DOLAR 47,89240,05%
EURO 55,56120,23%
ALTIN 6.769,800,48
BITCOIN 30438450,40%
İstanbul
25°

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

X
10 okunma

Türkiye için kritik çağrı: “Avrupa kaybetmek istemiyorsa Türkiye’yi dışarıda bırakmamalı”

ABONE OL
17 Ağustos 2026 11:46
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Hyundai Motor Europe Başkanı Xavier Martinet, Türkiye’nin Avrupa Birliği’nin Sanayi Hızlandırma Yasası kapsamında değerlendirilmesinin hem Türkiye hem de Avrupa açısından en rasyonel seçenek olduğunu söyledi. Martinet, Türkiye’nin kapsam dışında bırakılması halinde üretim maliyetlerinin artabileceği uyarısında bulunarak, “Kazan-kazan değil, kaybet-kaybet durumu yaşanır” dedi.

ALİ YILDIRIM – İZMİT

Türkiye otomotiv sanayisi, elektrikli araç üretiminde yeni bir döneme girerken, sektörün Avrupa ile olan entegrasyonunun geleceği de kritik bir başlık haline geldi. Hyundai’nin İzmit’te yüzde 100 elektrikli araç üretimine başlamasıyla birlikte, Türkiye’nin Avrupa’nın yeni sanayi politikaları kapsamında nasıl konumlandırılacağı tartışması yeniden gündeme geldi. Hyundai Motor Europe Başkanı Xavier Martinet, Türkiye’nin Avrupa’nın üretim ekosisteminin dışında değerlendirilmesinin yalnızca Türkiye açısından değil, Avrupa açısından da olumsuz sonuçlar doğurabileceğini söyledi. Hyundai’nin İzmit fabrikasında IONIQ 3 üretiminin başlaması nedeniyle Türkiye’ye gelen Martinet, Türkiye’nin Avrupa otomotiv sanayisiyle 30 yılı aşkın süredir devam eden güçlü bir entegrasyona sahip olduğunu vurguladı.

“Türkiye Avrupa’nın önemli ortaklarından biri”

Türkiye’nin ‘Made in Europe’ kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirten Martinet, henüz bu konuda kesinleşmiş bir karar bulunmadığını söyledi. Martinet, Türkiye ile Avrupa arasındaki ticari ilişkinin karşılıklı bir yapıya sahip olduğuna dikkat çekerek, özellikle otomotiv ticaretinde iki yönlü güçlü bir akış bulunduğunu belirtti. Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki Gümrük Birliği’nin de bu ilişkinin önemli unsurlarından biri olduğunu ifade eden Martinet, Türkiye’nin Avrupa açısından önemli bir üretim ve tedarik merkezi olduğunu dile getirdi. Martinet, Türkiye’nin IAA kapsamındaki gerekliliklere dahil edilmesinin en rasyonel yaklaşım olacağını belirterek, Türkiye’ye adil bir yaklaşım sergilenmesini beklediklerini söyledi.

“Sadece fabrikayı taşımaktan bahsetmiyoruz”

Türkiye’nin kapsam dışında bırakılması ihtimaline karşı Hyundai’nin alternatif senaryolar üzerinde çalıştığını belirten Martinet, buna rağmen henüz herhangi bir karar alınmadığını vurguladı. Olası bir değişikliğin yalnızca otomobil üretiminin başka bir ülkeye kaydırılması anlamına gelmeyeceğini belirten Martinet, asıl meselenin yıllar içerisinde oluşan üretim ekosisteminin geleceği olduğunu söyledi. Bir otomobil fabrikasının çevresinde çok sayıda tedarikçinin bulunduğuna, bu şirketlerin de kendi tedarik zincirlerine sahip olduğuna dikkat çeken Martinet, böyle bir ekosistemin başka bir bölgeye taşınmasının kolay olmadığını ifade etti. Bu nedenle Türkiye’nin kapsam içerisinde tutulmasının tüm taraflar açısından daha anlamlı olacağını belirten Martinet, Hyundai açısından da Türkiye’nin uzun vadeli stratejik önem taşıdığını vurguladı.

Avrupa otomotivinde “kaybet-kaybet” riski

Türkiye’nin Avrupa’nın yeni sanayi politikalarının dışında kalması durumunda alternatif üretim senaryolarının gündeme gelebileceğini söyleyen Martinet, bunun Avrupa açısından da maliyet yaratacağı görüşünde. Martinet, Avrupa’nın bir taraftan karbon emisyonlarını azaltmaya ve üretimi yerelleştirmeye çalışırken diğer taraftan tüketiciler için erişilebilir fiyatları koruması gerektiğine dikkat çekti. Türkiye’de üretilebilecek bazı modellerin Avrupa’da üretilmek zorunda kalmasının maliyetleri yükseltebileceğini belirten Martinet, bunun nihai olarak tüketiciye yansıyabileceğini söyledi. Martinet, daha yüksek fiyatların bazı tüketicilerin araç satın almasını zorlaştırabileceğini belirterek, böyle bir tablonun yalnızca Türkiye açısından değil Avrupa açısından da kayıp anlamına geleceğini ifade etti.

İzmit fabrikasında üretim esnekliği

Hyundai’nin Türkiye’deki üretim stratejisinin önemli unsurlarından biri ise farklı güç aktarma sistemlerine yönelik esneklik oluşturuyor. Martinet, elektrikli araçlara yönelik talebin artması halinde İzmit fabrikasında IONIQ 3 üretiminin artırılabileceğini söyledi. Elektrikli otomobil talebinin beklentilerin altında kalması durumunda ise içten yanmalı motorlu veya hibrit araçların üretim ağırlığının artırılabileceğini belirtti. “Eğer yarın müşteriler daha fazla elektrikli araç isterse, daha fazla IONIQ 3 üretiriz” diyen Martinet, üreticilerin tüketicilerin satın almayacağı araçları üretmesinin ekonomik açıdan anlamlı olmadığını söyledi.

Hyundai Türkiye’de uzun vadeli düşünüyor

Türkiye’ye kısa vadeli bir üretim merkezi olarak bakmadıklarını belirten Martinet, Hyundai’nin Türkiye operasyonlarının yaklaşık 30 yıldır Avrupa yapılanmasının önemli parçalarından biri olduğunu söyledi. Geçmişte Türkiye’de ağırlıklı olarak küçük hacimli içten yanmalı motorlu araçların üretildiğini hatırlatan Martinet, elektrikli araçların devreye girmesiyle birlikte yeni bir dönemin başladığını ifade etti. Önümüzdeki dönemde elektrikli araçların yanı sıra hidrojen ve farklı güç aktarma teknolojilerinin de üretim ekosisteminde yer alabileceğini belirten Martinet, Türkiye’nin Hyundai’nin küresel organizasyonunun temel parçalarından biri olduğunu söyledi.

Martinet: “Vergi sisteminiz konusunda oldukça yaratıcı”

Türkiye’deki otomotiv vergi sisteminin üreticilerin fiyatlama kararlarında önemli bir rol oynadığını belirten Martinet, ÖTV dilimlerindeki eşiklerin otomobil fiyatlandırmasının en kritik unsurlarından biri haline geldiğini söyledi. Vergi dilimindeki değişikliğin yalnızca eşik üzerinde kalan bölümü değil, aracın toplam fiyatını etkilediğine dikkat çeken Martinet, üreticilerin her model ve versiyon için sürekli optimizasyon yaptığını ifade etti. Buradaki hedefin yalnızca otomobili mümkün olan en düşük fiyata satmak olmadığını belirten Martinet, tüketicinin rekabetçi ve adil bir fiyata ulaşmasının yanı sıra üretici ve bayinin de sürdürülebilir şekilde kâr edebilmesi gerektiğini söyledi. Martinet, Türkiye’deki vergi sistemine ilişkin esprili bir değerlendirmede bulunarak, “Vergi sisteminiz konusunda oldukça yaratıcı olduğunuzu söyleyebilirim. Herkes araç için doğru fiyat seviyesini bulmaya çalışan adeta birer uzman haline geldi” dedi.

Eroldu: Türkiye Avrupa otomotiv zincirinin ana parçası

Cengiz Eroldu

Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Eroldu da Türkiye’nin Avrupa otomotiv değer zincirindeki konumuna dikkat çekti. Eroldu, Türkiye’nin Avrupa Birliği’nin Sanayi Hızlandırma Yasası (IAA) kapsamında ana sanayi ve tedarik sanayisiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Türkiye’nin otomotiv ihracatının yaklaşık yüzde 70’ini Avrupa’ya gerçekleştirdiğini hatırlatan Eroldu, Türkiye ile Avrupa arasındaki yaklaşık 30 yıllık entegrasyonun yalnızca ticaretten oluşmadığını, üretim, yatırım ve tedarik zincirlerinin de birbirine bağlı olduğunu belirtti. Bazı fabrikalarda yeni model ve kapasite yatırımları nedeniyle üretim hatlarında geçiş hazırlıkları yapıldığını aktaran Eroldu, söz konusu yatırımların önümüzdeki dönemde Türkiye’nin üretim ve ihracatına katkı sağlayacağını söyledi. Türkiye’de yerli üretimin iç pazardaki payının geçen yıl yüzde 29 seviyesinde olduğunu, bu yıl ise yüzde 34’e yükseldiğini belirten Eroldu, yeni modellerin üretim temposunun artmasıyla bu oranın daha da yükselebileceğini ifade etti. Eroldu, 2027 yılında Avrupa Birliği’nin IAA düzenlemesinin sektörün en önemli gündemlerinden biri olacağını belirterek, düzenlemenin Türkiye’deki mevcut yatırımların yanı sıra yeni model, kapasite ve teknoloji yatırımlarını da doğrudan etkileyebileceğini söyledi.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.