DOLAR 43,1305 0%
EURO 50,4010 0.35%
ALTIN 6.381,202,09
BITCOIN 39154760,21%
İstanbul

HAFİF YAĞMUR

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

31 okunma

Rekorun ardından belirsizlik kapıda

ABONE OL
12 Ocak 2026 08:53
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Türkiye otomotiv sektörü rekorlar ile dolu bir yılı geride bıraktı. Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği (ODMD) verilerine göre, otomotiv pazarı 2025’i yaklaşık yüzde 10.5’lik artışla 1 milyon 368 bin 400 adetle tamamladı.

Hafif ticari araç pazarı da geçen yılı 283 bin 904 adetle, artık milyon sınırını aşan binek araç pazarı ise 1 milyon 84 bin 496 adetle yılı kapattı. Böylece, pazarda tarihin en yüksek satış adetlerine ulaşıldı.

Sektörün 2025 sonuçların açıklanmasının ardından ise artık gözler 2026’ya çevrilmiş durumda.

Öyle ki, pazar rakamlarının açıklandığı ODMD Satış ve İletişim Ödülleri töreninde bir konuşma yapan ODMD Yönetim Kurulu Başkanı Ali Haydar Bozkurt, 2026 için dikkat çeken ifadeler kullandı.

Bozkurt, “Artık 1.5 milyon adede çıkabileceğimizi, hatta bu seviyenin de aşılabileceğini konuşmaya başladık. 2026 yılının da geçen yıla paralel bir sonuçla tamamlanacağını öngörüyoruz. Ekonomistlerin değerlendirmelerine bakıldığında, 2026 yılının ilk yarısının büyük ölçüde 2025’in devamı niteliğinde olacağı öngörülüyor. Yılın ikinci yarısı için ise küresel gelişmeleri ve ekonomik göstergeleri yakından takip etmek gerekecek” ifadelerini kullandı.

İşte bu ifadeler, sektörün yılın ikinci yarısını tahmin etmekte zorlandığını gösteriyor. Zaten yaşanan son gelişmeler de, sektörün tahmin yapmakta güçlük çekmesini haklı çıkartıyor.

Hatırlanacak olursa, Avrupa Komisyonu’nun önceki haftalarda açıkladığı yeni ‘otomotiv paketinde’, 2035’e kadar sıfır emisyona geçme hedefleri esnetilmiş, bu tarihten sonra da içten yanmalı motora sahip araçların satışına izin verilmesi hedeflenmişti.

Fakat, açıklanan yeni planda, AB’de otomotiv ürünlerine uygulanacak teşvikler için ‘Made in EU’ yani ‘Avrupa’da üretilmiştir’ koşulu getirilmişti.

İşte bu yeni uygulamanın, otomotiv ihracatının yüzde 60’ını Avrupa’ya gerçekleştiren ve Avrupa’nın da en büyük ikinci otomotiv ithalatçısı olan Türkiye’yi nasıl etkileyeceği şimdiden en çok merak edilen konuların başında geliyor.

Bu konudaki en net cevabın ise bu hafta içinde Otomotiv Sanayii Derneği’nden (OSD) gelmesi bekleniyor.

Toparlayacak olursak, sektör 2026’ya önemli bir bilinmez ile girmiş durumda. Dolayısı ile 2026’daki otomotiv gündeminin en önemli başlığının ‘Avrupa’ olacağı şimdiden belli oldu.

Peki, tüm bunlar otomotiv ekosisteminin önemli paydaşları olan ikinci el araç ve satış sonrası sektörlerini nasıl etkiliyor? Bu yazımızda gelin bu sorununun yanıtını birlikte arayalım…

“İKİNCİ ELDE ÖNEMLİ EŞİK AŞILDI”

İkinci el araç platformu VavaCars, son bir yılda ikinci el araç fiyatlarının yüzde 18.6 arttığını bildirdi. Aynı dönemde enflasyon yüzde 30,89, dolar yüzde 21,4 ve euro yüzde 36,9 oranında yükseldi. Böylece, araç fiyatlarındaki artış enflasyonun altında kalmış oldu.

Yapılan açıklamaya göre, Aralık ayında ikinci el araç pazarı yılın en güçlü performansını sergileyerek büyüme kaydetti. Rapora göre, aralık ayında otomobil fiyatları ortalama yüzde 0,11 artarak genel enflasyon artışının altında kaldı. Aralık ayına da yansıyan sınırlı artış, piyasada fiyat baskısının hala kuvvetli olduğunu gösterdi.

