Yerli otomobil markası Togg’un ardından, Türkiye’de ilk kez küresel bir otomotiv üreticisi yüzde 100 elektrikli bir modelin üretimine başladı.
Koreli Hyundai, 250 milyon Euro’luk yatırımla Ioniq 3’ün seri üretimine İzmit’te start verdi. İlk aşamada yılda 30 bin adet üretilecek model, uluslararası bir otomotiv üreticisinin Türkiye’de ürettiği ilk tam elektrikli binek otomobil olarak 40’tan fazla ülkeye ihraç edilecek.
Markanın İzmit fabrikasında düzenlenen Ioniq 3’ün seri üretim başlangıç töreninde, Hyundai Motor Europe Başkanı ve CEO’su Xavier Martinet ile bir araya geldik.
Martinet, otomotiv sektöründeki dönüşümden Hyundai’nin Türkiye’deki gelecek planlarına, elektrikli araç pazarındaki belirsizliklerden ‘Made in EU’ tartışmalarına kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu.
Türkiye’nin Hyundai açısından yaklaşık 30 yıldır stratejik bir üretim merkezi olduğunu belirten Martinet, İzmit fabrikasında elektrikli araçların devreye alınmasıyla yeni bir dönemin başladığını söyledi.
Fabrikada gelecek yıldan itibaren hibrit güç aktarma sistemlerinin de üretileceğini kaydeden Martinet, böylece tesisin farklı motor teknolojilerine aynı anda cevap verebilecek bir üretim merkezine dönüşeceğini ifade etti.
Martinet’e göre otomotiv sektörünün önündeki en büyük belirsizliklerden biri, elektrifikasyonun ne kadar hızlı ilerleyeceği.
Elektrikli araçların birkaç yıl içerisinde pazarın yüzde 20’sine mi, yüzde 30’una mı yoksa yüzde 40’ına mı ulaşacağının henüz bilinmediğini belirten Martinet, bu belirsizliğe karşı İzmit fabrikasında esnek üretim stratejisinin benimsendiğini söyledi.
Martinet, elektrikli araç talebinin yükselmesi halinde daha fazla Ioniq 3 üretilebileceğini de belirterek, “Talebin daha düşük kalması durumunda içten yanmalı ve hibrit modellere ağırlık verebiliriz. Bu yaklaşım bize hem üretim hem de maliyet yönetiminde önemli bir avantaj sağlıyor” dedi.
Martinet’in üzerinde özellikle durduğu konulardan biri de Avrupa’da gündemde olan “Made in Europe” yasa taslağı oldu.
Türkiye’nin Avrupa’nın önde gelen üretim ortaklarından biri olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Martinet, Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki otomotiv ticaretinin dengeli yapısına ve 30 yılı aşkın süredir devam eden Gümrük Birliği’ne dikkat çekti.
Türkiye’nin Avrupa’nın önde gelen üretim ortaklarından biri olduğunu kaydeden Martinet, “Türkiye, ‘Made in EU’ tanımı içinde kalmalı. Eğer dahil edilmezse, bunun herkes için kazan-kazan değil, kaybet-kaybet durumu yaratacağını düşünüyorum. Türkiye’nin kapsam dışında bırakılması halinde alternatif senaryolar gündeme gelebilir. Ancak böyle bir durumda yalnızca bir otomobilin üretim yerinin değiştirilmesinden söz edilemez. Fabrikanın çevresinde tedarikçileri ve onların tedarikçilerini de kapsayan büyük bir üretim ekosistemi bulunuyor. Dolayısı ile, Türkiye’de üretilebilecek bazı modellerin Avrupa’da üretilmek zorunda kalması maliyetleri artırabilir, bu durum otomobil fiyatlarına da yansır” dedi.
Martinet, daha yüksek fiyatlar nedeniyle müşterilerin bazı modellere erişiminin zorlaşması halinde ortaya çıkacak tablonun yalnızca üreticiler için değil, Avrupa açısından da olumsuz sonuçlar yaratabileceğini belirtti.
Türkiye’nin Hyundai açısından öneminin yalnızca üretimle sınırlı olmadığını belirten Martinet, ülkenin satış tarafında da Avrupa’daki en önemli pazarlardan biri haline geldiğini açıkladı.
Martinet’in verdiği bilgiye göre Türkiye, Almanya ve İngiltere’nin ardından Hyundai’nin Avrupa’daki en büyük üçüncü pazarı konumunda bulunuyor.
Hyundai’nin Türkiye’deki performansından memnun olduklarını belirten Martinet, SUV modelleri hariç tutulduğunda markanın binek otomobil pazarında dördüncü sırada olduğunu söyledi.
Ancak hedeflerinin mevcut konumu korumak değil, ürün, motor seçenekleri ve müşteri deneyimiyle büyümeye devam etmek olduğunu ifade etti.
Türkiye’deki operasyonlarından memnun olduklarını vurgulayan Martinet, Hyundai’nin İzmit’te yalnızca bir fabrika değil, yıllar içerisinde geniş bir tedarikçi ve insan kaynağı ekosistemi oluşturduğunu söyledi.
Yaklaşık 2 bin 400 kişinin görev yaptığı tesiste üretim miktarı, kalite, maliyet yönetimi ve nitelikli iş gücünün önemli rekabet avantajları yarattığını belirten Martinet, bu yapının kısa sürede yeniden kurulabilecek bir değer olmadığını ifade etti.
Martinet, Hyundai’nin İzmit fabrikasına yönelik yatırım kararlarında bu üretim ekosisteminin ve farklı güç aktarma sistemlerini aynı tesiste üretebilme kabiliyetinin belirleyici rol oynadığını söyledi.
Ioniq 3 ile başlayan elektrikli araç döneminin ardından hibrit güç aktarma sistemlerinin de üretime dahil edilmesiyle Hyundai’nin İzmit fabrikası, markanın değişen müşteri talebine göre farklı teknolojiler arasında üretim yapabilecek stratejik tesislerinden biri haline gelecek.
Hyundai Motor Grubu’nun E-GMP platformunun Ioniq 3 ile birlikte İzmit fabrikasına taşınması ise, gelecekte yeni elektrikli modellerin Türkiye’de üretilmesinin de önünü açacak.
GÜNDEM
18 Ağustos 2026GÜNDEM
18 Ağustos 2026GÜNDEM
18 Ağustos 2026GÜNDEM
18 Ağustos 2026GÜNDEM
18 Ağustos 2026GÜNDEM
18 Ağustos 2026GÜNDEM
18 Ağustos 2026GENEL
18 Ağustos 2026
1
Trump’tan seçim sonrası ilk mülakat
7931 kez okundu
2
Avusturya başbakanı Sebastian Kurz ile ilgili bilinmeyenler
4888 kez okundu
3
Joe Biden 6 aylık hedeflerini açıkladı. Senato buz gibi…
4062 kez okundu
4
Putin’den Ermenistan’ı yıkan açıklama: Karabağ Azerbaycan’ın ayrılmaz bir parçasıdır!
2276 kez okundu
5
Kıvanç Tatlıtuğ’dan evliliğine dair çok çarpıcı röportaj.
2187 kez okundu