Otobülten.com Güncel Otomobil Haberleri

Ay: Temmuz 2025

  • En güçlü elektrikli modeli ortaya çıktı

    En güçlü elektrikli modeli ortaya çıktı

    Opel, yüksek performanslı, tamamen elektrikli seri üretim modelini “OMG! GSE” konseptiyle tanıttı. Alman marka, Mokka GSE Rally prototipinden ilham alarak tasarladığı Mokka GSE’nin seri üretime geçeceğini duyurdu.

    Yapılan açıklamaya göre, yeni Mokka GSE markanın en hızlı bataryalı elektrikli aracı oldu.

    Yeni Mokka GSE ile motor sporlarının enerjisini sokaklara getirdiklerini söyleyen Opel ve Vauxhall Pazarlama Başkan Yardımcısı Rebecca Reinermann, “ADAC Opel Electric Rally Cup ile beş yıl boyunca elektrikli motor sporlarında rol oynamamızın ardından, edindiğimiz mühendislik deneyimini günlük kullanım için tasarlanan ve heyecan veren bir otomobilde bir araya getirdik. Çarpıcı tasarımı, keskin yol tutuşu ve olağanüstü performansıyla Mokka GSE, dikkatleri üzerine çekmek ve sürücüde heyecan uyandırmak için üretildi” dedi.

    Opel Mokka GSE, tasarımıyla olduğu kadar güçlü performansı ile de dikkat çekiyor. 207 kW (280 beygir) maksimum güç çıkışına sahip seri üretim elektrikli araç, motor sporları versiyonuyla aynı güç değerine sahip. 345 Nm’lik maksimum tork değeri sunan araç, 100 km/s hıza 5.9 saniyede ulaşıyor.

    Enerjisini 54 kWs güce sahip bir lityum iyon bataryadan alan Mokka GSE, 1.6 tonun altında boş ağırlığı sahip.

    Mokka GSE Rally modelinden ilham alan tasarımı, özel süspansiyonu ve 20 inç jantları ile dikkat çekiyor.

  • Genesis Magma Racing’den GMR – 001 Hypercar: İlk Ateşleme Gerçekleşti

    Hyundai’nin lüks markası Genesis’in yarış departmanı Genesis Magma Racing, GMR-001 Hypercar projesinde önemli bir eşiği daha geçti. Takımın 2026 FIA Dünya Dayanıklılık Şampiyonası’na (WEC) girişini temsil edecek bu özel aracın ilk testleri, geçtiğimiz haftalarda Le Castellet’de başarıyla tamamlandı. Bu özel test, yalnızca projenin genel süreci için değil, aynı zamanda aracın üretimi açısından da büyük önem taşıyor.

    GMR-001: Yeni Bir Dönemin Başlangıcı

    Le Mans 24 Saat yarışının hemen ardından başlanan GMR-001’in üretimi, Genesis Magma Racing’in yarış üssüne ve Paul Ricard Pisti’ne yakın konumdaki Oreca tesislerinde başladı. İlk montaj çalışmaları, Oreca’nın deneyimli teknisyenleri tarafından yürütüldü ve Genesis Magma Racing mühendisleri de sürecin kilit aşamalarına doğrudan katıldı. Bu aşamalardan biri de V8 çift turbo motorun montajı ve ilk testlerinin yapılmasıydı. 

    Takım Direktörü Cyril Abiteboul konuyla ilgili şu açıklamada bulundu:

    “Bu tür projelerde takviminizde kırmızı kalemle işaretlediğiniz özel tarihler olur. İşte bu da onlardan biriydi. İlk kez marşa basılması, GMR-001’in hayata geçtiği andı. Genesis Magma Racing için büyük bir adım” dedi.

    Motor geliştirme çalışmaları, Hyundai Motor Grubu bünyesinde faaliyet gösteren Hyundai Motorsport’un Güç Aktarma Organları Departmanı tarafından Haziran 2024’te başlatılmıştı. Temeli, markanın FIA Dünya Ralli Şampiyonası’nda şampiyonluk kazanan motor teknolojisine dayanıyor. İlk prototip, Şubat ayında başarıyla çalıştırıldı. O tarihten bu yana mühendisler, motor ve şanzıman kombinasyonunu farklı dinamometre testlerinde simülasyon verileriyle karşılaştırarak performans ve verimlilik testlerine tabi tuttu. Şimdi motorun şasiye başarıyla entegre edilmesi, test ve geliştirme çalışmalarının bir sonraki aşamasının önünü açıyor. İlk pist testleri ise Ağustos ayı sonunda gerçekleştirilecek.

    Aracın Üretimi, Farklı Departmanlar ve Ortakların Uzmanlıklarını Bir Araya Getiriyor

    Genesis Magma Racing ile şasi ortağı Oreca arasındaki yakın iş birliği, aracın üretim ve ilk çalıştırma süreci boyunca oldukça kritik rol oynadı. Her iki ekip, GMR-001’in yoğun geliştirme takvimine uygun şekilde birlikte çalışarak belirlenen hedeflere başarıyla ulaştı. Araç üzerindeki son montaj işlemleri devam ederken, Oreca ve Genesis Magma Racing ekipleri ilk aracın testlere hazır hale getirilmesine odaklanıyor. Ardından diğer şasilerin üretimine geçilerek GMR-001’in homologasyon süreci öncesinde geliştirme çalışmaları hızlandırılacak.

    Teknik detayları önümüzdeki aylarda açıklanacak olan otomobil, Hyundai Motorsport’un gelişmesine ve diğer dallardaki yarış otomobillerine de ilham kaynağı olacak.

  • Hyundai Motor Grubu Kalitede Zirvede

    Hyundai Motor Grubu, J.D. Power tarafından gerçekleştirilen 2025 ABD İlk Kalite Araştırması’nda (IQS) üst üste ikinci kez en üst sırada yer alarak tüm otomotiv grupları arasında ürün kalitesi ve müşteri memnuniyetinde liderliğini bir kez daha kanıtladı. Bu yıl 39’uncusu düzenlenen IQS araştırması, 2025 model yılı araçların ilk 90 günlük kullanım döneminde yaşanan sorunlarını temel alarak kaliteyi ölçüyor. Araştırma kapsamında 92.694 yeni araç sahibiyle görüşüldü ve 100 araç başına yaşanan sorun sayısı esas alındı. Bu araştırmada düşük skor, daha yüksek kalite anlamına geliyor.

    Hyundai markası, araştırma sonuçlarına göre genel sıralamada üçüncü olurken, seri üretim markaları arasında da ikinci sırada yer aldı. Hyundai Motor Grubu’nun bu başarısı, uzun vadeli Ar-Ge yatırımlarının ve üretimin her aşamasında sürdürülen yüksek kalite standardının bir sonucu olarak öne çıkıyor.

    Ayrıca, Hyundai Motor Grubu’na ait üç fabrika, üretim kalitesi ve düşük hata oranları açısından üstün başarı gösterdi.

  • Mercedes-Benz Türk Gençleri Geleceğe Hazırlıyor

    Mercedes-Benz Türk, gençlerin eğitimine ve kariyer gelişimine desteğini sürdürüyor. Bu kapsamda, üniversite öğrencilerinin profesyonel iş hayatına uyum sağlamalarını kolaylaştırmak ve yeteneklerini geliştirmelerine katkı sunmak amacıyla hayata geçirilen uzun dönemli staj programı “PEP” ile zorunlu yaz dönemi staj programı “Summer Stars” için yeni dönem başladı.

    Eğitim alanında sürdürülebilir ve geniş kapsamlı sosyal fayda projeleri hayata geçiren Mercedes-Benz Türk, staj programlarıyla öğrencilere destek olmayı ve sektör için nitelikli işgücünün yetişmesine katkı sağlamayı sürdürüyor. Bu kapsamda, Mercedes-Benz Türk’ün uzun dönem staj programı PEP (Professional Experience Program) ve zorunlu yaz staj programı Summer Stars başladı.

    Mercedes-Benz Türk’ten Genç Profesyonellere 23 Yıldır Süren Destek: PEP Programı

    Mercedes-Benz Türk, 23 yıldır başarıyla yürüttüğü PEP (Professional Experience Program) ile üniversite son sınıf ve yüksek lisans öğrencilerine profesyonel iş yaşamına adım atma fırsatı sunuyor. Bu kapsamda öğrenciler, ilgi duydukları ve yeteneklerini geliştirebilecekleri alanlarda 12 ay boyunca yarı zamanlı olarak çalışma imkânı elde ediyor.

    PEP programı, katılımcılara yalnızca iş deneyimi kazandırmakla kalmıyor; aynı zamanda Mercedes-Benz Türk’ün kurumsal kültürünü tanıma, gerçek iş ortamını gözlemleme ve projeler aracılığıyla potansiyellerini ortaya koyma şansı da veriyor. Program kapsamında iş yetkinliklerini geliştiren PEP katılımcıları, aynı zamanda vaka çalışmaları, eğitimler, mentörlük oturumları, yetenek kampı, kariyer sohbetleri, fabrika turları ve proje sunumları gibi birçok gelişim odaklı etkinliğe de katılıyor. Öğrenciler, tercihleri doğrultusunda üretim, satış-pazarlama, Ar-Ge, satış sonrası hizmetler, bilgi teknolojileri (IT) ve finans, muhasebe, insan kaynakları, satın alma, kurumsal iletişim gibi farklı departmanlarda görev alabiliyor.

    Programa kabul edilen öğrenciler, en az bir yabancı dile hâkim, üniversitelerin son sınıfında öğrenim gören ve Mercedes-Benz Türk’ün titizlikle yürüttüğü seçim süreçlerinden başarıyla geçen adaylardan oluşuyor. Bu ekip, gelecekteki yeni mezun istihdamı için öncelikli aday havuzunu da oluşturuyor.

    İstanbul’da 2 Temmuz’da, Aksaray’da ise 8 Temmuz tarihinde başlayan ve bir sene sürecek olan program Haziran 2026’da sona erecek.

    Summer Stars: Genç Yeteneklere Kariyer Yolculuklarında Işık Tutuyor

    Sosyal fayda çatısını eğitimin, fırsat eşitliğinin, kültür-sanatın ve sporun daima yanında olmak üzere belirleyen Mercedes-Benz Türk, gençlere yatırım yaparak geleceğin istihdamını şekillendirmeye devam ediyor. Bu vizyon doğrultusunda hayata geçirilen “Summer Stars” Zorunlu Yaz Dönemi Staj Programı, gençlerin profesyonel iş hayatıyla tanışmalarına olanak tanıyor.

    2 Temmuz’da başlayan programın ilk dönemi, 6 hafta sürecek. Katılımcı öğrenciler; otobüs ve kamyon Ar-Ge, üretim, bilgi teknolojileri, satış, satış sonrası hizmetler, finans & muhasebe, insan kaynakları ve kurumsal iletişim gibi birçok farklı departmanda staj yapma imkânı bulacak. Program süresince gençler, eğitim oturumlarına, fabrika turlarına ve çeşitli gelişim etkinliklerine katılacak.

    Staj sürecinin sonunda öğrenciler, teorik bilgilerini pratikte uygulama, alanlarında daha derinlemesine bilgi edinme ve iletişim ile sunum becerilerini geliştirme fırsatı yakalayacakları proje sunumlarını gerçekleştirecek.

    Bu yıl, 13 Ağustos’ta tamamlanacak olan birinci dönemin hemen ardından, ikinci dönem staj programı 18 Ağustos’ta başlayacak ve 26 Eylül’de sona erecek.

  • BMC, IDEF 2025’e Damga Vurdu

    Dünyanın en prestijli savunma sanayii fuarlarından biri olan IDEF 2025 Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’nda ileri teknolojiyle donatılmış askeri kara araçları ile BMC POWER tarafından geliştirilen yerli-milli motor ile transmisyon sistemlerini tanıtan BMC’nin yeni ürünlerinin lansmanı; Savunma Sanayi Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün’ün teşrifleri ve BMC Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı’nın katılımıyla gerçekleştirildi. 

    Ülkemizin en köklü ticari ve savunma sanayi araç üreticisi BMC, hem askeri kara araçları kategorisindeki geniş ürün yelpazesi hem de motor ve güç grubu alanında gerçekleştirdiği yerlileşme projeleriyle Türkiye’nin savunma sanayi alanındaki gücüne güç katmaya devam ediyor. 