2025 yılı geneline bakıldığında ise hem sıfır araç hem de ikinci el araç pazarında büyüme görülürken, ikinci el araç pazarının yıllık toplam satış adedinin 7 milyon seviyesini aşması dikkat çekti. Fiyatların enflasyonun altında seyretmesi, hem satın alma niyetinde olan tüketiciler hem de aracını satarak farklı alternatifleri değerlendirmek isteyenler için önemli bir fırsat dönemi yarattı.

VavaCars Ticari Grup Başkanı Serdıl Gözelekli, 2025’in son iki ayının, ikinci el otomobil piyasası açısından önemli bir eşik niteliği taşıdığını bildirdi.

Gözelekli, “Önceki aylarda fiyatlar nominal olarak artış gösterirken reel bazda gerileme eğilimindeydi. Ancak yılın son iki ayında fiyatların yatay seyretmesi, fiyat endeksinde nominal anlamda da bir direnç oluştuğunu gösterdi. Sıfır araç pazarında yoğunlaşan kampanyalar, ikinci el araç piyasasına da olumlu şekilde yansıdı. Tüm bu gelişmeler, piyasanın yılı güçlü bir performansla tamamlamasını sağladı” dedi.

“2026’YI KUR, FAİZ, ENFLASYON BELİRLEYECEK”

Arabam.com CEO’su Önder Oğuzhan de, “2025 yılının, ikinci el otomobil pazarı açısından regülasyonlar ve finansal koşulların belirlediği dinamik bir dönem olduğuna değindi.

Oğuzhan, “6 ay-6 bin km kuralının sürmesi stokçuluk ve spekülatif fiyat artışlarının önüne geçilmesini sağladı. E-İlan Doğrulama Sistemi’nin devreye alınması, piyasanın şeffaflığını artırdı. Mart ayında taşıt kredisi faizlerinde yapılan indirim, krediyle araç almak isteyenler için ertelenmiş talebi geri getirdi. Temmuzdaki ÖTV matrah güncellemeleri ise orta segment araçlara ilgiyi artırdı. Nominal fiyatlarda sınırlı artışlar görülse de reel fiyatlar yıl boyunca gerileme eğilimindeydi. Bu durum, 2025 boyunca ikinci el otomobilleri tüketici açısından cazip bir seçenek haline getirdi” dedi.

2026 yılına dair öngörülerini de paylaşan Oğuzhan, “2026’da da sektörde yönü belirleyecek ana unsurlar kur hareketleri, enflasyon görünümü, faiz politikaları ve ithalat düzenlemeleri olmaya devam edecek. Sıfır kilometre araç fiyatlarında ani artışların önüne geçilmesi hem talebin canlı kalmasını sağlayacak hem de ikinci el pazarında fiyat dengesini koruyacaktır. Hibrit ve elektrikli araçlara yönelik vergi politikaları ile olası matrah düzenlemeleri sektörü doğrudan etkileyecek” ifadelerini kullandı.

“İŞİMİZ YENİ BAŞLIYOR”

Otomotiv Satış Sonrası Ürün ve Hizmetleri Derneği (OSS) Başkanı Ali Özçete ise, satış sonrası sektörünün 2026’dan beklentisinin yüksek olduğunu kaydetti.

2023 yılının sektör açısından olağanüstü bir yıl olduğunu vurgulayan Özçete, “Pandemiden çıkışla birlikte ertelenmiş talep hızla devreye girdi; bakımlar yapıldı, araçlar yenilendi ve olması gerekenden çok daha yüksek bir iş hacmi oluştu. Ancak asıl hata, 2023’ü normal kabul etmekti” dedi.

Özçete, 2024 ve 2025’in kötü yıllar olmadığını ancak artık yeni normallerin devrede olduğunu belirterek, “Bugün yaşadığımız tablo, beğensek de beğenmesek de yeni normal. Daha pahalı işçilik, daha sıkı rekabet, daha düşük marjlar ve daha seçici bir müşteri profiliyle karşı karşıyayız. Eski alışkanlıklarla bu yeni dönemi yönetemeyiz. Bu bir başarısızlık değil; açıkça bir iklim değişimi” ifadelerini kullandı.

Avrupa pazarlarında yaşanan daralmanın, küresel hedeflerin Türkiye gibi görece canlı pazarlara yönlendirilmesine neden olduğunu da belirten Özçete, “Bu durum, Türkiye’de faaliyet gösteren sektör paydaşlarının daha yüksek büyüme beklentileriyle karşı karşıya kalmasına yol açtı. 2024’te satılan yaklaşık 1.2 milyon aracın büyük bölümü 2026 yılında garanti kapsamından çıkacak. Bu; bakım, onarım, servis ve yedek parça demek. Yani bu sektörün işi bitmiyor, asıl şimdi başlıyor” diye konuştu.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP