parça talebinin de hızla artacağı öngörülüyor.

    “Bugün Çin’den ithal ettiğimiz parçaları, yarın oraya ihraç etmek mümkün. Yeter ki kalite, hız ve veri yönetimi konularında kendimizi geliştirelim.” diyen Aşçı, Türkiye’deki üreticilerin Çinli devlere Tier-2 seviyesi tedarikçi olma potansiyeline dikkat çekti.

    Servis ağında bağımsız atılım dönemi

    Türkiye’de henüz geniş servis ağı kuramayan Çinli markalar, bağımsız servisler için de stratejik fırsatlar sunuyor. Eğitim, teknik destek ve hızlı parça erişimi konularındaki boşluklar, yeni iş modelleriyle doldurulabileceğini gösteriyor. Motor Aşin, bu noktada 90 ülkeye uzanan ihracat gücü ve 15 binin üzerindeki ürün çeşitliliğiyle, dönüşüm sürecinin merkezinde yer almayı hedefliyor. Aşçı, “Bu yalnızca bir ürün değişimi değil, aynı zamanda yeni bir ticari kültürün gelişimi. Artık sektörde sadece teknik değil, Çin okuryazarlığı da gerekiyor. Tedarik zekâsı, kültürel uyum ve lojistik çeviklikle ilerleyeceğiz.” dedi.

    Otomotivin dönüşüm merkezinde artık “Çin gerçeği” var

    Çin, sahip olduğu nadir toprak elementleri ve stratejik yeraltı kaynaklarıyla, küresel tedarik zincirinin kritik halkasını oluşturuyor. Ancak Çin’in etkisi yalnızca kaynak üstünlüğüyle sınırlı değil. “Yıllardır inşa ettiği güçlü altyapı, teknolojiye yaptığı agresif yatırımlar ve elde ettiği üretim deneyimi sayesinde otomotivde adeta yeni bir düzen kuruyor. Elektrikli araçlar, batarya teknolojileri ve yazılım tabanlı mobilite çözümleri gibi alanlarda yakaladığı ivme, yalnızca kendi pazarını değil, dünya genelindeki otomotiv dinamiklerini de yeniden tanımlıyor.” İfadelerini kullanan Saim Aşçı, “Bugün geldiğimiz noktada; otomotivin geleceğini konuşurken, Çin’in rolünü göz ardı etmek mümkün değil. Çünkü Çin artık sadece üretici değil, oyun değiştiren bir güç konumunda.” şeklinde devam etti.

    Sektörü uzaktan seyretmeyeceğiz, yön vereceğiz

    Çin markalarının yükselişiyle birlikte, satış sonrası sektörde hem rekabetin sertleşeceği hem de iş birliklerinin çeşitleneceği yeni bir döneme giriliyor. Bu dönüşümde güçlü tedarik yapısı, dijitalleşme ve stratejik adaptasyon en kritik başlıklar olacağını aktaran Aşçı “Otomotiv ekosisteminde artık değişimi seyretmek değil, yön vermek isteyenlerin çağına giriyoruz. Seyretmeyeceğiz, yön vereceğiz” açıklamasını yaptı.