    AR-GE ve teknolojiye yaptığı yatırımlarla, savunma sanayinde yerli ve milli üretimin öncüsü olan BMC, ileri teknolojiyle donatılmış; 3 ürün grubunda 5 yeni askeri aracının ve yerli-milli motor ve transmisyon sistemlerinin lansmanını, IDEF 2025 Uluslararası Savunma Sanayi Fuarı’nda gerçekleştirdi. Sahadan gelen ihtiyaçlar doğrultusunda tasarlanan yeni kara savunma araçları, TURAN 4×4 Zırhlı Yük ve Personel Taşıyıcı, ‘ZEYBEK 8×8 Zırhlı Kurtarıcı, ZEYBEK 8×8 Zırhlı Tank Taşıyıcı, ZEYBEK 4×4 – 5 Ton Taktik Tekerlekli Araç ve ALTUĞ 8×8 (105 mm) silah kuleli ‘’Tank Avcısı’’ BMC’nin AR-GE gücünü, teknolojik altyapısını ve yenilikçi vizyonunu yansıtırken, günümüz muharebe koşullarına uygun olarak geliştirilen bu araçların hem yurt içinde hem de uluslararası pazarlarda yoğun ilgi görmesi bekleniyor.

    BMC’nin yeni kara araçları, en güncel saha gereksinimleri, teknoloji ve trendler değerlendirilerek tasarlanırken üstün özellikleriyle ön plana çıkıyor. Sahadaki lojistik ihtiyaçlara yanıt vermek üzere BMC tarafından geliştirilen ZEYBEK ürün ailesi ise bu fuarda ilk defa tanıtıldı. ZEYBEK 8×8 Zırhlı Kurtarıcı Türk Silahlı Kuvvetleri’nin saha ihtiyaçları ve değişen muharebe koşulları doğrultusunda geliştirildi.  Sahada hasar gören veya hareketsiz kalan araçlara anında müdahale imkânı sunan ZEYBEK 8×8 Zırhlı Kurtarıcı, gelişmiş çekme ve taşıma sistemleri sayesinde arızalı araçları çatışma bölgesinden süratle uzaklaştırıp tahliye edebiliyor. Böylece operasyonun kesintiye uğramasını önleyerek sahadaki birliklere önemli bir lojistik destek sağlıyor. ZEYBEK 8×8 Tank Taşıyıcı Araç başta ALTAY Ana Muharebe Tankı olmak üzere M60, LEOPARD, FIRTINA Obüsü, ZMA, ZPT ve benzeri her türlü askeri aracın güvenli ve etkin şekilde taşınması amacıyla tasarlandı. Zırhlı Tank Taşıyıcı Araç, yüksek taşıma kapasitesi, dayanıklı şasisi ve üstün sürüş kabiliyeti ile zorlu operasyon koşullarında orduların lojistik gücünü artırmak üzere geliştirildi.

    ZEYBEK 4×4 5 Ton Taktik Tekerlekli Araç ise, zorlu arazi ve iklim koşullarında yüksek hareket kabiliyeti, dayanıklılık ve görev esnekliği sunacak şekilde tasarlandı. Personel, malzeme ve askeri teçhizat taşımak amacıyla kullanılan 5 TON TTA; birliklerin hızlı, güvenli ve etkin şekilde intikalini sağlıyor. 

    Yine sahadaki ihtiyaçlara yönelik geliştirilen, yüksek hareket kabiliyeti, gelişmiş koruma seviyesi ve çok yönlü kullanım yapısı ile dikkat çeken TURAN 4×4 Zırhlı Yük ve Personel Taşıyıcı Aracı, hem personel hem de lojistik yük taşımacılığı görevlerinde üstün performans sergiliyor. 

    ALTUĞ 8×8 Zırhlı Muharebe ve Personel Taşıyıcı Araç ise kendi sınıfında konvansiyonel ve asimetrik muharebe sahasının tüm ihtiyaçlarına cevap verebilecek şekilde tasarlandı. Sökülebilir ve değiştirilebilir araç tavanı konseptiyle “tek platformda çoklu görev kabiliyeti” barındıran ALTUĞ, 4 akstan dümenleme sayesinde gelişmiş manevra yeteneğiyle görev yapıyor. ALTUĞ 8×8 serisi araçlarda yüzde 80’lere varan yüksek yerlilik oranı hedefleniyor. İlk kez IDEF 2025 Fuarı’nda sergilenen ALTUĞ 8×8 105 mm kuleli Tank Avcısı modeli ziyaretçilerden büyük beğeni topladı.

    Deniz ve kara platformları için geliştirilen %100 yerli ve milli motorlarla dışa bağımlılık azalacak

    Kara savunma sanayi araçları kategorisinde Türkiye’nin ihracat liderliği unvanını da elinde bulunduran BMC, aynı zamanda BMC POWER markasıyla gerçekleştirdiği yerli ve milli motor üretiminde birçok ilki başararak ülkenin savunma sanayi alanında dışa bağımlılığını azaltma vizyonuna da katkı sağlıyor. 

    Ülkemizin öncelikli olarak savunma sektöründe gerekli olan motor ve güç gruplarını geliştirmek ve üretmek amacıyla kurulan BMC POWER’ın deniz ve kara platformları için geliştirdiği %100 yerli ve milli motor ve transmisyon sistemleri de IDEF 2025’te sergilendi. Bu güç grupları ülkemiz savunma sanayinin yerlileşmesi stratejisinde kritik bir rol üstleniyor. 400 HP ile 1500 HP arasında değişen güçlerde kara ve deniz platformları için geliştirilen yerli motor ve transmisyon sistemleri, BMC POWER’ın yüksek mühendislik kabiliyeti ve yerli üretim gücünün yeni ürünleri olarak öne çıkıyor. 

    IDEF 2025’de Mavi Batu motor, Fırtına Güç grubu ve diğer güç gruplarını tanıtan BMC POWER bu alandaki iddiasını sürdürüyor.

    Fuat Tosyalı: ‘Ülkemizin yerli ve milli savunma sanayi hedefine katkı sağlamaya devam edeceğiz’

    BMC Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, IDEF Fuarı’nda yaptığı açıklamada, Türkiye’nin Kara Savunma Araçları İhracat Lideri BMC olarak tamamen Türk mühendisleri tarafından tasarlanan ve üretilen, özellikle ordumuzun stratejik ihtiyaçlarına cevap verecek yeni araçları tanıtmanın gururunu yaşadıklarını ifade etti. IDEF 2025’te TURAN 4×4 Zırhlı Yük ve Personel Taşıyıcı, ZEYBEK 8×8 Zırhlı Kurtarıcı ve Zırhlı Tank Taşıyıcı, ZEYBEK 4×4 – 5 Ton Taktik Tekerlekli Araç, ALTUĞ 8×8 105 mm silah kuleli ‘’Tank Avcısı’’ araçlarını ilk kez sergilediklerine dikkat çeken Tosyalı, “Türk Silahlı Kuvvetlerimizin ihtiyaçlarını gözeterek, yüksek mühendislik kabiliyetimizle, yerli ve milli imkanlarla geliştirdiğimiz bu ürünlerimizle ordumuzun sahadaki operasyonel gücüne güç katacağız” dedi. 

    Fuarda ayrıca, BMC’nin; Türkiye savunma sektöründe gerekli olan motor ve güç gruplarını geliştirmek ve üretmek amacıyla kurduğu BMC POWER’ın deniz ve kara platformları için geliştirdiği ve lansmanını yaptığı %100 yerli ve milli motor ve transmisyonları büyük ilgi gördü.  BMC olarak, BMC POWER şirketiyle, sadece kara araçları için değil, deniz platformları için de yerli ve milli motorlar geliştirmek amacıyla var gücüyle çalıştıklarını belirten Fuat Tosyalı, “Savunma sanayimizin %100 yerlileşebilmesi için en stratejik alan olan motor ve güç grubu geliştirme ve üretiminde BMC POWER ülkemizin yüz akı oldu. Bu fuarda lansmanını gerçekleştirdiğimiz MAVİ BATU ve FIRTINA Güç Grubu ile hem deniz hem kara araçlarında ülkemizin yerli ve milli savunma sanayi hedefine katkı sağlamaya devam edeceğiz.” dedi.

    IDEF 2025’TE SERGİLENEN ARAÇLAR

    TURAN 4×4 ZIRHLI YÜK VE PERSONEL TAŞIYICI (Yeni Araç)

    Türkiye’nin lider askeri araç üreticisi BMC, sahadaki ihtiyaçlara yönelik geliştirdiği TURAN 4×4 Zırhlı Yük ve Personel Taşıyıcı Aracı ile savunma sanayindeki iddiasını bir kez daha ortaya koyuyor. Yüksek hareket kabiliyeti, gelişmiş koruma seviyesi ve çok yönlü kullanım yapısı ile dikkat çeken TURAN, hem personel hem de lojistik yük taşımacılığı görevlerinde üstün performans sergiliyor. Asimetrik savaş koşulları ve Türk Silahlı Kuvvetleri’nin saha tecrübeleri doğrultusunda geliştirilen araç, zorlu görevlerde güvenli, hızlı ve etkili çözüm sunmak üzere tasarlandı.

    Farklı görev ihtiyaçlarına cevap verebilecek şekilde tasarlanan TURAN 4×4, açık veya kapalı kasa versiyonları sayesinde çeşitli yük gruplarını taşıyabiliyor. Ayrıca, Silah Taşıyıcı, Devriye Aracı, Komuta Aracı ve Personel Taşıyıcı gibi farklı konfigürasyonlarla çok amaçlı kullanım imkanı sunuyor. 

    4 kişiden 9 kişiye kadar personel taşıyabilecek şekilde yapılandırılabilen araç, entegre edilebilen farklı silah sistemleriyle birlikte muharebe sahasında etkili bir güç çarpanı olarak görev yapıyor. STANAG 4569 seviyesinde yüksek balistik, mayın ve EYP koruması sağlayan TURAN 4×4, maksimum 105 km/s hıza ulaşabiliyor. %70 tırmanma, %30 yanal eğim kabiliyeti ve 650 kilometre menzili ile her türlü arazi ve iklim koşulunda görev alabiliyor. Modüler yapısı ve görev çeşitliliği ile TURAN 4×4 çok amaçlı zırhlı araç sınıfında BMC’nin yüksek mühendislik kabiliyeti ve yerli üretim gücünün yeni temsilcisi olarak öne çıkıyor. 

    ZEYBEK 8×8 ZIRHLI KURTARICI (Yeni Araç)

    BMC, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin gerçek saha ihtiyaçları ve değişen muharebe koşulları doğrultusunda geliştirdiği ZEYBEK 8×8 Zırhlı Kurtarıcı ile lojistik destek konseptine yepyeni bir soluk kazandırıyor. Modern muharebe sahasında sadece saldırı değil; ateş ve manevra kabiliyetinin sürekliliği de hayati önem taşır. Bu nedenle, çatışma sırasında arıza yapan, mayın veya EYP etkisiyle görev dışı kalan araçların her türlü hava ve arazi koşulunda güvenli bölgelere tahliyesi kritik bir ihtiyaçtır. ZEYBEK 8×8 Zırhlı Kurtarıcı, bu ihtiyaca yanıt vermek üzere; hızlı müdahale, etkin kurtarma ve maksimum güvenlik anlayışıyla BMC tarafından geliştirildi. Sahada hasar gören veya hareketsiz kalan araçlara anında müdahale imkânı sunan ZEYBEK 8×8, gelişmiş çekme ve taşıma sistemleri sayesinde arızalı araçları çatışma bölgesinden süratle uzaklaştırıp tahliye edebiliyor. Böylece operasyonun kesintiye uğramasını önleyerek sahadaki birliklere önemli bir lojistik destek sağlıyor. Azami 80 km/s hıza ulaşabilen araç, %60 tırmanma ve %30 yanal eğim kabiliyeti ile zorlu coğrafyalarda üstün performans sergiliyor. 550 kilometre menzili, uzun süreli operasyonlarda etkin görev yapmasını sağlarken, STANAG 4569 seviyesindeki korumasıyla hem kurtarma personelinin hem de kurtarılan aracın güvenliğini en üst seviyede tutuyor.

