Modern otomobiller, sürücünün hayatını kolaylaştırmak için geliştirilen elektronik sistemlerle dolu. Otomatik şanzımanlar, dijital klima üniteleri, sürüş destek sistemleri ve onlarca kontrol düğmesi, konforu üst seviyeye taşıyor. Ancak bu sistemlerin büyük kısmı, doğru kullanım varsayımı üzerine tasarlanıyor. Yani üretici, sürücünün bazı temel prensiplere uyacağını kabul ediyor. Türkiye’de servis kayıtları ise bu varsayımın çoğu zaman karşılanmadığını açıkça gösteriyor.
Yetkili servis istatistiklerine göre, mekanik arızaların yaklaşık %30’u kullanıcı kaynaklı yanlış alışkanlıklardan oluşuyor. Üstelik bu hataların büyük kısmı, sürücüler tarafından “zararsız” olarak görülüyor. Asıl sorun da burada başlıyor.

Otomatik vitesli araçlarda “P” konumu, sanıldığı gibi park freninin yerine geçen bir sistem değil. Şanzıman içinde bulunan ve “park mandalı” olarak adlandırılan küçük metal kilit, sadece araç tamamen sabitken destekleyici bir güvenlik görevi üstleniyor.
Park freni kullanılmadan araç P konumuna alındığında, özellikle eğimli zeminde aracın tüm ağırlığı bu parçaya biniyor. Zamanla metal yorgunluğu oluşuyor ve mandal kırıldığında:
Araç P konumundayken kayabiliyor
Şanzıman kilidi devre dışı kalıyor
Komple şanzıman sökümü gerekebiliyor
Bu tür bir onarımın Türkiye’deki ortalama maliyeti, araç modeline göre 150 bin TL’yi aşabiliyor.
Sıcak yaz günlerinde araca biner binmez “Max AC” düğmesine basmak, sürücüler için refleks hâline gelmiş durumda. Ancak teknik açıdan bakıldığında bu hamle, klima kompresörüne ani ve yüksek tork bindiriyor.
Özellikle turbo motorlu ve start-stop sistemli araçlarda:
Kompresör aniden maksimum basınca çıkıyor
Motor rölanti devrinde ekstra yük altında kalıyor
Kayış sistemi ve rulmanlar daha hızlı yıpranıyor
Uzmanlar, ilk 1-2 dakika camlar açık şekilde havalandırma yapılmasının, klima sisteminin ömrünü %15-20 oranında uzattığını belirtiyor.
İç hava sirkülasyonu düğmesi, kısa süreli kullanımlar için tasarlanmıştır. Ancak kış aylarında sürekli açık bırakıldığında araç içinde nem oranı hızla yükselir. Bu durum yalnızca cam buğulanmasına değil, uzun vadede daha ciddi sorunlara yol açar.
Servis kayıtlarına göre:
Sürekli iç hava kullanımı
Havalandırma kanallarında bakteri ve küf oluşumu
Koku problemleri
Polen filtresi tıkanıklığı
Bu tür sorunların temizliği ve parça değişimi, basit bir düğme alışkanlığı yüzünden binlerce liralık masrafa dönüşebiliyor.

“Otomatik zaten” düşüncesiyle araç tam durmadan D’den R’ye ya da R’den D’ye geçmek, şanzıman dişlileri için en yıpratıcı davranışlardan biri. Bu sırada tork konvertörü ve planet dişli seti ters yüklemeye maruz kalıyor.
Sonuçları ise genellikle geç fark ediliyor:
Vites geçişlerinde vuruntu
Gecikmeli tepki
Şanzıman beyni arızaları
Bu tür bir kullanım, şanzımanın ömrünü %30’a varan oranda kısaltabiliyor.
Çekiş kontrolü ve denge sistemleri, sadece acemi sürücüler için değil. Özellikle yağmur ve düşük tutuşlu zeminlerde bu sistemlerin kapalı kalması, lastiklerin ani patinaja girmesine neden oluyor.
Türkiye Sigorta Birliği verilerine göre, kayıp kontrol kazalarının %18’i elektronik sistemlerin devre dışı bırakılmasıyla ilişkilendiriliyor. Bu da yalnızca mekanik değil, ciddi kaporta ve şasi hasarlarını beraberinde getiriyor.
Hız sabitleyici sistemler, tekerleklerin yol tutuşunu sürekli varsayarak çalışır. Islak zeminde kızaklama başladığında sistem, hız düşüşünü algılayıp gaz vermeye devam eder. Bu da kontrol kaybını derinleştirir.
Bu yüzden üreticilerin büyük bölümü, kullanım kılavuzlarında açıkça şu uyarıyı yapar:
“Yağışlı ve kaygan zeminde hız sabitleyici kullanmayın.”

Araç stop edildikten sonra açık bırakılan koltuk ısıtıcıları, multimedya sistemi veya silecekler, bir sonraki marş anında aküyü zorlar. Özellikle kısa mesafeli kullanım yapan sürücülerde bu durum kronik hâle gelir.
Sonuç:
Akü ömrü kısalır
Marş motoru zorlanır
Soğuk havalarda araç çalışmayabilir
Cam tamamen açıldıktan veya kapandıktan sonra düğmeye basmaya devam etmek, cam motorunun limit anahtarlarını zorlar. Regülatör arızalarının önemli bir kısmı bu alışkanlıktan kaynaklanır.
Bu arıza genellikle “cam yarıda kaldı” şikâyetiyle servise gelir ve çoğu zaman komple mekanizma değişimi gerekir.

Modern otomobiller eskisinden daha akıllı ama aynı zamanda daha hassas. Bir düğmeye bilinçsizce basmak, geçmişte sadece rahatsız edici bir ses çıkarırken bugün ciddi mekanik arızalara yol açabiliyor. Aracı korumanın yolu pahalı bakımlardan değil, doğru kullanım alışkanlıklarından geçiyor. Sürücü bilinçlenmedikçe teknoloji avantaj değil, maliyet üretmeye devam edecek.
GÜNDEM
08 Ocak 2026GÜNDEM
08 Ocak 2026GÜNDEM
08 Ocak 2026GÜNDEM
08 Ocak 2026GÜNDEM
08 Ocak 2026GÜNDEM
08 Ocak 2026GÜNDEM
08 Ocak 2026GENEL
08 Ocak 2026
1
Trump’tan seçim sonrası ilk mülakat
7812 kez okundu
2
Avusturya başbakanı Sebastian Kurz ile ilgili bilinmeyenler
4742 kez okundu
3
Joe Biden 6 aylık hedeflerini açıkladı. Senato buz gibi…
3916 kez okundu
4
Putin’den Ermenistan’ı yıkan açıklama: Karabağ Azerbaycan’ın ayrılmaz bir parçasıdır!
2151 kez okundu
5
Kıvanç Tatlıtuğ’dan evliliğine dair çok çarpıcı röportaj.
2034 kez okundu