
Merhabalar,
Avrupa Birliği kentlerinin caddelerinde büyük bir dönüşüm yaşandığına tanıklık ediyoruz. Tam elektrikli ve şarj edilebilir hibrit taşıtların AB otomobil pazarındaki toplam payı geçtiğimiz Eylül ayı sonunda ACEA’ya göre %32,8 oldu. Benzinli ve Dizel motorlu taşıt satışlarında ise ciddi erime var. Oranı toplamda %28,3 e kadar geriledi. Bu durum geleneksel içten yanmalı motorların döneminin bitiyor olduğunu açıkça gösteriyor. Ancak, bu gelişme haliyle otomotiv endüstrimiz için ciddi endişe kaynağı. Otomotiv ihracatının yaklaşık yüzde 70’ten fazlasını AB ülkelerine gerçekleştiren ülkemiz bu yeşil dönüşüm döneminde artık tam anlamıyla ekonomik bir varoluş sınavı veriyor.
Türkiye olarak, uzun yıllardır Avrupa otomotiv ekosisteminin en güvenilir, yüksek kaliteli ve düşük maliyetli üretim üslerinden biriyiz. Ama sert bir fırtına bize doğru geliyor. Yeşil Mutabakat ve Paris İklim Anlaşması hedefleri doğrultusunda sıkılaşan emisyon standartları AB pazarını elektriklenmeye zorluyor. Açık konuşursak, yerli otomotiv sanayimizi doğrudan tehdit eden aşağıdaki üç ana başlık ile karşı karşıyayız:
1. “Made in EU” ve Korumacılık Duvarı
En somut ve sıcak tehlike, bildiğimiz gibi AB’nin gündemine yerleşen Sanayi Hızlandırma Yasası ve “Made in EU” (Avrupa’da Üretilmiştir) doktrinine ait yasal süreç olarak gelişiyor. AB Komisyonu; kamu alımlarının ve verilecek elektrikli taşıt teşviklerinin olması için söz konusu taşıtlardaki komponentlerin %70 oranında AB sınırları içinde üretilmiş olması şartını tartışıyor. Yasa tasarılarının Aralık başında AB Parlamentosu’na gönderilmesi ve Noel tatili öncesi onaylanması planı var. Ülkemiz Gümrük Birliği üyesi olmasına rağmen, bu tür doğrudan kamu desteklerinde veya kotalarda “üçüncü ülke” statüsüne düşürülme riskiyle karşı karşıya kalabilir. Ülkemizde üretilen bir elektrikli taşıt ya da kritik bir komponent AB teşviklerinden yararlanamazsa gloal markaların yeni fabrika ve yeni model yatırımlarını Türkiye yerine Doğu ve Orta Avrupa ülkelerine kaydırma riski büyüyor.
2. Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) ve Temiz Enerji
Avrupa pazarı artık yalnızca “ne ürettiğimize” değil, o ürünü “nasıl ürettiğimize” de bakıyor. Elektrikli taşıtlar doğası gereği çevreci olsa da, onların montajında kullanılan elektriğin ve çelik/alüminyum gibi girdilerin karbon ayak izi belirleyici hale geldi. Türkiye’nin enerji karmasında fosil yakıtların payı hâlâ yüksek seviyelerde seyrediyor. Yenilenebilir enerjiye geçişini tamamlayamayan, karbondan arınmış temiz şebeke altyapısını kuramayan imalatçılar; Gümrük Birliği sayesinde gümrük vergisinden muaf olsalar dahi Sınırda Karbon Vergisi maliyetleri nedeniyle rekabet güçlerini yitirebilirler.
3. Çin Baskısı ve Küresel Fiyat Savaşları
AB pazarı hızla elektriklenirken, ucuz ve teknolojik açıdan gelişmiş Çinli elektrikli taşıt üreticileri Avrupa pazarını adeta kuşatmış durumda. AB’nin Çin menşeli araçlara getirdiği ek gümrük vergileri dahi bu baskıyı tamamen kıramadı. Üstelik Çinli otomotiv üreticileri hızla Avrupa genelinde yatırım ve üretim seferberliği içinde. Rekabet artık menzilden ziyade 20 bin euro bandına inen uygun fiyatlı taşıtlara kayıyor. Hem Avrupa pazarındaki bu fiyat baskısı hem de batarya hücresi üretimi ve kritik maden tedarik zincirindeki Asya hakimiyeti, yan sanayimizi fiyat ve teknoloji yönünden sıkıştırıyor.
Peki, bu durumda çözüm nereye doğru evriliyor, ona bakalım.
Otomotiv sanayimiz, ülkemiz ekonomisinin, ihracatının ve nitelikli istihdamının ana omurgası. Bu tartışılmaz. Eğer yukarıdaki riskler gerçekleşirse, milyarlarca dolarlık ihracat kaybı ve ciddi ve nitelikli istihdam daralması kaçınılmaz olur.
Türkiye olarak diplomasi ve sanayi hamlesini eş zamanlı yürütmeliyiz. Gümrük Birliği’nin güncellenmesi süreçlerinde otomotivdeki yeşil dönüşümün entegrasyonu garanti altına alınmalı. AB ile yeni stratejik ortaklıklar kurulmalı. Yerli tedarik sanayisi hızla batarya teknolojileri, yazılım ve e-mobilite komponentlerine dönüştürülmeli. Otomotiv sanayimizde kullanılan elektrik enerjisi acilen yenilenebilir kaynaklardan yeşil enerji olarak gelmeli.
Zamanımız daralıyor. Daha fazla zaman kaybetmeden adım atamazsak, Avrupa elektrikli taşıt çağına geçişi tamamlarken Türkiye olarak geçmişin demode teknolojilerine asılı kalma tehlikesiyle yüzleşme riskimiz artıyor. Lütfen acele edelim.
GÜNDEM
27 Ekim 2026GÜNDEM
27 Ekim 2026GÜNDEM
27 Ekim 2026GÜNDEM
27 Ekim 2026GÜNDEM
27 Ekim 2026GÜNDEM
27 Ekim 2026GÜNDEM
27 Ekim 2026
1
Trump’tan seçim sonrası ilk mülakat
8731 kez okundu
2
Trump’tan seçim sonrası ilk mülakat
7979 kez okundu
3
Joe Biden 6 aylık hedeflerini açıkladı. Senato buz gibi…
6391 kez okundu
4
Avusturya başbakanı Sebastian Kurz ile ilgili bilinmeyenler
5133 kez okundu
5
Avusturya başbakanı Sebastian Kurz ile ilgili bilinmeyenler
4938 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.