    ZEYBEK 8×8 – ZIRHLI TANK TAŞIYICI ARAÇ (Yeni Araç)

    BMC tarafından geliştirilen Zırhlı Tank Taşıyıcı Araç, başta ALTAY Ana Muharebe Tankı olmak üzere M60, LEOPARD, FIRTINA Obüsü, ZMA, ZPT ve benzeri her türlü askeri aracın güvenli ve etkin şekilde taşınması amacıyla tasarlanmıştır. Üstün performans özellikleriyle ve zırhlı yeni kabiniyle öne çıkan bu araç, bağlı römorku ile birlikte %30 yan eğimli arazide ilerleyebilme kabiliyetine sahiptir. 750 mm derinliğinde sudan geçiş yapabilen araç, tam yüklü durumda 80 km/s azami hıza ulaşabilmekte ve 800 km menzil sunmaktadır. Zırhlı Tank Taşıyıcı Araç, yüksek taşıma kapasitesi, dayanıklı şasisi ve üstün sürüş kabiliyeti ile zorlu operasyon koşullarında orduların lojistik gücünü artırmak üzere geliştirilmiştir.

    ZEYBEK 4×4 – 5 TON TAKTİK TEKERLEKLİ ARAÇ (Yeni Araç)

    BMC 5 Ton Taktik Tekerlekli Araç, zorlu arazi ve iklim koşullarında yüksek hareket kabiliyeti, dayanıklılık ve görev esnekliği sunacak şekilde tasarlanmıştır. Saatte 90 km azami hıza ulaşabilen araç; %60 dik, %30 yan eğimde güvenle ilerleyebilmekte, 800 mm derinliğindeki sulardan geçiş yapabilmektedir. 800 km menzili ve üstün manevra kabiliyetiyle sahada tam operasyonel yetkinlik sunmaktadır. Personel, malzeme ve askeri teçhizat taşımak amacıyla kullanılan 5 TON TTA; birliklerin hızlı, güvenli ve etkin şekilde intikalini sağlar. Görev esnasında taktik lojistik destek sağlamak üzere farklı operasyonel ihtiyaçlara uyum gösterebilir. BMC’nin yarım asrı aşan kamyon tecrübesi ile yenilenen 5 TON TTA en zorlu görevler için daima hazır.

  • Michelin, Lastik Aşınmasından Kaynaklanan Parçacık Emisyonlarını Azaltma konusunda Lider

    Mobilite ve inovasyon alanında öncü şirketlerden biri olan Michelin, lastik aşınmasından kaynaklanan parçacık emisyonlarını azaltma konusundaki kararlılığıyla bir kez daha Alman Otomobil Kulübü ADAC tarafından tartışmasız lider olarak lanse edildi. 

    Sürdürülebilirlik ve inovasyon alanındaki çalışmalarıyla adından sıkça söz ettiren Michelin, lastik aşınmasından kaynaklanan partikül emisyonlarını azaltma konusundaki kararlılığıyla bir kez daha Alman Otomobil Kulübü (ADAC) tarafından tartışmasız lider olarak tanındı. Geçtiğimiz mayıs ayında, testlerinin titizliğiyle tanınan Alman Otomobil Kulübü ADAC, tüm markaları kapsayan 160 lastik modeli üzerinde yaptığı test sonuçlarını yayımladı. Bu çalışmaya göre, Michelin lastikleri premium rakiplerin ortalamasına kıyasla yüzde 26 daha az lastik aşınma partikülü  salımı gerçekleştirdi. Bu sonuç, 2021’de yayımlanan ve Michelin lastiklerinin premium segmentteki lastiklerin ortalamasına göre yüzde 28 daha az partikül saldığını gösteren önceki çalışmayı doğruladı. Michelin’in en yakın rakibi, her kilometrede ve taşınan her ton başına yüzde 20 daha fazla lastik aşınma partikülü salımı üretti. 

    Bu sonuçlar, Michelin’in lastik ömrü boyunca yüksek performans, azaltılmış parçacık salımı ve minimum hammadde kullanımı sunan lastikler geliştirme konusundaki yenilikçi stratejisinin başarısını yansıtıyor. 

    Euro 7 Standardı ile uyum zorunluluğu

    Lastik aşınmasından kaynaklanan partikül emisyonları, Avrupa’da her yıl yaklaşık 500.000 ton salıma neden oluyor. Temmuz 2024’te yürürlüğe giren Euro 7 standardı, Avrupa pazarında satılan tüm lastikler için küresel aşınma partikül emisyonlarının ölçülmesini mümkün kılacak. Bu standardın gerekliliklerini karşılamayan lastiklerin pazara sunulması artık mümkün olmayacak. 

    Michelin 20 yılı aşkındır inovasyona yatırım yapıyor

    Michelin lastik aşınmasını azaltmak amacıyla 20 yılı aşkın bir süredir AR-GE yatırımlarını ve inovasyon çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda Michelin, 2015-2020 yılları arasında lastiklerinin aşınma partikülü salımında %5 oranında azalma sağlanmış ve böylece yaklaşık 100.000 tonluk emisyonun önüne geçmiştir. Michelin ayrıca bu hedef kapsamında 2024 yılında 786 milyon euro tutarında Ar-Ge yatırımı gerçekleştirmiştir. 

    Grup, malzeme uzmanlığına ve tarihsel olarak hammadde kullanımını optimize etmeye odaklanmış bir tasarım stratejisine dayanıyor. Bu konuda başlıca örnekler şöyle; 

    • MICHELIN Primacy 5 lastiği, bir önceki nesil olan MICHELIN Primacy 4+ ile karşılaştırıldığında yüzde 14 daha az lastik aşınma partikülü salımı gerçekleştirdi.
    • Yeni MICHELIN CrossClimate 3 Sport lastiği (3PMSF sertifikalı) – aynı kategorideki yaz lastiği olan MICHELIN Pilot Sport 5 ile karşılaştırıldığında yüzde 23 daha az parçacık salımı gerçekleştirdi. 

    Michelin, 2023 sonunda CNRS (Fransa Ulusal Bilimsel Araştırma Merkezi) ve Clermont Auvergne Üniversitesi ile birlikte BioDLab adlı ortak bir araştırma laboratuvarı kurduğunu duyurdu. Michelin, bu laboratuvar aracılığıyla, lastik aşınmasından kaynaklanan aşınma partiküllerinin biyolojik bozunabilirliğini anlamak ve çevresel etkilerini azaltmak amacıyla somut çözümler üretmeyi hedefliyor. 

  • Yerli Üretim Fiat Scudo’ya Yeni Gövde Seçeneği

    FIAT’ın geniş ürün gamındaki ticari araçları temsil eden FIAT Professional, yeni seçeneklerle büyümeye devam ediyor. Bu kapsamda Tofaş’ın Bursa’daki fabrikasında üretilen yerli Scudo modelinin yeni “Combi” gövde seçeneği ürün gamına eklendi. Kompakt yapısı ve konforuyla dikkat çeken yeni Scudo Combi, 1.709.900 TL’den başlayan fiyatlar ve lansmana özel fırsatları ile showroomlarda yerini aldı. Scudo’nun 5+1 kişilik, ikinci sıra koltuklu versiyonlarında sunulan “Combimix” gövde seçeneğine ek olarak sunduğu Combi versiyonu, ikinci sıra sabit koltukları ve sabit camlı ara bölmesi, Ecoled ön farları, 17 inç alaşım jantları, üçüncü sıra ışık camı ve yukarı doğru açılan arka bagaj kapısı ile Combimix gövde seçeneğinden ayrışıyor. Combimix ve Combi gövdeleri, standart (kısa) ve maxi (uzun) şasi seçenekleriyle farklı ihtiyaçlara uygun hacim alternatifleri sunuyor.  Standart (kısa) şasi Scudo Combi, 3,2 m3 yükleme hacmi sağlarken, Scudo’nun bu segmentte halihazırda satışta olan Combimix gövdesi yolcu taşınmadığı durumlarda katlanarak ek 1,5 metreküplük yükleme hacmi sunan ikinci sıra kızaklı koltukları ile segmentinde ayrışan bir özellik sunuyor. Scudo Combimix’in yeni satışa sunulan standart gövdesi bu kızaklı koltuklar ile 4,7 m3’lük hacme kadar çıkıyor. Halihazırdaki Combimix gövdede sunulan maxi (uzun) şaside ise bu hacim 5,5 m3 ‘e ulaşıyor.

    Scudo Combi 2.0 litrelik 145 HP güç sunan otomatik ve manuel vites seçenekleri ile tercih edilebiliyor.  Scudo Combimix maxi şasi ise 2.0 litrelik 145 HP’lik motor ile satın alınabilirken, pazara yeni sunulan standart şasi seçeneğine 1.5 litrelik 120 HP güç ve 300 Nm tork üreten motor eşlik ediyor.

    Dünyanın önde gelen otomobil üreticilerinden FIAT, 2007’den bu yana tüm ticari araçlarını temsil eden FIAT Professional’ın itici gücüyle büyümeye devam ediyor. Bu kapsamda FIAT Professional’ın, orta boyutlu hafif ticari araç segmentindeki başarılı modeli yerli üretim özelliğiyle de öne çıkan yeni Scudo’ya “Combi” gövde tipi eklendi.

    Yolcu konforu ön planda!

    Tofaş’ın Bursa’daki fabrikasında üretilen yerli ve yeni Scudo Combi standart şasi uzunluğu ile sunduğu kompakt yapısının yanında dış tasarımındaki alaşım jantları, üçüncü sıra karartılmış ışık camı, yukarı doğru açılan arka bagaj kapısı ve Ecoled ön farları ile dikkat çekiyor. Bu özelliklere ek olarak ikinci sırasında sabit koltuklar ve sabit camlı ara bölme sunan Scudo Combi, yolcuların konforunu ön planda tutuyor. Scudo Combimix ise sadece Stellantis platformuna özgü olan kızaklı katlanabilen ikinci sıra koltukları ve esnek ihtiyaçlara yanıt veren iç hacmi ile göz dolduruyor. Yeni standart şasi seçeneği ile ikinci sıra koltukları ileri kaydırıldığında oluşan ve 4,7 metreküpe varan iç hacmi ile orta ticari araç segmentinin esnek kompakt çözüm ortağı olarak öne çıkıyor.

    Hem Ekonomik Hem Güçlü Motor Seçenekleri!

    Satın alma ve kullanımda ekonomik bir çözüm arayanların ilk tercihi Scudo’da, Van gövdesinde sunulan 1.5 litrelik manuel vitesli motor, yeni Combimix gövde tipinde de sunuluyor. Daha fazla güç ve yük kapasitesi isteyenler içinse 2.0 litrelik 145 HP motor; Combimix Maxi’de manuel, yeni Combi’de ise hem manuel hem de otomatik vites seçenekleriyle tercih edilebiliyor.

    Scudo, Yüksek Teknoloji ve Konfor Özellikleri Sunuyor

    Scudo Combi ve Combimix versiyonlarda 10 inç renkli dokunmatik ekran ve 10 inç renkli dijital gösterge paneli ile geri görüş kamerası standart olarak sunuluyor.  İleri güvenlik (ADAS) özellikleriyle Scudo modellerinde, Çarpışma Uyarısı ve Acil Durum Fren Sistemi (AEBS), Trafik İşareti Tanıma ve Akıllı Hız Asistanı, Yorgunluk Uyarı Sistemi, Şerit Takip Sistemi standart olarak sunuyor. Böylece kullanıcılarının hayatları kolaylaşırken güvenlik, sağlamlık, çok yönlülük ve yüksek sürüş keyfi avantajları da sunuluyor. Yeni Scudo Combi ve Combimix, şık detaylarıyla da öne çıkıyor. Gövde renginde boyalı ön ve arka tamponlar, siyah boyalı yan aynalar, gövde rengi kapı kolları, siyah boyalı yan kapı süs çıtaları her iki versiyonda da standart olarak sunuluyor. Buna ek olarak Combi gövde 17 inç alaşım jantları, üçüncü ışık camı, Ecoled ön farları ve yukarı açılan camlı arka kapısı ile Combimix’ten ayrışırken, Combimix gövdede ise ikinci sıra kayar cam ve 180 derece iki yöne açılabilen camlı arka kapılar ile farklılaşıyor.

    Lansmana özel yüzde 8 indirim, yüzde 0 faizli kredi fırsatı!

    Yerli Scudo Combimix temmuz ayında 1.699.900 TL’den, Combi ise 1.709.900 TL’den başlayan fiyatlarla satışa sunuluyor.  Temmuz ayında ayrıca lansmana özel yüzde 8 indirim ve 300 bin TL’ye, 12 ay yüzde 0 faizli kredi fırsatı FIAT showroomlarında müşterilerini bekliyor.

  • PETRONAS Madeni Yağlar, Karayolu Taşımacılığının Değişen İhtiyaçlarına Yanıt Veren Geliştirilmiş PETRONAS Urania’yı Tanıttı

    PETRONAS Madeni Yağlar (PLI), bugün ticari araçlara yönelik ana ürün serisi olan yeni PETRONAS Urania’yı tanıttı. Karayolu taşımacılığı sektörünün değişen dinamiklerine yanıt vermek üzere tasarlanan bu geliştirilmiş ürün serisi, şirketin tescilli StrongTech™ teknolojisiyle destekleniyor ve PETRONAS Madeni Yağlar’ın günümüzün kamyon sahipleri, filo yöneticileri ve ağır vasıta ustaları için güvenilir bir çözüm ortağı olma konumunu pekiştiriyor.

    PLI, değişen ticari araç sektöründe değer yaratmaya devam ediyor. Artan maliyetler, teknolojik gelişmeler ve sürdürülebilirlik hedefleri; lojistik ve filo performansının kurallarını yeniden yazarken, PLI bu dönüşümde müşterilerine kesintisiz destek sunmayı sürdürüyor.

    PLI EMEA (Avrupa ve Orta Doğu) Bölge Yöneticisi Giuseppe Pedretti, konuyla ilgili şunları söyledi:
     “Ulaşım ve lojistik sektörü büyük bir hızla değişiyor. Daha katı emisyon düzenlemelerinden filolardaki ikinci el ticari vasıta kullanımının artmasına, OEM’ler tarafından yönetilen (Orijinal Ekipman Üreticisi) servis ve bakım modellerinin yükselişine kadar, günümüzün taşımacılık uzmanlarının artık yalnızca bir yağ tedarikçisine değil, aynı zamanda filo bakımı konusunda iş birliği yapabilecek, stratejik danışmanlık sunabilecek güvenilir bir çözüm ortağına ihtiyacı var. Gerçek dünya koşullarına özel olarak geliştirilen, güvenilir ve yüksek performanslı bir çözüm olan PETRONAS Urania’yı piyasaya sunarak, her kilometrede güvenilen ve sürdürülebilir büyümeye katkı sağlayan bir marka olma misyonumuzu bir kez daha vurguluyoruz.”

    StrongTech™ teknolojisiyle desteklenen PETRONAS Urania, daha uzun yağ değişim aralıkları, iyileştirilmiş yakıt ekonomisi, artırılmış motor koruması ve maksimum çalışma süresi sağlamak için yağ yapısını güçlendiriyor. 

    Lansmanla eş zamanlı olarak, PETRONAS Urania “Her Kilometrede Güven” etkinliğini A2 Otoyolu’nda (Madrid ile Katalonya arasında 103. kilometrede) gerçekleştirdi. Etkinlikte, uzun yola çıkmadan önceki hazırlık sürecini yansıtan çeşitli etkinlik stantları yer aldı. Bu stantlarda kamyon ve TIR şoförlerine yönelik hafif fiziksel aktiviteler ve kişisel bakım uygulamaları sunuldu. Etkinlik, PETRONAS Urania’nın marka vaadi olan, sürücülerin yolda karşılaşacakları her türlü zorluğa hazır olmalarını sağlama hedefiyle örtüşüyor.

    Polonyalı bir kamyon şoförü olan Krystian Calka şunları söyledi: “Bu deneyim, direksiyon başında geçen uzun günlerin ardından gerçekten ihtiyaç duyduğum bir mola oldu. PETRONAS Urania’nın ürün tarafındaki teknik uzmanlığı ve güvenilirliğinin yanı sıra, ekibin yolda gerçekten nelere ihtiyaç duyduğumuzu anlamak için zaman ayırmasını da takdir ediyorum.”

    Lansman kapsamında ayrıca yeni bir marka kimliği, sadeleştirilmiş ürün yapısı ve katma değerli destek hizmetlerine verilen güçlü bir vurgu da yer alıyor.

    PETRONAS Urania’da Öne Çıkan Yenilikler:

    • Gelişmiş teknoloji: Seçili ürünler artık daha uzun yağ ömrü, motor koruması ve temizlik sağlayan PLI’ın gelişmiş katık sistemi StrongTech™ ile güçlendirildi.

    • Seçimde kolaylık: Sadeleştirilmiş ürün yelpazesi ve iyileştirilmiş etiket sistemi, filo yöneticileri ve kamyon sahiplerinin doğru ürünü hızla bulmasını sağlıyor.

    • Geleceğe uyumlu yapı: Euro 6 ve sonrasını da kapsayan mevcut ve gelişmekte olan emisyon standartlarını karşılayacak şekilde tasarlandı.

    • Müşteri odaklı değer: Yakıt ekonomisi, araç arızalarını azaltma ve uzun ömürlülük gibi yaygın zorluklara, farklı araç yaşları ve filo türleri için etkili çözümler sunuyor.

    • Kompakt Hafif Ticari Araç (LCV) portföyü: Geniş bir OEM yelpazesiyle uyumlu, 3 farklı viskozitede 5 üründen oluşan yeni kompakt seri; her LCV segmentine özel avantajlar sunan düşük kükürt formülasyonları içeriyor.

    PETRONAS Urania, PETRONAS Madeni Yağların yeniliğe, sürdürülebilirliğe ve karayolu taşımacılığı ile lojistik sektörünün değişen ihtiyaçlarına olan bağlılığını bir kez daha ortaya koyuyor. Bu lansman, PETRONAS’ın Formula 1 pistlerinden en zorlu uzun yol koşullarına kadar uzanan, kanıtlanmış inovasyon mirasına dayanarak, onlarca yıllık uzmanlık ve sektör iş birlikleri üzerine inşa ediliyor.

  • AstraZeneca Türkiye’nin 169 Aracı Daha Ayvens’la Birlikte Elektriklendirilmeye Devam Ediyor

    ALD Automotive ve LeasePlan şirketlerinin bilgi ve uzmanlığını birleştiren ve sürdürülebilir mobilitenin küresel lider oyuncularından Ayvens, farklı segmentlerdeki çevre dostu teknolojilerle şirketlerin sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmasına destek olmayı sürdürüyor. Bu kapsamda Ayvens’ın Türkiye ofisi, AstraZeneca Türkiye’nin çalışanlarına sağladığı 169 aracı daha %100 elektrikli araçlarla yeniliyor. Şirketlerin filolarındaki elektrifikasyonu destekleyen Ayvens Türkiye Ülke Genel Müdürü Türkay Oktay, “Şirket araçları, çevreye yayılan emisyonun önemli kaynaklarından biri. Bu yüzden şirketlerin filolarına kattıkları her bir elektrikli araç sürdürülebilirlik adına önemli bir adım” dedi.

    Mobilite çözümlerinin dünya liderlerinden ALD Automotive ile dünyanın en büyük filo kiralama şirketlerinden biri olan LeasePlan’in küresel ölçekteki birleşmesinden doğan Ayvens, sürdürülebilir mobilitenin gelişmesi için öncü uygulamalarına bir yenisini daha ekledi. Bu kapsamda Ayvens Türkiye, dünyanın önde gelen yenilikçi ve araştırmacı ilaç şirketlerinden AstraZeneca’nın global sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda mevcut filosunu elektriklendirmeye devam ediyor. Bugüne kadar AstraZeneca Türkiye’nin filosunda bulunan 299 aracı elektrikli araçlara dönüştüren Ayvens, şimdi de 169 adet aracın dönüşümünü daha tamamlayacak.

    42 ülkede 14.000’den fazla çalışanla hizmet veren Ayvens, 636 bin adeti elektrikli araçlardan oluşan toplam 3,2 milyon adetlik filosuyla sürdürülebilir mobiliteye yön veren en büyük oyunculardan biri olarak sektörde yer alıyor.

    Sürdürülebilir mobilite geleceğimiz!

    Mobilite alanındaki sürdürülebilirlik çalışmalarının yalnızca elektrifikasyon ile sınırlı olmadığını ancak en önemli adımın da elektrikli araçlara geçiş olduğunu vurgulayan Ayvens Türkiye Ülke Genel Müdürü Türkay Oktay, “Sürdürülebilir mobilitenin lider şirketlerinden biri olarak elektrifikasyona öncülük etmeye ve burada müşterilerimize uygun, esnek çözümler sunmaya devam ediyoruz. İki operasyonel kiralama liderinin onlarca yıllık mirası üzerine inşa ettiğimiz Ayvens olarak amacımız, daha sorunsuz, daha sürdürülebilir, daha erişilebilir bir mobilite anlayışıyla dünyanın dört bir yanındaki müşterilerimiz için hayatın daha iyi akmasını sağlamak. Şirket araçları, çevreye yayılan emisyonun önemli kaynaklarından biri. Bu yüzden şirketlerin filolarına kattıkları her bir elektrikli araç sürdürülebilirlik adına önemli bir adım” dedi.

    Her adımda daha iyiye!

    AstraZeneca Türkiye’nin tüm filosunun elektrikli araçlara geçişinin çok büyük ve önemli hacme sahip olan bir proje olduğunu belirten Türkay Oktay, “’Better with every move’ (her adımda daha iyiye) sloganını sahipleniyor ve sunduğumuz çözümlerle müşterilerimize, çalışanlarımıza ve yaşadığımız gezegene her adımda somut fayda sağlamayı önceliklendiriyoruz. Bu bakış açısıyla mobilitede karbon emisyonunun azaltılmasına öncülük edecek uygulamaları ve çözümleri tüm iş ortaklarımıza sunmaya devam ediyoruz. Tüm paydaşlarımıza sürdürülebilir mobilite alanında destek oluyor, her adımda daha iyi bir dünya inşa etmek için çalışıyoruz” diyerek, sürekli hareket halinde olan bir dünyada değişimin kaçınılmaz olduğunu vurguladı.

    İşlerimizin merkezinde sürdürülebilirlik var!

    AstraZeneca’nın “Sıfır Karbon Taahhüdü” kapsamında 2030’a kadar tüm tedarik zincirinde karbon negatif olmayı hedeflediğini söyleyen AstraZeneca Türkiye Ülke Başkanı Ecz. Serkan Barış isekonuyla ilgili açıklamasında, “AstraZeneca sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarıyla bir ilaç şirketinden fazlası.  Geleceğimizin sağlıklı insanlar, sağlıklı bir toplum ve sağlıklı bir gezegene bağlı olduğunun farkındayız. Bu nedenle sürdürülebilirliği işimizin merkezine koyuyor, bu alanda sorumluluklarımızı belirliyor ve gerekli aksiyonları alıyoruz. Küresel sera gazı emisyonlarının yüzde 5’i sağlık sisteminden kaynaklanırken iklim değişikliği sağlık sisteminin yeni risklerle karşı karşıya kalmasına neden oluyor. Bu nedenle sağlık sisteminin tüm paydaşlarının toplum ve gezegenin sağlığı için cesur adımlar atmasına ihtiyaç var.” dedi.

    Barış, Ayvens ile yürüttükleri stratejik iş birliği sayesinde Türkiye’deki tüm araç filosunu %100 elektrikli hale getirme hedeflerine güçlü bir ivme kazandırdıklarına vurgu yaparak şunları söyledi: “AstraZeneca’da toplumun ve gezegenin sağlığına ilişkin sorumluluklarımızı bir bütün olarak ele alıyor, çevresel etkilerimizi en aza indirmek ve karbon emisyonlarımızı sıfırlamak için çalışmalarımızı hızlandırıyoruz. Sürdürülebilirlik stratejimizin bir parçası olarak ilk kez 2022 yılında merkez ofis çalışanlarımızın araçlarını hibrid araçlara çevirerek başlattığımız süreci daha da ileriye taşıdık. Bu yıl sürecin tamamlanmasını planlıyoruz. Böylece 500’den fazla aracın bulunduğu filomuzun tamamı sadece elektrikli araçlar ile hizmet verecek. Teknolojiden güç alarak sürdürülebilirlik yolculuğumuzda kararlılıkla ilerlemeye; gezegenimize, insanlığa ve gelecek nesillere karşı olan sorumluluğumuza bağlı kalmaya devam edeceğiz.”

  • Chery “Arkadaşını Getir” Etkinliğinde Misafirlerini Ağırlayacak

    Chery, kullanıcılarının hayatına dokunan çalışmalarına devam ediyor. Bu kapsamda 26-27 Temmuz tarihlerinde gerçekleştireceği “Arkadaşını Getir” etkinliğinde test sürüşü ve araç deneyimini bir araya getirerek sosyal bir buluşmaya imza atıyor. Etkinlik dahilinde showrooma bir arkadaşını getirip test sürüşünü tamamlayan ve aynı gün araç satın alan katılımcılar Chery’nin hazırladığı özel sürpriz hediyelerle karşılanacak.

    Chery ürün ve kullanıcı deneyiminde fark yaratıyor

    Chery modellerini test sürüşü ile deneyimleme fırsatı bulacak olan misafirler, etkinlik boyunca sıcak ikramlar eşliğinde karşılanacak, özel röportaj alanlarında görüşlerini paylaşabilecek ve “Arkadaşımla Chery’yi Seçtim” temalı anı köşelerinde hatıra fotoğrafları çektirebilecekler.  Bu özel deneyim, yalnızca bir test sürüşü değil; aynı zamanda markanın misafirperverliğini ve kullanıcı dostu yaklaşımını hissettiren bütünsel bir etkinlik olarak öne çıkıyor. Chery, yalnızca yüksek teknoloji ve yenilikçi otomobiller üretmekle kalmıyor; aynı zamanda kullanıcıların hayatlarına dokunacak deneyimler de sunuyor. Düzenlediği etkinliklerle her geçen gün daha fazla kişiye ulaşan Chery, kullanıcılarıyla birebir temas kurarak onların görüşlerine ve deneyimlerine değer veriyor ve onlara daha iyi bir yaşam deneyimi sunmayı hedefliyor. Markanın küreselleşme stratejisinde çok önemli olan bu tip showroom içi etkinlikleri, Chery’nin ürün ve kullanıcı deneyimi alanında nasıl ayrıştığını ortaya koyuyor. Showroomlarda düzenlenen bu tür etkinlikler sayesinde Chery, otomobil sahibi olmanın ötesinde bir topluluk hissi yaratıyor ve potansiyel kullanıcılarına da bu deneyimi yaşatıyor.

  • Škoda Auto’dan Yeni Nesil Boya Atölyesi Yatırımı 

    Škoda Auto, Çekya’daki ana üretim tesisinde, 2029 yılında faaliyete geçmesi planlanan yeni boya atölyesinin temelini attı. Marka yeni boya atölyesiyle, gelişmiş otomasyon sistemleri, robotik uygulamalar ve çevre dostu teknolojileriyle verimli enerji kullanımını desteklerken karbon salımını da yüzde 28 oranında düşürmeyi hedefliyor.

    Günde 1.600 araç gövdesi boyama kapasitesine sahip olacak bu çevreci tesis, elektrikli ve içten yanmalı araçları aynı hatta boyayabilecek şekilde tasarlanırken, çift renkli ve mat yüzey uygulamaları da gerçekleştirebilecek.

    Boya prosesi, araçların estetik kalitesini ve dış etkenlere karşı uzun vadeli korumasını sağlamak açısından üretimin en kritik aşamalarından biri olarak öne çıkıyor. Katodik korozyon önleyici kaplama, hassas PVC uygulamaları, ön ve ana kat boyaların “wet-on-wet” teknolojisiyle uygulanması gibi gelişmiş tekniklerin yanı sıra Škoda, ilk kez astar fırınlama adımını atlayarak doğrudan baz kat uygulamasını devreye alacak. Bu yöntem, kaliteyi korurken maliyetleri optimize edecek.

    Toplam 118.000 metrekarelik alana inşa edilecek yeni tesis, halen kullanılan ve 1996’dan beri hizmet veren eski boya atölyesinin yerini alacak. Aynı bölgede 2019’da açılan ikinci bir boya atölyesi de faaliyetlerine devam edecek. Böylece Mladá Boleslav’daki toplam boyama kapasitesi günde 2.600 araca ulaşacak.

    Yeni nesil boya atölyesi yatırımı, Škoda’nın 2030 yılına kadar tüm Çek üretim tesislerinde karbon nötr üretim hedefini destekleyen önemli bir adım olarak öne çıkıyor.

  • Yerli Üretim Renault Modellerinde ÖTV Avantajı

    24 Temmuz 2025 tarihinde yürürlüğe giren ÖTV güncellemeleri ile Renault’nun Türkiye’de üretilen güçlü modelleri Clio, Megane Sedan  ve Duster’da önemli fiyat avantajları sunuluyor.

    Clio modeli, yüzde 80’den yüzde 75 ÖTV dilimine geçerek 50.000 TL’ye varan indirimle satışlarına devam ediyor.

    Megane Sedan modelinin benzinli versiyonlarında da yüzde 80’den yüzde 75 ÖTV dilimine geçilmesiyle birlikte 70.000 TL’ye varan indirim sağlanıyor.

    Duster’ın Evolution Eco-G versiyonu ise yüzde 80’den yüzde 75 ÖTV dilimine geçerek 46.000 TL tutarında fiyat indirimi ile kullanıcılarıyla buluşuyor.

    MAİS Genel Müdürü Dr. Berk Çağdaş: “Türkiye’nin severek kullandığı ve en çok tercih ettiği modellerimiz yerli üretim avantajı ve son ÖTV düzenlemesi ile tüketicisine uygun fiyat skalası sunuyor. Hâlihazırda çok sevilen bu üç önemli modelimizin tercih edilirliğinin daha da artacağına inanıyorum.” dedi. 

    2025 yılının ilk altı ayında 24.147 satış adediyle birinci sırada yer alan Renault Clio, Türkiye’de en çok sevilen ve tercih edilen otomobillerin başında gelmeye devam ediyor. 

    Yine ilk altı ayda 18.467 adetle en çok satan üçüncü otomobil olan  Renault Megane Sedan; dinamik dış tasarımı, geniş iç mekanı, büyük bagaj hacmi ve kolay kullanımıyla Türkiye’deki birçok kesimin tercihi oluyor. 

    Türkiye’nin Duster’ı Renault Duster, Eco-G versiyonu ile yüksek yakıt verimliliği sağlayarak kullanıcılar için ekonomik ve konforlu bir sürüş deneyimi sunuyor. 

  • F1 Belçika GP Sprint Sıralama Sonuçları: Piastri Spa’da Pole’de

    F1 Belçika GP Sprint Sıralama Sonuçları: Piastri Spa’da Pole’de

    Belçika GP Sprint Sıralama Sonuçları – Spa’da pole Piastri’nin!
    Oscar Piastri, Spa-Francorchamps’ta yapılan Sprint sıralama turlarında Verstappen’i +0.477s farkla geride bırakarak pole pozisyonunu aldı. McLaren’in ikinci pilotu Norris üçüncü olurken, Ferrari’den Leclerc dördüncü sırada yer aldı. Haas sürücüsü Ocon beşinci olarak sürpriz yaptı. Hamilton ve Antonelli spin atarak elendi, Mercedes Sprint’te gridin gerisinde kalacak.

    <!–

    Gözden kaçırmayın

    –>

    F1 British GP FP3 Sonuçları: Leclerc Zirvede

    F1 British GP FP3 Sonuçları: Leclerc Zirvede

    İçeriği Görüntüle

    Piastri Belçika Gp'si Sprint Yarışına En Önde BaşlayacakSprint ilk 3:
    1️⃣ Piastri (McLaren)
    2️⃣ Verstappen (Red Bull)
    3️⃣ Norris (McLaren)

    Sprint kaç tur?
    Spa’da Sprint yalnızca 15 tur. Eau Rouge sonrası Kemmel Düzlüğü’nde slipstream etkisi büyük olacak. Yağmur ihtimali de hâlâ var!

    Piastri Spa’da Sprint pole’ü aldı, Verstappen ve Norris geride kaldı. Ferrari ve Haas üst sıralarda, Mercedes büyük hayal kırıklığı yaşadı.

    Spa’da Sprint öncesi grid şekillendi: McLaren’lar önde, Verstappen ikinci, Leclerc dördüncü. Mercedes’ler spin ve hata ile elendi.

    Oscar Piastri Spa’da Sprint Pole Pozisyonu’nu aldı

    Spa-Francorchamps’ta Sprint Sıralama Turları tamamlandı ve Oscar Piastri Spa’daki uzun ve teknik turda adeta kusursuz bir performans sergileyerek Sprint Pole Pozisyonu’nu aldı. Max Verstappen yarım saniyeye yakın bir farkla ikinci, McLaren’in diğer pilotu Lando Norris ise üçüncü oldu.

    McLaren’in Spa Dominasyonu ve Piastri’nin Kusursuz Turu

    McLaren hafta sonuna zaten güçlü başlamıştı; sabah yapılan tek antrenman seansında Piastri birinci, Norris üçüncüydü. Sprint sıralamada da bu formu koruyan Avustralyalı genç pilot, 1:40.510’luk muhteşem bir turla Verstappen’i geride bırakmayı başardı.

    McLaren takım patronu Andrea Stella sonucu şu sözlerle değerlendirdi:

    “Oscar’ın turu neredeyse mükemmeldi. SQ2’deki ufak hatayı unutturdu. Aracın sunduğu her fırsatı en iyi şekilde kullandı.”

    Verstappen’in Spa Stratejisi: Daha Az Downforce, Daha Yüksek Hız

    Verstappen Red Bull’un getirdiği yeni düşük downforce paketiyle Spa’nın uzun düzlüklerinde üstün hız yakaladı. Ancak bu tercih orta sektördeki zaman kaybını engelleyemedi.

    Hollandalı pilot sonuca ilişkin şunları söyledi:

    “İlk sektörde avantajlıydık, ama ikinci sektörde McLaren’ın yüksek yere basma kuvveti fark yaratıyor.”

    Bu arada Cumartesi yapılacak Sprint yarışında Verstappen’in düzlüklerdeki hız avantajı, Eau Rouge sonrası Kemmel Düzlüğü’nde McLaren’ı geçiş fırsatına dönüşebilir.

    Leclerc ve Ferrari Daha İyi Görünüyor

    Ferrari’nin yeni Spa güncellemeleri, özellikle düşük araç yüksekliği sayesinde etkisini göstermeye başladı. Charles Leclerc dördüncü olurken, takım arkadaşı Hamilton ise SQ1’de spin atarak elendi. Bu, Ferrari için bir yandan umut verici, bir yandan hayal kırıklığı oldu.

    Hamilton’un Bus Stop şikanındaki spin’i sarı bayrak çıkmasına neden oldu ve birçok pilotun turunu iptal etmek zorunda kalmasına yol açtı.

    Sürpriz İsimler: Ocon ve Bearman

    Haas pilotları Esteban Ocon ve Oliver Bearman, iki aracı birden ilk 10’a sokmayı başardı. Ocon beşinci olarak Sprint’te orta grupta avantaj elde edecek. Ayrıca Williams’tan Carlos Sainz altıncı olarak üst grupta yer aldı.

    Mercedes ve Aston Martin Hayal Kırıklığı

    Mercedes hafta sonuna iyi başlamış gibi görünse de, George Russell SQ2’de elendi. Genç çaylak Kimi Antonelli ise Stavelot virajında spin atarak SQ1’de kaldı.

    Aston Martin cephesinde Fernando Alonso ve Lance Stroll de SQ2’den çıkamadı, Sprint’e gridin gerisinden başlayacaklar.

