Anasayfa / Haberler / Markalar / Renault / Yeni Yerli Otomobilimiz Dacia Striker Bantlardan İnerken Hatırlattıkları..

Yeni Yerli Otomobilimiz Dacia Striker Bantlardan İnerken Hatırlattıkları..

Merhabalar,

2000 li yılların başlarında Otomotiv sektörünün içinde olan okurlarım hatrlarlar. Renault Grubu tarafından 1999 ile 2003 yılları arasında %99,3 payı devralınan Romanya’nın Dacia markası o yıllarda otomobil olarak Solenza modelini üretiyordu.

Renault Grubu Dacia‘yı bünyesine kattıktan sonra hızla revizyona girdi ve 2004 yılında ilk yeni yüzü olan Logan otomobilini üretmeye başladı. Hatta Logan‘ın dünya tanıtımı 2004 yılı sonbaharında Kapadokya’da gerçekleşti.

Türkiye otomotiv pazarına da büyük soluk getiren Dacia Logan, ilk yıllarında Renault‘a ait Dossd isimli yerli distribütör ile ülkemizdeki bayilerine dağıtılıyordu. Hatta sevgili meslekdaşım, kardeşim Merih Tüzün Dossd‘un ilk genel müdürü olmuştu.

Geçen birkaç yıl, Dacia markasının ve Logan‘ın ülkemizde hızla büyüyüp güçlendiği yıllar oldu. Doğal olarak büyüme hızlanınca zaten bir Renault markası olan Dacia‘nın devasa hale gelen mali ve yönetsel hacmini Renault Mais‘in güçlü yetkili satıcı ağı ile üstlenmek zorunlu olmuştu. Nitekim bunu gören hissedarlar Dossd‘un Renault Mais tarafından devralınmasını onayladılar ve 2007 den itibaren Dacia markasının Türkiye’deki dağıtım ve temsil hakları Renault Mais‘e geçti. Hatta bu işleme dair sözleşmeye imza koyan isimlerden birisi bendim. İmza sahibi olarak, bu birleşmenin ülkemizdeki otomotiv endüstrisini geliştirmesinden ve günümüzde yerli bir Dacia modelinin üretime başlamasından haklı bir gurur duyuyorum.

Evet, bu yıl bitmeden Dacia Striker adlı yeni bir SUV model Oyak Renault fabrikalarından ülkemiz ve dünya yollarına seri olarak çıkacak. Türkiye otomotiv pazarının uzun yıllardır uygun fiyatlı SUV segmentinde Dacia’nın domine ettiği bir ekosisteme sahip olduğunu biliyoruz. Ancak Dacia Striker’ın Türkiye’deki yerli üretim serüveni, sadece bir modelin pazara sürülmesinin çok daha ötesinde, Bursa’nın üretim gücünün küresel ölçekte ne kadar hayati bir noktaya ulaştığının tescili oldu.

Hatırlayalım; B segmentinde Logan ve Sandero, C-SUV tarafında ise Duster modelleri ile Türk tüketicisinin “fiyat-performans” tanımını baştan yazan marka kuşkusuz Dacia olmuştu. Şimdi ise DaciaStriker hamlesiyle bu ilişkiyi sadece bir tüketim ilişkisi olmaktan çıkardı. Artık Türkiye, Dacia için sadece güçlü bir pazar değil, aynı zamanda küresel bir üretim üssü.

​Striker’ın Oyak Renault Bursa fabrikasında üretime alınma kararı ilk duyurulduğunda, sektörde tatlı bir heyecan dalgası esmişti. iki farklı hibrit motor seçeneği, keskin hatları ve yeni nesil tasarım diliyle C-SUV segmentine iddialı bir giriş yapan Striker için Oyak Renault tesislerinde atılan her adım, Türk mühendisliğinin ve işçiliğinin çok net bir başarı örneğidir. Oyak Renault’nun %40 ı aşan yüksek yerlilik oranı hedefiyle kurduğu yeni bantlar, tedarikçi parkındaki yerli üreticilerin de bu ekosisteme entegre olmasını sağladı. Yani Striker, daha fabrikadan çıkmadan Türkiye ekonomisine ve yan sanayine muazzam bir katma değer sunmaya başladı.

Striker’ın sunduğu o güçlü duruşun arkasında büyük bir lojistik ve üretim stratejisi yatıyor. Yerli üretimin sağladığı maliyet avantajı, Striker’ı rakipleri karşısında benzersiz ölçüde rekabetçi bir konuma taşıyacak. Tüketici açısından bütçeyi sarsmayan ama teknoloji ve tasarımdan da ödün vermeyen bir SUV’a ulaşmak, hele ki yerli üretim etiketiyle ulaşmak şüphesiz tüketiciye büyük bir güven unsuru olacak.

​Buradaki en kritik boyutu ise ihracat. Oyak Renault üretimi Striker‘in sadece iç pazarda kalmayıp Avrupa başta olmak üzere onlarca ülkeye ihraç edilmesi, ülkemize büyük bir ihracat hacmi katacak. Bir zamanlar pratik bir baz model üreten Doğu Avrupa markası olarak algılanan Dacia, bu yıldan itibaren yerli Striker ile küresel arenada tasarım ve teknoloji rüzgarı estirecek.

​Özetle, Dacia Striker’ın Türkiye’deki yerli üretim hikayesi; doğru bir distribütörlük altyapısı, güçlü bir sanayi vizyonu ve Türk otomotiv işçiliğinin bir arada neleri başarabileceğinin somut bir kanıtı. Yollarda göreceğimiz her Striker, sadece bir SUV otomobilin çok ötesinde ülkemizin küresel otomotiv üretimindeki sarsılmaz yerinin bir simgesi olacak. Dört gözle pazara çıkmasını bekliyoruz. Ülkemize ve otomotiv sektörümüze hayırlı olsun!.

Etiketlendi:

Cevap bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir