
Merhabalar,
Bildiğiğniz gibi otomotivciler olarak yılbaşından bu yana made in EU doktrini ile yatıp kalkar haldeyiz.
Geçtiğimiz Mart ayında Avrupa Komisyonu tarafından resmen açıklanan Sanayi Hızlandırma Yasası Taslağı (Industrial Accelerator Act – IAA), AB’in “Made in EU” doktrinini yasal ve finansal bir kalkana dönüştürme iradesini net olarak ortaya koymuş oldu. Geçtiğimiz Nisan ve Mayıs aylarında yaşanan yoğun diplomasi trafiği ve kritik bürokratik gelişmeler, bir yandan da bu yeni korumacılık kalkanının sınırlarını ve oyunun kurallarını netleştirmeye başladı.
Son iki ayın en somut gelişmesi, yasa taslağına ilişkin başlatılan resmi kamu istişare (public consultation) sürecinin 20 Mayıs 2026 itibarıyla tamamlanması oldu. Bu süreç boyunca Avrupalı sanayicilerden küresel ticaret ortaklarına, düşünce kuruluşlarından sivil toplum örgütlerine kadar yüzlerce aktör Brüksel’e pozisyon belgelerini sundu. Tartışmaların odağında ise oldukça radikal bir madde yer alıyor: Kamu alımlarında ve stratejik devlet desteklerinde yüzde 40 ile yüzde 100 arasında değişen “Made in EU” veya buna eş değer parça kullanımı zorunluluğu.
Bruegel gibi önde gelen Avrupalı düşünce kuruluşları, Nisan ayında yayımladıkları raporlarda bu katı yerli içerik kurallarının Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) normlarıyla çelişebileceği uyarısında bulunmuşlardı. Sanayiciler ise aceleci bir korumacılığın tedarik zinciri maliyetlerini ani şekilde fırlatabileceğinden endişe etmeye devam ediyor. Ancak tüm bu itirazlara rağmen, kıtanın imalat sanayisinin gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) içindeki payını 2035’e kadar yüzde 14,3’ten yüzde 20’ye çıkarma fikri, AB’nin geri adım atmayacağını gösteriyor.
Peki, biz Türkiye olarak bu gelişmeler karşısında neler yapıyoruz?
”Made in EU” doktrininin en sıcak hissedildiği ülkelerden biri de hiç şüphesiz biz olduk. Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki Gümrük Birliği ortaklığı, Türk menşeli ürünlerin ilkesel olarak bu yasa kapsamında “AB menşeli” sayılmasının önünü açtı aslında. Ticaret Bakanlığı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) koordinasyonunda Nisan ayında hazırlanan kapsamlı pozisyon belgesi, AB Komisyonu’na sunularak Türk sanayisinin hakları koruma altına alınmaya çalışıldı.
Peki, kritik eşik nerede? Türkiye, Gümrük Birliği üyesi olmasına rağmen AB ile “karşılıklı kamu alımları anlaşması” bulunmayan bir ülke konumunda. Yeni yasanın korumacı duvarları, Türk firmalarını AB ihalelerinde tamamen dışarıda bırakma riski taşıyordu. Mayıs ayında yürütülen yoğun mekik diplomasisi, Türk ihraç ürünlerinin bu “öncelikli tedarikçi” statüsünü kaybetmemesi adına neyse ki lehimize olmuş görünüyor. Bu sayede doktrinin getirdiği katı kurallar, madalyonun diğer yüzünde Türkiye için devasa bir doğrudan yabancı yatırım (FDI) fırsatı barındıacak hale geliyor. Özellikle son dönemde Avrupa pazarına girmekte zorlanan Çinli otomotiv ve batarya devlerinin Türkiye’ye olan ilgisi, bu yasa taslağıyla birlikte yeni bir boyut kazanacak. Türkiye’de yapılacak bir üretim, Gümrük Birliği sayesinde Avrupa pazarında “Made in EU” muamelesi görebilecek. Bu durum, küresel üreticilerin katı gümrük vergilerinden ve korumacı kotalardan kaçınmak için Türkiye’yi bir “güvenli liman” ve “üretim üssü” olarak konumlandırmasını hızlandırabilir.
Örneğin otomotiv ile ilgili olarak, ticari ve kurumsal elektrikli taşıt desteklerinde %100 “Made in EU” şartı gelmek üzere. Batarya dışındaki bileşenlerin en az %70’inin AB veya eş değer pazardan tedarik edilmesi zorunlu olacak. Bu da bize yeni yatırımların gelmesi demek.
Özetle bizleri ne bekliyor? İçinde bulunduğumuz Haziran 2026 itibarıyla kamu istişare sürecini tamamlayan yasa taslağı, şimdi Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Birliği Konseyi’nin masasında. Önümüzdeki aylarda tarafların yapacağı müzakereler ve oylamalarla son şeklini alacak. Sanayiciler için belirsizliklerin azaldığı, ancak korumacılık duvarlarının yükseldiği bir küresel ticaret dönemi gelmek üzere. Böylece AB topluluğunun ekonomik egemenliğini yeniden kazanma süreci başlayacak. Bizler, bu dönüşümü doğru okuyup yeşil sanayi yatırımlarını hızlandırdığımız ve diplomasideki yerimizi sağlamlaştırdığımız sürece, AB’nin bu yeni dönemdeki en vazgeçilmez ortaklarından biri olmaya devam edeceğiz. Ancak temaslarımıza sürekli dikkat etmeli, işi sıkı tutmalıyız. Umarım başarırız.
GÜNDEM
06 Haziran 2026GÜNDEM
06 Haziran 2026GÜNDEM
06 Haziran 2026GÜNDEM
06 Haziran 2026GÜNDEM
06 Haziran 2026GÜNDEM
06 Haziran 2026GÜNDEM
06 Haziran 2026GENEL
06 Haziran 2026
1
Trump’tan seçim sonrası ilk mülakat
7881 kez okundu
2
Avusturya başbakanı Sebastian Kurz ile ilgili bilinmeyenler
4832 kez okundu
3
Joe Biden 6 aylık hedeflerini açıkladı. Senato buz gibi…
3989 kez okundu
4
Putin’den Ermenistan’ı yıkan açıklama: Karabağ Azerbaycan’ın ayrılmaz bir parçasıdır!
2223 kez okundu
5
Kıvanç Tatlıtuğ’dan evliliğine dair çok çarpıcı röportaj.
2116 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.