    Büyük Hayal Kırıklığı: Hamilton ve Antonelli Elendi

    Son iki Sprint’te (Şanghay ve Miami) pole alan iki isim, Spa’da SQ1’de elendi. Lewis Hamilton spin atarken, Antonelli ise pist dışına taşarak turunu tamamlayamadı. Bu iki hata, Mercedes ve Ferrari’nin Spa Sprint’ini daha çok “test seansı”na çevirmesine neden oldu.

    Elenenler:

    SQ1: Albon, Hulkenberg, Hamilton, Colapinto, Antonelli

    SQ2: Lawson, Tsunoda, Russell, Alonso, Stroll

    Sprint Öncesi Dengeler: Spa’da Neler Olur?

    Piastri, McLaren’ın ikinci sektördeki gücüyle Sprint’i önde götürebilir. Ancak Verstappen’in düzlük hız avantajı, Eau Rouge sonrası Kemmel Düzlüğü’nde baskı yaratabilir.

    Slipstream etkisi Spa’da çok büyük. Bu, Sprint’in ilk turlarını kaosa çevirebilir.

    Orta gruptaki Ocon, Sainz ve Bearman gibi isimler fırsat kovalayacak.

    Yağmur tehdidi hâlâ var! Spa’nın değişken havası Sprint’te stratejiyi tamamen değiştirebilir.

    Spa Sprint Yarışında Neler Olabilir?

    McLaren’ın yüksek yere basma kuvvetli Spa ayarı orta sektörde onları rakipsiz kılıyor. Ancak Sprint’te liderliği korumak için 15 kez Eau Rouge ve Kemmel Düzlüğü slipstream’ine dayanmak zorundalar.

    Verstappen ikinci sırada başlayacak ve daha düşük downforce ayarı sayesinde düzlüklerde çok daha hızlı. Yani ilk viraj sonrası atak yapma şansı oldukça yüksek.

    Öte yandan Ferrari ve Haas gibi takımlar Sprint’te pozisyon kazanma ihtimalini zorlayacak. Yağmur ihtimali ise tüm bu hesapları bozabilir.

    Spa Sprint’inin tek kesin sonucu var: Kaos garanti!

    Sprint İçin Kısa Tahmin

    🔮 Tahminim:

    Verstappen Eau Rouge sonrası ilk turda atağa kalkar ama Piastri orta sektörde farkı açar.

    Norris, Leclerc’i zorlasa da Sprint’te podyumda ilk üç Piastri, Verstappen, Norris olur.

    Orta grup savaşında Haas sürprizi olabilir!

  • Türkiye’de elektrikli araçlar 250 bini aştı

    Haziran sonu itibarıyla Türkiye'de trafiğe kayıtlı elektrikli otomobil sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 117 artarak 265 bin 847 oldu.

  • F1 Belçika GP’sinin Tek Antrenmanında Piastri Zirvede

    F1 Belçika GP’sinin Tek Antrenmanında Piastri Zirvede

    Oscar Piastri, Spa-Francorchamps’ta gerçekleşen tek antrenman seansında en hızlı isim oldu ve Sprint formatının getirdiği sınırlı hazırlık süresinde rakiplerine önemli bir mesaj gönderdi.

    Max Verstappen sadece 0,4 saniye geride ikinci sırayı alırken, McLaren’in diğer pilotu Lando Norris üçüncülüğe yerleşti. Bu seans, öğleden sonra yapılacak Sprint Sıralama Turları öncesinde tek fırsattı. Takımlar, sadece 1 saatlik bu oturumda veri toplamak için adeta zamana karşı yarıştı. Seansın Özeti: Spa’da Hız, Hüsran ve Sürprizler

    Piastri’nin istikrarı McLaren’i umutlandırdı

    Avustralyalı genç pilot, hem sert hem yumuşak lastiklerde güçlü bir tempo yakalayarak 1:42.022’lik derecesiyle Spa’daki tek antrenmanı lider bitirdi. Özellikle orta sektördeki teknik virajlarda aracın dengesi göz doldurdu.

    Verstappen’in yeni Red Bull paketi testte

    Red Bull, Spa’ya yeni soğutma sistemi ve ön süspansiyon yükseltmesi getirdi. Verstappen ilk turlarda orta hamurla liderliği aldı ancak Piastri’nin son bölümdeki atağına cevap veremedi. Yine de Sprint’te Verstappen’in en büyük favori olduğunu söylemek mümkün.

    Norris ve Russell güçlü başladı

    Norris üçüncü olurken, Mercedes’ten George Russell dördüncülüğü aldı. Mercedes’in Spa’ya getirdiği düşük sürtünmeli arka kanat, düzlük hızında avantaj sağladı.

    <!–

    Gözden kaçırmayın

    –>

    Formula 1 Dünyası Sarsıldı: Horner Red Bull'dan Ayrıldı!

    Formula 1 Dünyası Sarsıldı: Horner Red Bull’dan Ayrıldı!

    İçeriği Görüntüle

    Ferrari orta kararda kaldı

    Charles Leclerc beşinci, Lewis Hamilton yedinci sırayı aldı. Ferrari’nin Spa’daki düşük sıcaklıklarda lastik ısıtma problemi yaşadığı görüldü.

    Seansın dikkat çeken olayları

    -Carlos Sainz Williams aracında yakıt sorunu yaşadı ve pite düşük hızla dönmek zorunda kaldı.
    -Lance Stroll, ilk turlarda montaj turunu tamamladıktan sonra bir sorun bildirerek garaja çekildi.
    -Alex Albon, Les Combes’ta geniş gitti; Hamilton ise Eau Rouge’un tepesinde aracın bordürden sekmesiyle kısa süreli kontrol kaybı yaşadı.
    -Çaylaklar Kimi Antonelli ve Franco Colapinto La Source’da ayrı ayrı kilitlenmeler yaşadı.
    -Gabriel Bortoleto, son şikanda pist sınırlarını aştı ve turunu iptal etmek zorunda kaldı.

    POS SÜRÜCÜ TAKIM ZAMAN / FARK TURLAR
    1 Oscar Piastri McLaren 1:42.022 23
    2 Max Verstappen Red Bull Racing +0.404s 23
    3 Lando Norris McLaren +0.504s 22
    4 George Russell Mercedes +0.576s 27
    5 Charles Leclerc Ferrari +0.906s 22
    6 Kimi Antonelli Mercedes +0.957s 23
    7 Lewis Hamilton Ferrari +1.063s 24
    8 Lance Stroll Aston Martin +1.090s 17
    9 Fernando Alonso Aston Martin +1.098s 22
    10 Isack Hadjar Racing Bulls +1.100s 19
    11 Carlos Sainz Williams +1.195s 16
    12 Alexander Albon Williams +1.239s 24
    13 Gabriel Bortoleto Kick Sauber +1.240s 25
    14 Nico Hülkenberg Kick Sauber +1.448s 20
    15 Liam Lawson Racing Bulls +1.456s 21
    16 Esteban Ocon Haas +1.548s 22
    17 Pierre Gasly Alpine +1.907s 21
    18 Yuki Tsunoda Red Bull Racing +2.470s 23
    19 Franco Colapinto Alpine +2.825s 21
    20 Oliver Bearman Haas +3.055s 22

    Sprint Sıralaması Öncesi Dengeler

    Bu seans, takımlara yalnızca sınırlı veri toplama imkânı sağladı. Sprint formatı nedeniyle strateji mühendisleri hâlâ kararsız.

    • McLaren özellikle orta sektördeki mekanik denge avantajıyla Sprint için çok güçlü görünüyor.
    • Red Bull’un düzlük hızı Spa’da ciddi bir tehdit ama henüz tam ayar tutturamadıkları hissediliyor.
    • Mercedes uzun sürüş temposunda umut veriyor.
    • Ferrari ise düşük sıcaklıklarda lastik ısıtma sorununu Sprint’te çözemezse gridin ortasında kalabilir.

    Spa’da Taht Kavgası Mı Olacak, Yoksa..?

    Spa-Francorchamps her zaman sürprizlere açık. Piastri’nin antrenmandaki temposu Sprint’te galibiyete oynayabileceğini gösterdi. Ancak Verstappen’in henüz gerçek hızını göstermediğini unutmamak gerek.

    Öğleden sonra yapılacak Sprint Sıralaması, hem gridin dengesini hem de hafta sonunun gidişatını belirleyecek. Ve tabii Ardenler’in değişken havası devreye girerse, tüm bu hesaplar bir anda çöpe gidebilir.

    Unutmayalım!.. Spa’da tek kesin olan şey; hiçbir şeyin kesin olmaması!

  • Tesla yeni sipariş almayı durdurdu

    Tesla yeni sipariş almayı durdurdu

    Otomobillere uygulanan Özel Tüketim Vergisi’nde (ÖTV) yapılan değişiklik, sektördeki dengeleri de değiştirdi.

    Markalar fiyatlarını güncellemeye başlarken, mevcut siparişler ile ilgili de ardı ardına açıklamalarda bulunmaya başladı.

    Vergi değişikliğinden etkilenen markalar arasında yer alan Tesla, sipariş verip ödemesi henüz tamamlayan araçlar ile ilgili açıklamada bulundu.

    Tesla yönetiminin sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, “Elektrikli araçlara uygulanan Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) oranlarında yapılan güncelleme sonrasında, siparişi bulunan müşterilerimizin baz fiyatı korunacak olup, yalnızca güncel ÖTV oranı bu fiyata yansıtılacaktır. Bu yaklaşım, iyi niyet göstergesi olarak mevcut siparişi olan müşterilerimizin fiyatlarını koruma kararıyla alınmıştır” denildi.

    Faturası kesilmiş ve ÖTV’si ödenmiş araçların vergi değişiminden etkilenmeyeceği kaydedilirken, “Siparişinizle ilgili güncellemeleri Tesla uygulaması üzerinden paylaşmaya devam edeceğiz. ÖTV güncellemesinden kaynaklanan değişiklikler nedeniyle, Temmuz ayı için planlanan web sitesi listelemeleri duraklatılmıştır. Yeni listelemelerin ne zaman yayına alınacağını en kısa sürede paylaşacağız” bilgisi paylaşıldı.

    Tesla’nın Model Y aracının baz versiyonu yapılan ÖTV değişikliği kapsamında yüzde 10’luk dilimden yüzde 25’e çıkmıştı. Bu durum aracına yaklaşık 250 bin TL zam şeklinde yansıdı.

    EN ÇOK SATILAN OTOMOBİL OLDU

    Tesla Model Y, Haziran ayında Türkiye’nin en çok satılan otomobili olmuştu. Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği (ODMD) verilerine göre, o dönem yüzde 10 ÖTV diliminde yer alan Model Y, tam 7 bin 235 adet satılmıştı.

    Ocak-Haziran döneminde ise Tesla Model Y satışları 12 bin adet düzeyinde gerçekleşmişti. Böylece, sadece tek bir otomobil ile pazarda varlık gösteren Tesla, birçok markanın önüne geçerek 17’inci sıraya yerleşmişti.

  • ÖTV’deki değişim fiyatları nasıl etkiledi?

    ÖTV’deki değişim fiyatları nasıl etkiledi?

    Otomobillere uygulanan Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) oranlarında yeni sisteme geçildi.

    Artık, Türkiye’deki en düşük ÖTV oranı yüzde 70 olurken, plug-in hibrit ve elektrikli otomobillerin ÖTV oranlarında da kapsamlı bir değişikliğe gidildi.

    Yaşanan bu sürpriz gelişmenin ardından, otomobil markalarının genel merkezlerinde yoğun bir fiyatları güncelleme mesaisi başladı.

    Bazı markalar yeni fiyatları hızlıca devreye alırken, birçok marka ise modellerinin fiyatlarını yeni ÖTV oranlarına göre güncellemeye devam ediyor.

    Markaların fiyat mesaisi devam ederken, ÖTV’deki radikal değişimin Türkiye’de en çok satılan otomobillerin fiyatlarını ne yönde etkilediğine gelin birlikte bakalım.

    En başta, ÖTV’deki değişimi bir kez daha hatırlayalım.

    YENİ ORANLAR GELDİ

    Sıfır otomobillerin ÖTV dilimleri yapılan değişiklik ile artırıldı. Bu kapsamda, yüzde 75, yüzde 90, yüzde 100 ve yüzde 170 gibi yeni oranlar hayata geçirildi.

    Öte yandan, plug-in hibrit otomobillerde en düşük ÖTV oranı yüzde 30’dan yüzde 45’e yükseltildi.

    Kaynak: Habertürk

    Elektrikli otomobillerde ise en düşük oran yüzde 10’dan yüzde 25’e çıktı. Yeni sistemin dikkat çeken bir diğer kısmı da, bugüne kadar vergi oranlarında 1.6 litre motor hacmi eşik görevi görürken, artık bu hesaba 1.4 litre motor hacminin de dahil edilmesi oldu.

    İşte tüm bunlar, bazı modellerin fiyatını düşürürken, birçok modelde fiyat artışları kaçınılmaz hale geldi.

    TESLA VE BYD’NİN VERGİ ORANI ARTTI

    Örneğin, Haziran ayında en çok satılan otomobil olan Tesla Model Y’nin önceden yüzde 10 ÖTV diliminde kalan versiyonu, artık yüzde 25 ÖTV ile fiyatlanacak.

    Bu durum, yüzde yüz elektrikli modelin fiyatını 250 bin TL’den fazla artıracak. Bir başka deyişle, otomobilin vergisiz fiyatı değişmezken, ödenecek verginin artacak olmasından dolayı, Model Y’nin fiyatı 2 milyon 120 bin TL seviyesine yükselecek.

    Tesla’daki fiyat artışına karşın, Haziran’da en çok satılan ikinci otomobil olan VW T-Roc’un vergi oranı değişmeden yüzde 80’lik dilimde kalacak.

    Türkiye’de yatırım hazırlığında olan BYD’nin plug-in hibrit teknolojisine sahip modeli Seal U Dm-i da fiyatı artacak başka bir model. Önceden yüzde 30 ÖTV diliminde yer alan otomobilin ÖTV oranı yapılan değişiklik ile yüzde 45’e yükseldi. Bu da aracın fiyatını 240 bin TL’den fazla artırdı.

    YERLİ MODELLERİN FİYATLARI DÜŞTÜ

    ÖTV’deki kapsamlı değişiklik, özellikler yerli üretim bazı modellerin fiyatına indirim olarak yansıdı.

    Önceden yüzde 80 ÖTV diliminde yer alan Renault Clio, Renault Megane ve Fiat Egea’nın baz versiyonları yüzde 70 ve yüze 75’lik dilimlere girebildikleri için, bu modellerde ortalama 50 bin TL kadar indirim meydana geldi.

    Citroen C4X gibi bazı ithal modeller de söz konusu indirimin yaşandığı modeller arasında.

    TOGG’UN FİYATI 200 BİN TL’NİN ÜSTÜNDE YÜKSELDİ

    Haziran ayında en çok satılan 7’inci otomobil olan yerli markamız Togg’u T10X modeli de fiyat artışına maruz kalan araçlar arasında.

    T10X’in ÖTV oranı yüzde 10’dan yüzde 25’e yükseldiği için, aracın giriş versiyonu olan V1 RWD standart menzil tam 200 bin TL kadar pahalılandı.

    En üst versiyon T10X olan V2 RWD uzun menzilde ise 250 bin TL kadar fiyat artışı yaşandı.

    SAKARYALI COROLLA SINIRDA KALDI

    ÖTV’deki sistem değişikliği, önceden limit sorunu bulunmayan bazı modellerin artık vergi sınırında kalmasına yol açtı. Örneğin Toyota Corolla’nın 1.5 Vision Plus versiyonu bu modeller arasında yer alıyor. Söz konusu otomobilin vergisiz fiyatı 902 bin 778 TL seviyesinde.

    Eğer Toyota Türkiye ekibi otomobilin vergisiz fiyatını 2 bin 778 TL kadar düşürüp 900 bin TL’nin altına çekebilirse, otomobilin vergi oranı yüzde 75’e düşüp fiyatı 50 bin TL kadar ucuzlayacak.

    Aksi takdirde Corolla yüzde 80 ÖTV dilimde kalmaya devam edecek ve fiyatında herhangi bir değişim olmayacak.

    ALMAN SEDANA 700 BİN TL ZAM

    ÖTV’nin fiyatlardaki etkisini anlamak adında, Haziran’da en çok satılanlar listesine 37’inci sırada giren Skoda Superb’e de mercek tutmakta fayda var. Superb’in 1.5 TSI Premium modeli önceden yüzde 80 ÖTV diliminde yer alırken, artık yüzde 90 ÖTV dilimine geçiş yaptı. Dolayısı ile aracın fiyatı 180 bin TL’ye yakın arttı.

    Benzer şekilde, Haziran ayında Türkiye’nin en çok satılan 40’ıncı otomobili olan BMW 5 Serisi de dikkat çeken bir fiyat artışı yaşadı.

    1.6 litre motorlu 5 Serisi M Sport’un ÖTV oranı yüzde 80’den yüzde 100’e yükseldi. Vergi oranının 20 puan artması, 5 Serisi’nin fiyatını tam 700 bin TL’den fazla yükseltti.

  • ÖTV düzenlemesi sonrası yeni Tesla Model Y fiyatları belli oldu

    Dün yürürlüğe giren yeni ÖTV düzenlemesi sonrası Tesla, Model Y için Türkiye'deki yeni fiyat listesini açıkladı. En ucuz versiyonun fiyatı artarken, orta paketin fiyatı düştü.

  • SIXT Türkiye’den “kazan-kazan” sistemine geçiş!

    SIXT Türkiye’den “kazan-kazan” sistemine geçiş!

    SIXT Türkiye ve Borlease Genel Müdürü Yiğit Aras,
    “SIXT Türkiye olarak globalde uygulanan standartları koruyarak; yerel ihtiyaçlara uygun, esnek ve teknoloji odaklı çözümler geliştiriyoruz. Böylece müşterilerimize ve iş ortaklarımıza uluslararası kalite ve güvenceyle hizmet sunuyoruz. Yeni nesil bayilik modelimiz de bu stratejinin bir parçası olarak sektörde bir ilk olma özelliği taşıyor.” dedi.
    Bor Holding bünyesinde faaliyet gösteren SIXT Türkiye, 2025 itibarıyla 21 kurumsal ofis ve 23 franchise şubesiyle büyükşehirlerin tamamında, turizm bölgelerinde, havalimanlarında ve şehir merkezlerinde aktif olarak hizmet veriyor. Türkiye’nin önde gelen araç kiralama markalarından biri olan SIXT Türkiye, franchise başvurularını titizlikle değerlendirerek yıl sonuna kadar farklı illerde açılması planlanan yeni şubelerle büyümeyi hedefliyor.
    Globalde 100 yılı aşkın deneyime sahip SIXT’in yüksek hizmet standartları ve müşteri odaklı yaklaşımı, SIXT Türkiye’nin operasyonlarına ve hizmet kalitesine doğrudan yansıyor. Bor Holding iştiraklerinin sağladığı güçlü destekle şekillenen kapsamlı ekosistem sayesinde SIXT Türkiye, yeni nesil bayilik modelinde de fark yaratıyor.
    SIXT Türkiye, sunduğu yeni nesil sistemiyle klasik franchise anlayışının ötesine geçerek, paydaşlarına “kazan-kazan” mantığıyla çok yönlü gelir fırsatları sunan yeni bir iş ortaklığı sunuyor. Bor Holding çatısı altındaki Magdeburger Sigorta, Borlease ve Tardigrad gibi iştiraklerle birlikte oluşturulan ve Türkiye’de ilk ve tek olan bu stratejik ekosistem; müşterilerin ve iş ortaklarının tüm ihtiyaçlarına tek bir çatı altında çözüm sunmayı hedefliyor. Ekosistemde Kısa ve Uzun Dönem Araç Kiralama Seçenekleri, Sigorta Çözümleri, Broker Hizmetleri, Finansal Çözümler ve Araç Tedariği Çözümleri, IOT, İkinci El Araç Satışı ve Satış Sonrası Hizmetler gibi çözümler yer alıyor. Bu bütünleşmiş yaklaşım sayesinde SIXT Türkiye, hem franchise şubelerine güçlü bir iş ortağı olmayı hem de müşterilerine kesintisiz ve yenilikçi bir hizmet deneyimi sunmayı amaçlıyor.
     
    Otomotiv bayilerine özel avantajlar
    SIXT Türkiye, franchise başvurularında özenli ve seçici bir değerlendirme süreci yürütüyor ve özellikle otomotiv bayilerine öncelik tanıyor. Bor Holding’in sektörel bilgi birikimi ile otomotiv ve finans alanındaki güçlü tecrübesi, operasyonel kiralama ve filo yönetimi gibi alanlarda yaratılan sinerji ile birleşerek, franchise’lara yüksek katma değer sağlıyor. Bu ekosistem, franchise’ları yalnızca araç satışına bağlı kalmadan, farklı hizmet alanlarında da faaliyet göstererek gelirlerini çeşitlendirme imkânı tanıyor.
     
     
    “Uluslararası kalitede hizmet sunuyoruz”
    SIXT Türkiye ve Borlease Genel Müdürü Yiğit Aras, konuya ilişkin açıklamasında, “SIXT, dünya çapında 115’ten fazla ülkede faaliyet gösteren, mobilite alanında köklü ve güçlü bir global oyuncu.  Araç kiralama, araç aboneliği ve transfer hizmetleriyle iş dünyasına bütünleşmiş mobilite hizmeti sunuyor. Biz de bu güçlü yapıyı, Bor Holding’in desteğiyle Türkiye’de başarıyla sürdürüyoruz. SIXT Türkiye olarak globalde uygulanan standartları koruyarak, yerel ihtiyaçlara
    uygun, esnek ve teknoloji odaklı çözümler geliştiriyoruz. Böylece müşterilerimize ve iş ortaklarımıza uluslararası kalite ve güvenceyle hizmet sunuyoruz.  Yeni nesil bayilik modelimiz de bu stratejinin oldukça önemli bir parçası olarak sektörde bir ilk olma özelliği taşıyor.” dedi.
     
    “Otomotiv bayileri çok yönlü bir yapıya kavuşabiliyor”
    SIXT Türkiye Bayi & Filo Tedarik ve İkinci El Geliştirme Direktörü Bülent Alaca ise şunları kaydetti:
    “Otomotiv bayileri halihazırda güçlü bir altyapıya sahip. SIXT Türkiye olarak biz de bu mevcut gücü, araç kiralama ve mobilite çözümleriyle daha verimli ve katma değerli bir yapıya dönüştürmeyi hedefliyoruz. Geliştirdiğimiz bayilik modeli, sadece araç kiralamaya değil, aynı zamanda mobilite, teknoloji ve sigorta çözümlerini kapsayan bütüncül bir iş ekosistemine dayanıyor. Kısa ve uzun dönem araç kiralama, broker hizmetleri, finansal ve araç tedariği çözümleri, sigorta çözümleri, nesnelerin interneti, ikinci el araç satışı ve satış sonrası hizmetler gibi süreçleri tek çatı altında birleştiren bu sistem sayesinde, bayiler kendi bölgelerinde farklı mobilite ihtiyaçlarına yanıt veren çok yönlü bir yapıya kavuşabiliyor.”
     
    Yeni Carmen uygulamasıyla tüm süreçler tek platformda
    SIXT Türkiye’nin bayilik modelini destekleyen en önemli yapı taşlarından biri de dijital operasyon yönetimi olarak öne çıkıyor. Bu kapsamda Bor Holding tarafından geliştirilen tamamen yenilenen ve Haziran ayında canlıya alınan “Carmen” uygulaması, ekosistemdeki tüm paydaşların süreçleri tek bir platformdan yönetebilmesine olanak tanıyor. Kullanıcı dostu bir arayüzle tasarlanan uygulamada, yapay zekâ desteğiyle birlikte süreçlerin daha akıllı, hızlı ve verimli bir şekilde yönetilmesine katkı sağlanacak.

  • Büyük çöküş: Tesla, 2. çeyrekte ne kadar para kazandığını açıkladı

    Elektrikli otomobil devi Tesla, 2025'in ikinci çeyreğinde gelirlerinin yüzde 12, kârının ise yüzde 16 düşüşle 1,172 milyar dolara gerilediğini açıkladı.

  • Peugeot’dan ÖTV değişikliği hamlesi: Yeni fiyatlar belli oldu

    Fransız otomobil üreticisi Peugeot, yeni ÖTV düzenlemesi sonrası temmuz ayı fiyat listesini güncelledi.

  • Chery “Arkadaşını Getir” Etkinliğinde Misafirlerini Ağırlıyor

    Chery “Arkadaşını Getir” Etkinliğinde Misafirlerini Ağırlıyor

    Dünyanın önde gelen otomotiv üreticilerinden Chery, kullanıcılarının hayatına dokunan çalışmalarına devam ediyor. Bu kapsamda 26-27 Temmuz tarihlerinde gerçekleştireceği “Arkadaşını Getir” etkinliğinde test sürüşü ve araç deneyimini bir araya getirerek sosyal bir buluşmaya imza atıyor. Etkinlik dahilinde showrooma bir arkadaşını getirip test sürüşünü tamamlayan ve aynı gün araç satın alan katılımcılar Chery’nin hazırladığı özel sürpriz hediyelerle karşılanacak.
     
    Chery ürün ve kullanıcı deneyiminde fark yaratıyor
     
    Chery modellerini test sürüşü ile deneyimleme fırsatı bulacak olan misafirler, etkinlik boyunca sıcak ikramlar eşliğinde karşılanacak, özel röportaj alanlarında görüşlerini paylaşabilecek ve “Arkadaşımla Chery’yi Seçtim” temalı anı köşelerinde hatıra fotoğrafları çektirebilecekler.  Bu özel deneyim, yalnızca bir test sürüşü değil; aynı zamanda markanın misafirperverliğini ve kullanıcı dostu yaklaşımını hissettiren bütünsel bir etkinlik olarak öne çıkıyor. Chery, yalnızca yüksek teknoloji ve yenilikçi otomobiller üretmekle kalmıyor; aynı zamanda kullanıcıların hayatlarına dokunacak deneyimler de sunuyor. Düzenlediği etkinliklerle her geçen gün daha fazla kişiye ulaşan Chery, kullanıcılarıyla birebir temas kurarak onların görüşlerine ve deneyimlerine değer veriyor ve onlara daha iyi bir yaşam deneyimi sunmayı hedefliyor. Markanın küreselleşme stratejisinde çok önemli olan bu tip showroom içi etkinlikleri, Chery’nin ürün ve kullanıcı deneyimi alanında nasıl ayrıştığını ortaya koyuyor. Showroomlarda düzenlenen bu tür etkinlikler sayesinde Chery, otomobil sahibi olmanın ötesinde bir topluluk hissi yaratıyor ve potansiyel kullanıcılarına da bu deneyimi yaşatıyor.

  • Volkswagen’den ABD Tarifelerine Sert Tepki

    Volkswagen’den ABD Tarifelerine Sert Tepki

    Volkswagen’den ABD Tarifelerine Sert Tepki

    0

    BEĞENDİM

    Avrupa’nın en büyük otomobil üreticisi Volkswagen, ikinci çeyrek mali sonuçlarını açıkladı ve rakamlar, küresel otomotiv sektöründeki ticaret gerilimlerinin etkisini açıkça ortaya koydu. Özellikle ABD’nin Avrupa menşeli araçlara uyguladığı yüzde 25’lik gümrük vergileri, şirketin operasyonel kârında ciddi bir düşüşe neden oldu.

    Bu gelişme sadece Volkswagen’i değil, Türkiye otomobil pazarı 2025, SUV karşılaştırmaları, yakıt tüketimi ve motor seçenekleri, donanım paketleri, hatta global otomobil tedarik zincirini bile doğrudan etkileyebilecek potansiyele sahip.


    Başlıklar

    Operasyonel Kâr Yüzde 29 Geriledi

    Volkswagen, 2024 yılının ikinci çeyreğinde operasyonel kârının yüzde 29 oranında düşerek 3,8 milyar euroya gerilediğini açıkladı. Bu gerileme, şirketin son yıllardaki en sert kâr kayıplarından biri olarak kaydedildi.

    Dönem Operasyonel Kâr (milyar €) Değişim (%)
    2023 Q2 5,3 —
    2024 Q2 3,8 -29%

    Volkswagen, bu düşüşün temel nedeni olarak ABD’nin uyguladığı yüksek gümrük vergilerini işaret etti.


    2025 Gelir Beklentileri Aşağı Yönlü Revize Edildi

    Kâr baskısı nedeniyle Volkswagen, 2025 yılına yönelik gelir artışı beklentisini de aşağı çekti.

    • Önceki beklenti: %5.5 – %6.5 büyüme

    • Yeni beklenti: %4 – %5 büyüme

    Bu revizyon, küresel ticaret belirsizliklerinin otomotiv devleri üzerindeki etkisini açık biçimde gözler önüne seriyor. Şirketin açıklamasında, “Ticaret politikalarındaki belirsizlikler, küresel otomobil pazarının istikrarını tehdit ediyor” ifadesi dikkat çekti.

    Otomobil Haberleri Auto News

    Kriz mi Geliyor?

    ABD’nin uyguladığı yüzde 25’lik ek gümrük vergileri, Almanya ve diğer Avrupa ülkelerinden ithal edilen araçların fiyatlarını ciddi şekilde artırıyor. Bu durum:

    • Avrupa araçlarının ABD pazarında rekabet gücünü azaltıyor

    • Amerikalı tüketicilerin Japon ve Koreli markalara yönelmesine neden oluyor

    • Alman üreticilerin kâr marjlarını düşürüyor

    Volkswagen, Avrupalı müzakerecilerden tarifelere alternatif bir çözüm geliştirmelerini ve “adil rekabetin yeniden sağlanması için somut adımlar atmalarını” talep etti.


    Türkiye Otomobil Pazarı 2025 İçin Ne Anlama Geliyor?

    Türkiye otomobil pazarı 2025, hem Avrupa hem de ABD ile yoğun dış ticaret ilişkileri içinde olduğundan, bu tür küresel gelişmelerden dolaylı da olsa etkileniyor. Özellikle:

    • Volkswagen’in maliyet artışlarını araç fiyatlarına yansıtması

    • SUV ve elektrikli modellerde teslimat sürelerinin uzaması

    • Yerli üretim veya düşük gümrük oranlarına sahip markalara yönelim

    gibi etkiler, Türkiye’deki otomobil tercihlerini de şekillendirebilir.


    Volkswagen’in Popüler Modellerinde Fiyat Güncellemeleri Gelebilir

    Bu kâr baskısı, VW’nin bazı amiral modellerinde fiyat listesi revizyonlarını gündeme getirebilir. Özellikle Türkiye pazarında sevilen aşağıdaki modellerde fiyat artışı beklenebilir:

    Fiyat Listesi (2025 Tahmini)

    Model Adı Mevcut Fiyat (₺) Tahmini Artış Yeni Fiyat (₺)
    Volkswagen Golf 1.450.000 %7–10 1.550.000+
    Volkswagen T-Roc 1.700.000 %6–8 1.800.000+
    Volkswagen Passat 2.100.000 %8–10 2.300.000+
    Volkswagen ID.4 2.750.000 %5–9 2.900.000+

    VW’nin Rekabet Gücü Ne Durumda?

    Volkswagen’in SUV segmentinde rakipleriyle olan mücadelesi de bu gelişmeden etkilenebilir. Aşağıdaki karşılaştırma, özellikle T-Roc ve Tiguan gibi modellerin konumunu ortaya koyuyor:

    Model Motor Seçeneği Yakıt Tüketimi Başlangıç Fiyatı (₺) Notlar
    VW T-Roc 1.5 TSI DSG 6.5 lt/100km 1.700.000 Donanım zengini
    Peugeot 2008 1.2 PureTech 5.9 lt/100km 1.500.000 Fiyat avantajlı
    Hyundai Kona 1.6 T-GDI 6.3 lt/100km 1.580.000 Teknoloji odaklı
    Renault Austral 1.2 Mild Hybrid 5.7 lt/100km 1.670.000 Yakıt verimliliği

    SUV karşılaştırmaları segmentinde Volkswagen modelleri hâlâ rekabetçi olsa da, olası fiyat artışları bu tabloyu değiştirebilir.


    Donanım Paketleri ve Maliyet Baskısı

    Volkswagen’in bazı pazarlarda, donanım paketlerini sadeleştirme yönünde planlar yaptığı iddia ediliyor. Bu da:

    • Daha az sayıda donanım seviyesi

    • Bazı teknolojik özelliklerin opsiyonel hale gelmesi

    • Fiyatları kontrol altında tutma çabası

    şeklinde yorumlanabilir. Bu strateji, hem maliyetleri kısmayı hem de fiyat algısını korumayı amaçlıyor.


    “Volkswagen’in kalitesinden memnunum ama ABD tarifeleri yüzünden araba fiyatlarının artması çok üzücü. Umarım Avrupa, bu soruna hızlıca çözüm bulur.” – otomobilhaber.com okuyucusu


    Volkswagen’in Küresel Büyümesi Yeni Bir Eşikle Karşı Karşıya

    [Marka Adı] yeni özellikleri, [Model Adı] 2025 gibi başlıklarda güçlü bir imaja sahip olan Volkswagen, ticaret savaşlarının yarattığı ekonomik baskıyla stratejisini yeniden şekillendiriyor. Özellikle:

    markanın orta vadeli planlarını etkilemeye devam edecek.

    Bu gelişmeler, yalnızca bir otomotiv devinin bilançosu değil; küresel otomobil pazarının önümüzdeki yıllarda nasıl şekilleneceğine dair önemli bir sinyal niteliği taşıyor.

    Otomobil Haberleri
  • Tesla Kan Kaybediyor!

    Tesla Kan Kaybediyor!

    Merhabalar,

    Tesla‘nın ikinci çeyrek yıl mali tabloları açıklandı. Görünen o ki bilançolarındaki kan kaybı devam ediyor. Şirketin net geliri ikinci çeyrekte %16 azalmış durumda. Bu gidişatı yorumlayan Elon Musk ise, ülkemizde de geçen ay satışta 1 numara olan düşük fiyatlı Model Y‘ye ve robotaksi servisindeki gelişmeye güvendiğini ifade ediyor. Tabii en önemli sorun; Trump yönetiminin ABD’de elektrik enerjisiyle çalışan taşıtlara uygulanan teşvikleri kesmiş olması. Otonom taşıt servisleri henüz yaygınlaşmadığı için bunu telafi edecek ortam da oluşmadı haliyle.

    Tesla‘nın önünde birkaç zorlu yarıyıl daha var. 2026 yılının sonunda otonomi sayesinde düzlüğe çıkmaları bekleniyor.

    Tesla ayrıca ürün teslimatında da daralma yaşıyor. Geçen yılın aynı dönemine göre %13,5 oranında bir daralma söz konusu. Bu da net gelirini ikinci çeyrekte 1,4 milyar $ dan 1,17 milyar $ a indirmiş oldu. Şirket otomotiv işinden %16, enerji işinden ise %7 oranında gelir kaybetti. Buna karşılık diğer otomotiv markalarından 439 milyon $ karbon kredisi geliri elde etti. Bu gelirin de azalmış olduğunu belirtelim. Sonuçta; Elon Musk’un politika macerasının markasına hiç yaramadığı çok net. Son aylarda Model Y ve Cybertruck tipi otomobillerde yapılan düşük fiyatlı versiyonlar bakalım satışlara nasıl etki edecek? İkinci çeyrekte Tesla‘nın 384.122 adet ürün sattığını belirtelim. Geçen yıl aynı dönemde satışlar 443.956 adet olmuştu.

    Özetle Tesla‘nın eskimiş modelleriyle olan performansında kan kaybı devam ediyor. En büyük umudu ise yakında Nevada ve Florida’ya yaymayı düşündüğü robotaksi servisleri. Kısa süre içinde ABD nüfusunun yarısına hitap edecek bir genişleme hedefi var. Tamamen otonom CyberCab ve RoboVan modellerinin gelecek yıl seri üretimi ile bu hedeflerin başarılabilir olup olmadığını göreceğiz. Ama Haziran ayında Teksas eyaletinde sürüş başına sabit alınan 4,20 $ ücretin bu ay 6,90 $ a çıkarılmış olması ve Austin kentinin şehir merkezinde kısıtlamaların getirilmesi negatif etki yapacak düzeyde. İzlemeye devam edeceğiz.